İş hayatına atıldıktan sonra çok zorlandığını fark etti. Daha önce büyük şehrin kenar mahallesinde büyümüştü. Aktif olmayan bir öğrencilik yaşamıştı. Yine öğrenci sayılırdı. Uzak, tenha bir yerde mütevazı bir hayatı vardı. Yine çok zorlanmıyordu. Fakat sorumluluğu arttıkça stresi arttı. Kendine göre henüz sorumluluk bilinci tam gelişmeden erken evlenmişti. Sürekli huzursuz, sinirli, tartışmacı, eleştirel bir yapısı vardı. Sürekli kendini bir şeyleri yetiştirmesi gerektiğini düşünüyordu. Birkaç arkadaşının yanında birkaç dakika oturamıyor birkaç kelam edemiyordu. İşi neredeyse her şeyin önündeydi. Sonradan anlayacaktı ki bazı eksiklikleri örtmek için çırpınıp duruyordu. Sürekli benzer şeyleri yapıyordu. Çok kısıtlı bir uğraş alanı vardı. Farklı etkinliklere zaman ayıramıyordu. Başka şeylere zaman ayırmanın lüzumsuz olduğunu düşünüyordu. Bu yaşam tarzı onun stresini daha da arttırıyordu. Derken sorumluluğu daha da arttı. Tüm işlere kendisi koşturuyordu. Onlarla yatıp kalkıyordu sürekli aklında yapılacak işler oluyordu. Her şey dörtdörtlük olmalıydı. Çok çabuk kızabiliyordu. Kuralları herşeyin üstünde tutuyordu. Bu nedenle insanlar kendinden uzaklaşıyordu. Halbuki eşine, çocuğuna daha fazla zaman ayırsa daha rahat olacaktı. Keyif aldığı işler yapması, biraz dinlenmesi ona iyi gelecekti. Fakat bunu yapacak psikolojiye sahip değildi. 
Hiçbir esneklik gösteremediği kuralları onu gergin ve asık suratlı yapıyordu. Bu nedenle çevresiyle sürekli çatışmalar yaşıyordu. Bu hem onu yoruyor hem de mutsuzluğunu arttırıyordu. Bu durumu yavaş yavaş fark etmeye başladı. Değişmek istedi. Küçük çabalar gösterdi. Doğrusu nasıl yapacağını da bilemiyordu. İstemek önemliydi ama tek başına yeterli değildi. Aynı yollarla farklı sonuca ulaşmak mümkün olmuyordu. Yapageldiği bazı şeyleri değiştirmesi gerekiyordu ki sonuç da değişsin. Önce bu noktayı anlaması gerekiyordu. 
Gün geldi yukarıda bahsedilen konulardan farklı olarak çok zor günler geçirdi. Düşmüştü. Düşünce çok tekme yemişti. Yaşadıkları tahammül ötesi olaylardı. İşine bağlı, kuralcı ve gergin bir yapısının olması bunları yaşamasını açıklamazdı. Sabretti. İşler biraz biraz yoluna girmeye başlamıştı. Ama sonra fark etti ki hala eski yapısı pek değişmemişti. Ta ki bu noktaya terapi almaya başlayıncaya kadar. Birden hızla değişimin içine girdi. Kendi kendinin terapisti oldu. Kendine karşı farkındalığı artmaya başladı. Kendini daha iyi tanımaya başladı. Artık çevresiyle çatışmaya yol açan kuralları esnemeye başlamıştı. Artık alternatifleri de göz önünde bulundurabiliyordu. Karşıdakinin de haklı olabileceğini düşünmeye başladı. Duygularını daha iyi kontrol edebiliyor, hemen sinirlenmiyordu. Hatta artık çevresine tavsiyelerde bulunabiliyordu. İnsan ne yaparsa kendine yapar. Bunu biliyordu önceden ama şimdi yaşayarak anlıyordu. Vicdanı rahattı. Bu ona avantaj sağlıyordu. Pişmanlıkları daha azdı. Artık neredeyse kaldıramayacağı fikir yoktu. Tabii bazen tahammülü azalabiliyordu. Bunu da normal olarak değerlendiriyordu. Kendine güveni artmıştı. Daha paylaşımcı, sosyal ve hatta girişken olabiliyordu. Geçmişteki hatalarını düşünüyordu. Şimdi olsa nasıl davranacağını düşünüyordu. İkna olmayı ve ikna etmeyi öğrenmeye başlamıştı. Artık değiştiğini düşünüyordu. Zor eşik aşılmıştı.  Velhasıl çok yol almıştı ama tabii ki daha kat edilecek kim bilir ne kadar yolu vardı. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.