Neden birbirimizden bu kadar nefret eder olduk? Neden ötekileştiriliyoruz? Neden birbirimize karşı bu kadar merhametsiz olduk? Neden okullar başta olmak üzere toplumun her kesiminde şiddet her geçen gün artıyor? Neden aileler parçalanıyor ve boşanmalar her geçen gün artıyor? İnsanlığımızı ne zaman kaybettik? Acaba insan olmak bizim için tam olarak neydi?

İnsanın merhametliliğini, vicdan sahibi olmasını sorgulamak, bir yerde onun insanlığını, onun kimliğini sorgulamaktır. Bu aynı zamanda insanın aldığı bedensel ve ruhsal hasarın hangi derecesine kadar insanlığını korumaya devam edebildiğine dair bir sorundur.

Dünyada bilinen ilk toplama kampı 1940 yılında Polonyadakurulan Auschwitz bize başkasının duygularını anlamaktan aciz insanın ne denli yozlaşabileceğini gözler önüne seren uyarıcı bir örnektir. Ama Auschwitz böyle bir utancın ne başlangıcıydı ne de sonu. Maalesef bu utanç artarak devam etti. Bu utanç antik çağdaki çocuk katliamlarıyla başladı, bugün Güney Amerika’da, Afrika’da, eski Yugoslovya’da, Rusya’da, Orta Doğu’da, Endonezya ve Myanmar’da kadınların ve çocukların şiddete maruz kalmalarıyla, tecavüze uğramalarıyla; Avrupa’da yabancı düşmanlığından kaynaklanan aşırılıklarla, çocukların çocuklara uyguladığı şiddetle hala gündelik yaşamın içinde.

Ekonomik çöküntü, konjonktür gerilemesi, savaşlar, yıkım, nefret, kardeş kavgası, şiddet, uyuşturucu tüketimi, suç, kadınların ve çocukların hor görülmesi, kalabalık ve zulüm neden tüm dünyada artıyor? Bu krizi ulusal, ekonomik ve teknolojik sorunlara indirgemek mümkün mü? Hayır, bu, insanı insan yapanın ne olduğuna dair tanımımızla, kendi insan oluş anlayışımızla ilgili. İçinde yaşadığımız ortamı gururla “uygarlık” diye adlandırıyoruz, ancak uygarlığın içinde egemen olan yasalar ve güçler, bizden, ruhsal ve bedensel refahımızı hedef alan bağımsız bir varlık geliştirmiş durumdalar.

Geçmişten neden ders almıyoruz? Bilgi toplumu çağında yaşamamıza ve yüksek bilim düzeyine rağmen niçin hala geçmişi geride bırakmıyoruz? Birbirimize olan bağımlılığımızın giderek arttığı, ama aynı zamanda da birbirimizle hep daha fazla çatıştığımız bir dünyada yaşıyoruz. İnsanlar niçin onları birbirine bağlayan bağlara, aralarındaki ortak yanlara karşı tavır alıyorlar?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.