Tabiatta her şey bir yerlere yetişiyormuş gibi hızlı hızlı hareket eder. Güneş gider, ay gider, bulutlar gider, mevsimler gider,yıldızlar kayar gider,dünyaya gelen gider.Nedendir bilinmez ama hep bir gidiş vardır. Bu kozmosun içinde insan durur mu?  O da gider.Dünyadan gitmesi bir yana aynı yaşamın içinde de hep bir gidişi vardır.Onun da içinde kendisini güneş gibi ay gibi aydınlatan, bulut gibi hüzünleten duyguları yıldız çakmış gibi düşündüren yetenekleri vardır. Bunlar insanı istese de istemese de hep bir harekete bir gidişe bir yola zorlar.İşte bu yolculukta ki gitme biçimleri insanı insan yapan şeylerdir. Kimi insan makamın rütbenin, kimi güzelliğin estetiğin, kimi şanın şöhretin,kimi paranın, kimi insanlardan uzak münzevi bir yaşamın, kimi diğer insanlara üstünlük kuracağı ilmin,  kimi zahiri güzellik diye gördüğü aşkın,kimi cinselliğin kimide yemenin içmenin peşinden gider. Diğer bir deyişle herkes birer yolcudur. Ama neyin yolcusu? Kuran-ı Kerimin sorusuyla  “Fe eynetezhabun” (nereye gidiyorsunuz?Tekvir 26)

 Mümin ise Allah’a giden yolun yolcusudur. O yol sıratı müstakimdir. Allah’ın kendilerini nimetlendirdiği kişilerin yolu. Her gün namazda defalarca Rabbinin kendisini ulaştırması için ve O’nun kelimeleriyle dua ettiği yol.Peygamberlerin tarih boyunca canlarını ortaya koyarak insanları çağırdıkları yol. Resulullah (sas) bir hadisi şerifinde bu yolu şöyle tarif ediyor; “ Yüce Allah şöyle bir benzetme yapıyor: Bir yol düşünün! Dosdoğru bir yol. Her iki taraf boydan boya duvar.Her iki duvarda da yerlere kadar sarkmış asılı perdeleri bulunan açık kapılar var.Yolun başında bir uyarıcı yola girenlere şöyle bağırıyor: “Ey insanlar! Şu yola hep birlikte girin ayrılmayın!” Yolun ortasında başka uyarıcılar da bulunmakta ve kapıların perdesini açmaya çalışanları ikaz ediyor: ‘Ne yapıyorsun açma orayı.Eğer orayı açarsan düşer yoldan çıkarsın!’ diyorlar”

Daha sonra Allah resulü dostlarına bu tasviri şöyle izah eder. “İşte bu yol İslamdır. İki tarafta ki duvarlar Allah’ın sınırları, açık kapılar ise O’nun yasaklarıdır. Yolun başındaki uyarıcı yüce Allah’ın kitabı; yolun ortasındaki davetçilerde yaratanın her Müslümanın kalbine yerleştirdiği vaizdir” (İbniHanbel, IV, 183)

Ne müthiş bir benzetme! Düşünsenize herkes yaptığı şeyi en güzel şekilde anlatarak seni kendi yoluna girmeye davet ediyor.Oysa sen en güzelin, en sevgilinin yolundan gitmelisin. Senin yolun yolların en güzeli! Önce buna kendin inanmalı ve bundan ayrılmamalısın. Güzellik rabbinin rızasındadır. En güzeli ve kalıcı olanı onun yanındadır bunun dışındaki herşey fânidir yok olmaya mahkûmdur.

Sen bu yolda gelişi güzel yürüyemezsin, onun duvarları, sınırları var. O sınırlar haramlar ve yasaklardır. Diğer yollara sapanların aldatıcı sözlerine ve sahte güzelliklerine bu sınırları gözeterek karşılık vermelisin.“Bana bir şey olmaz”  deyip o haram yollara yaklaşmamalısın.“şu kapıda ne var acaba perdeyi açıp bakayım sonra nasılsa kapatırım” dersen ayağın kayar uçurumdan düşersin.Elini, kulağını, dilini gözünü her uzvunu haram şeylerle meşgul etmekten vazgeçmelisin. Bunun için devamlı bir öğrenme faaliyeti içinde olmalısın. Her gün ayeti kerime ve Hz. Peygamberin hadisi şeriflerinden oluşan okumalar yapmalısın. Dininin sana çizdiği sınırları ve helal olarak hükmettiği konuları bilmelisin. Yan gelip yatamazsın! Öğrendiklerinle dünyaya Hakkı ve adaleti yaymak için çok çalışmalısın! Hem de herkesten daha çok.Razı etmen gereken yegane kişi Rabbindir. Onun için kimsenin onayını önemsemeden hareket etmelisin.İşini en güzel şekilde yapıp takdiri O’ndan beklemelisin

Ve bilmelisin ki bu yol meşakkatlidir. İman ettikten sonra salihamellerinle ilerleyeceğin zor bir yoldur.İmanında samimi ve kararlı olmalı,hak ve hayır konusunda istikrarlı ifrat ve tefritten (aşırılıklardan) uzak olmalısın.Nitekim sahabeden biri Hz. Peygamberden kendisine başka bir nasihate ihtiyacı kalmayacak değerde bir tavsiyede bulunması üzerine efendimiz “ Allaha iman ettim de sonra da dosdoğru ol” buyurmuştur( Müslim, İman 62)Rabbmiz de şöyle buyurmuyormu?“Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.” (Enam 153 )       O halde ellerimizi duaya açalım;

Rabbim bizi istikamet üzere eyle, iman süsü ile ziynetlendir, helal olan nimetlerinle yetinmeyi haramlardan uzak olmamızı ihsan eyle, her işimizin koruyucusu olan dinimizle bizi ıslah eyle ve kurtuluşa erdir, Müslümanlar olarak canımızı al ve Müslümanlar olarak dirilt. Amin ya Muin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.