Ekonomi dünyasının aktörleri olan İşadamı- Esnaf- Patron- Tüccar- Çiftçi ahlakına ilişkin hem içerden hem de dışarıdan çok büyük eleştiriler geliyor. Her geçen gün bozulan İşadamı- Esnaf- Patron- Tüccar- Çiftçi ahlakının bozulması toplumsal değişmeyi birinci dereceden etkilemektedir. İslam medeniyeti, ekonomideki ahlakın örnekliği üzerinden yükselir. Çarşı- pazar- piyasada Müslüman ahlakının örnekliği olmadığı zaman bizi var eden değerlerden uzaklaştığımızı gösterir.

Osmanlı ve diğer İslam medeniyetinin öncüleri Müslüman aklın, ruhun ve amelin taşıdığı değerler üzerine inşa edilmiştir. Ahilik teşkilatı, Selçuklu- Osmanlı ticaret- üretim- piyasa- pazarlama halkını kontrol eden ve İslam değerlerini ekonomide hâkim kılmayı hedefler. Günümüzde “Ahilik Haftası” dolayısıyla ahlak ve değerlerle kuşanmış bu esnaf örgütünün kuruluşuna atıf ve bu geleneği devam ettirme için kutlanmaya çalışılıyor.

Selçuklu- Osmanlı Medeniyetini var eden temel örgütlenmelerden biri olan Ahilik Teşkilatının her zaman ve mekânda geçerli prensiplerini tekrar hatırlayalım:

- İyi huylu ve güzel ahlâklı olmak,
- İşinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve dedikodudan kaçınmak,
- Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak,
- Gözü, gönlü ve kalbi tok olmak,
- Şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüst olmak,
- Cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak,
- Küçüklere sevgi, büyüklere karşı edepli ve saygılı olmak,
- Alçakgönüllü olmak, büyüklük ve gururdan kaçınmak,
- Ayıp ve kusurlarını örtmek, gizlemek ve affetmek,
- Hataları yüze vurmamak,
- Dost ve arkadaşlara tatlı sözlü, samimi, güleryüzle ve güvenilir olmak,
- Gelmeyene gitmek, dost ve akrabayı ziyaret etmek,
- Herkese iyilik yapmak, iyiliklerini istemek,
- Yapılan iyilik ve yardımı başa kakmamak,
- Hakka, hukuka, hak ölçüsüne riayet etmek,
- İnsanların işlerini içten, gönülden ve güleryüzle yapmak,
- Daima iyi komşulukta bulunmak, komşunun eza ve cahilliğine sabretmek,
- Yaradandan dolayı yaratıkları hoş görmek,
- Hata ve kusurları daima kendi nefsinde aramak,
- İyilerle dost olup, kötülerden uzak durmak,
- Fakirlerle dostluktan, oturup kalkmaktan şeref duymak,
- Zenginlere, zenginliğinden dolayı itibardan kaçınmak,
- Allah için sevmek, Allah için nefret etmek,
- Hak için hakkı söylemek ve hakkı söylemekten korkmamak,
- Emri altındakileri ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek,
- Açıkta ve gizlide Allah'ın emir ve yasaklarına uymak,
- Kötü söz ve hareketlerden sakınmak,
- İçi, dışı, özü, sözü bir olmak,
- Hakkı korumak, hakka riayetle haksızlığı önlemek,
- Kötülük ve kendini bilmezliğe iyilikle karşılık vermek,
- Belâ ve kötülüklere sabır ve tahammüllü olmak,
- Müslümanlara lütufkâr ve hoş sözlü olmak,
- Düşmana düşmanın silahıyla karşılık vermek,
- İnanç ve ibadetlerinde samimi olmak,
- Fani dünyaya ait şeylerle öğünmemek, böbürlenmemek,
- Yapılan iyilik ve hayırda hakkın hoşnutluğundan başka bir şey gözetmemek,
- Âlimlerle dost olup dostlara danışmak,
- Her zaman heryerde yalnız Allah'a güvenmek
- Örf, adet ve törelere uymak,
- Sır tutmak, sırları açığa vurmamak,
- Aza kanaat, çoğa şükür ederek dağıtmak,
- Feragat ve fedakârlığı daima kendi nefsinden yapmak

Lakin;

Bu değerlerin işadamı- esnaf- patron üzerinde ne kadar var çok tartışılır?

Türkiye'de yüzlerce işadamı- ticaret- esnaf örgütü var.

Bunların çoğunluğu işçilerine zulüm derecesinde bir tavırla yaklaşır.

Ürettiği malı hile ile ne kadar az maliyet ve ne kadar çok para ile satarım hesabındalar.

Ticari olarak kazancını çoğaltıp yığmaktan ve kimse ile paylaşmamak için her türlü yağmayı- israfı yapmaktan çekinmez.

Piyasayı dolandırıp binlerce insanın canını yakan işadamı- esnaf ve patron var.

Aidat toplamaktan başka işe yaramayan ve makam konforu içinde yaşayan esnaf odaları- ticaret ve sanayi odaları,

İslami duyarlılıkları yaşadığını iddia eden işadamlarının örgütleri kendi aralarında bu değerlere uymayanları ikaz ve uyarma çabasına girmemeleri,

El işçiliği yapan esnafların çoğunluğunun vatandaşı dolandırmaları,

Yurtdışına iş yapmaya giden işadamlarının güven vermek bir yana çoğunluğunun o toplumların güvenini kaybettirecek yaklaşımda bulunmaları,

Yeni geçtikleri toplumsal sınıflarında kaybolarak mahrum, mazlum, fakirlerle birlikte olmaktan kaçınmaları ve onları kendi servetinin düşmanı- tehdidi olarak görmeleri...

ve daha niceleri...

Ahilik değerleri kutlamalar zamanında hatırlamak için değil gerçek anlamda yaşamak- yaşatmak için olmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178