BİST
108869
ALTIN
271.535
DOLAR
5.7701
STERLİN
7.5976
EURO
6.3816

Suudi Arabistan'ın Mısır'da yapılan darbeye ve katliama desteği, Yemen krizi ve diğer birçok duruşu dolayısıyla Türkiye bazı alimlerinde(Hayrettin Karaman dahil) desteklediği Hac ve Umre ibadetlerini yerine getirmeyerek bir protesto yapılması destekleniyor.

Bu çerçevede;
1- Lakin Kâbe başta insanlığın sonra Müslümanların ortak evidir- mirasıdır- değeridir.

2- Peygamberimiz mücadelesi boyunca Kabe'nin temizlenmesi, asli kimliğine kavuşması mücadelesini vermiştir. Bugünkü Suudi yönetiminden hiçbir farkı olmayan Mekkeli zalimlerin yönetimi altındayken bile Peygamberimiz her daim Hac ve Umre ile bu Ev'i ve insanları özgürleştirmek istemiştir.

3- Hac ve Umre'nin yerine getirilmemesinin şartları içinde oraya hükmeden zalimlerin varlığının olması yoktur.

4- Suudi Arabistan'ın zulümlere ortaklığı yeni değildir. 20 Kasım 1979 Kabe Baskını, İranlı yüzlerce Hacı'nın 31 Temmuz 1987'de şehit edilmesi başta olmak üzere yüzlerce zulme ortaklığı bilinmektedir. Böyle bir hüküm- tavır için Mısır'ı beklemeye gerek yoktu.

5- Asli olan- yiğitçe olan oraya gidip diğer Müslümanlarla birlikte tavır ortaya koyabilmektir- bunu göze- söze- eyleme alabilmektir.

6- Günlük namaz ibadetinin yolculukta, savaşta ve diğer zor durumlarda dahi terk edilmemesi için Müslümanlara yol- yöntem öneren Allah'ın Hac ve Umre ibadetine ilişkin olarak geliştirilmek istenen bu tavır İslami değildir.

Hüküm ve İçtihat anlamında ülke olarak ölümü, mücadeleyi, yüzleşmeyi, adanmayı diğer milletlere, kolaycılığa, baştan savmayı kendimize sayıyoruz. Bugün Türkiye meydanlarını dolduranlar gidip Kabe'nin bağrında "Ey Müslümanlar, kendimize gelelim, bu zalimleri devirelim!" diyebilme cesaretini göstersinler. Bunun hem ahlaki hem fıkhi hükmü aranıyorsa budur. Yoksa konforumuza gömülüp mücahit pozları vermek değildir.

Hac ve Umre müslümanların dini, vicdani, ahlaki duruşlarını ve örnekliği gösteren bir ibadet- eylem ve tavırdır. Bir devletin- kurumun- kabilenin sınır ve çerçevesini çizdiği, ona bağlı olduğu, sınırladığı veya açtığı bir durum değildir. Hac- Umre eşittir, Suudi Arabistan değildir. Allah, varsa onlara verilecek dersi-tavrı oraya gidip açığa çıkarmamızı, seslendirmemizi ister.

Hac- Umre'ye karşı dindarlar ve laiklerden değişik tavırlar geliştirilir. Mesela Laikler; Hac ve Umre yapılarak Suud otoritesinin desteklendiği ve güçlendirildiği iddia ederler. Müslüman kesimden bazıları; bir çok defa hac- umre yapılmasının ahlaki olmadığını, bunun yerine fakirlere- yoksullara yardım edilmesi gerektiğini iddia ederler. Her iki tavırda doğru değildir.

Hac- Umre sadece bazı ritüellerin yerine getirildiği ibadet değildir. Hac- Umre sosyal- siyasal- ekonomik- kültürel olarak Müslümanları tüm yönüyle kucaklayıcı- birleştirici ve tanıştırıcı sürecinde toplamıdır. Bu süreçte Müslümanlar toplanarak ümmetin birliği- dirliği- barışı için çare ararlar- sorunları dile getirirler ve ortak irade geliştirirler.

Arafat, en büyük eylemdir ama sadece dua ile geçiştirilen toplanmaya çevrilmiştir.

Mina'da şeytan taşlama; asrın olan tüm zalimlerini uzaklaştırmak- ortadan kaldırmak için mücadele etmektir.

Tavaf; süreklilik ve değişim içinde Allah ile birlikte zamanda- mekanda yürümektir.

Sa'y; İsmaillerin dertlerini- acılarını- kanlarını- yaralarını sarmak için büyük yürüyüşe geçmektir. Dikkat ederseniz asli tüm eylemler ayakta ve hareket halinde yapılmaktadır. Bunun eylem- protesto- buluşma- dayanışma- istişaredir.

Peygamber nasıl Mekke soylularının Kabe'nin manevi kimliğini kendi çıkarlarına, siyasi iradelerine ve egemenliklerine aracı yapıyorlarsa, Suudilerde aynı tavrı bugün devam ettiriyorlar. Her ikisi de Kabe'ye hizmet etmekle şereflendiklerinden hareketle ayrıcalıklı olduklarını iddia ediyorlar. Peygamber; Kabe'nin manevi- maddi ruhuna ilişkin asli kimliğine kavuşuncaya kadar mücadele etmiştir. Terk etmemiştir bu evi, meydanı, coğrafyayı... İçinde yüzlerce maddi put varken bile orayı temizleme - inşa çabasını sürdürmüştür. Bugün Mekke ve Medine’de yüzlerce ruhani put-laştırılmış düşünce- tavır- ruh barınmaktadır. Kabe'nin ve dolayısıyla evimizin özgürleşmesi için mücadele devam etmelidir.

Hacılar, Kabe'den döndüklerinde şehirlere- mahallelere- evlere- işyerlerine- okullara;
geldikleri yerlerin anlamını- değerlerini- kardeşliğini taşıyorlar. İnsanlığın varoluş umudunu diri olduğunu bir kez daha gösteriyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner202

banner199