Merhabalar değerli dostlar,

Bu günkü yazımızda kalp ve hastalıklarından kısaca bahsetmeye çalışalım.

Kalp denilince iman, sevgi, nefret, acıma, vicdan gibi hislerimizin bulunduğu soyut bir organ akla gelir. Somut bir et parçası olan kalp ile onun arasında nasıl bir ilişki olduğu anlaşılabilmiş değildir. Şurası bir gerçektir ki; oksijenin, temel besin maddelerinin ve suyun kan yoluyla hücrelere ulaşması ve artık maddelerin, toksinlerin yine kan yoluyla uzaklaştırılması için kalbin çalışmasına ihtiyaç vardır. Beynin çalışması yine oksijen, su ve glukoz gibi temel öğelerin ulaşmasına bağlıdır.

Kalp göğüs kafesinde, her iki akciğer lobunun ortasında bulunan bir organdır. Temel olarak sağ ve sol olarak isimlendirilen iki taraftan oluşur ve her tarafta birer kulakçık ve birer karıncık bulunur. Kasılma kulakçıklardan başlayarak karıncıklara yayılır ve kalp kasılırken, gevşeme esnasında odacıklara dolan kan vücuda pompalanır. Vücuttaki deoksijenize/kirli kan, önce kalbin sağ tarafındaki kulakçığa dolar, oradan tek taraflı bir kapakçık aracılığıyla sağ karıncığa geçer. Karıncık kısmının kasılmasıyla da buradan oksijenlenmek/temizlenmek üzere akciğerlere gönderilir.Kulakçığın gevşemesi esnasında karıncık kasıldığından aradaki kapakçık kapanıp açılarak kulakçıktan karıncığa tek taraflı kan geçişine izin verir. Kalbin sol tarafı aynı şekilde akciğerlerde temizlenen kanın sol kulakçığa toplanmasına, buradan tek taraflı kapakçık ile sol karıncığa geçmesine için verir. Karıncık kısmının kasılmasıyla sağ tarafta akciğerlere kan pompalanırken, sol tarafta atardamarlar aracılığıyla tüm vücuda oksijenli kan pompalanır.

Kalpte otomatik elektriksel aktivite gösteren iki adet (düğüm olarak da adlandırılan) hücre topluluğu vardır. Bunlardan ilk aktivite kulakçıklar üzerinde bulunan Sinoatriyal düğümde başlar. Pürkinje denilen özelleşmiş kas lifleri aracılığı ile karıncık üzerinde bulunan artioventriküler düğüme ulaşır. Elektriksel sinyal sistematik olarak tüm kas liflerinin kasılmasına ve kalbin kulakçık ve karıncıklarının ardışık kasılarak vücuttaki kanın devir daim şeklinde dolaşmasına imkân sağlar.

Kalbin yapısı ve çalışmasına kısaca değindikten sonra kısaca hastalıklarından bahsedelim. Kalp ile ilgili doğuştan/konjenital ve hayatın belirli dönemlerinde yakalanılan hastalıklar vardır. Doğuştan gelen kalp rahatsızlıkları arasında kalpte delik bulunması, ana damar veya kapakçıklarda darlık bulunması veya bu damarların yerleşiminde anormalliklerin bulunması gibi bozukluklar bulunabilir. Bu hastalıkların tedavisi, rahatsızlığın özelliğine göre çocuk kalp ve damar cerrahları tarafından yapılmaktadır.

Koroner arter hastalıkları denilen kalbi besleyen damarlarda meydana gelen tıkanıklıklar, doğuştan sonra gelişen kalp rahatsızlıklarının başında gelir. Bu hastalığa bağlı gelişen ölümler, tüm ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alır. Kalp ve damar hastalığı olan hastaların büyük çoğunluğunda sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, birinci derecede yakınlarındakalp hastalığı olması, şişmanlık, hareketsiz yaşam, diyabet/şeker hastalığı gibi risk faktörleri bulunur. Koroner arter hastalığı kendisini, göğüs ağrısı ya da doğrudan kalp krizi ile gösterir. İstirahat halinde gelen, sol göğüsten başlayıp boyuna ve çeneye yayılan ağrılar muhtemel bir kalp krizini işaret edebilir. İlaç, balon/stent takılması veby-pass ameliyatları,daralmış veya tıkanmış damarların tedavisinde kullanılantedavi yöntemleridir.

Kalp kapakçık hastalıkları, ikinci sıklıkta görülen kalp ve damar hastalıklarını oluşturur. Kalpte sol kulakçık ile sol karıncık arasında kanın geriye kaçmasını engelleyen mitral kapaklardaki sorunlar romatizmal, dejeneratif ve iskemik kapak hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Darlık, yetmezlik ya da ikisi birlikte görülebilir. Genellikle nefes darlığı, efor kapasitesinin düşmesi ve çarpıntı ile kendini gösteren mitral kapak hastalıkları, geceleri nefes darlığı ile uyanma şikâyetine de yol açabilir. Darlıklarda balon ile genişletme yapılırken, kireçlenme varlığında ve sol kalpte pıhtı varlığında ameliyat gerekmektedir. Ameliyatla kapak değiştirilmesi(biyolojik-metal) veya tamiri mümkündür.

Yine kalbin sol karıncığı ile şah damarımız arasında olan aort kapakçığına bağlı darlık ve yetmezlikler hastalığın derecesine göre göğüs ağrısı, bayılma nöbetleri, nefes darlığı ve çarpıntıya neden olabilir. Bu hastalarda, hastalığın ciddiyetine göre kapak tamiri, değiştirilmesi ameliyatları veya açık kalp ameliyatı yapılamayan ya da ameliyat edilmesi yüksek riskli olan hastalarda ameliyata alternatif olarak kasıktaki damardan girerek kapakçık değiştirilmesi (TAVI, transfemoral aort valf implantasyonu) günümüzde başarıyla yapılmaktadır.

Aort(şah damarı) genişlemeleri/anevrizmaları, özellikle kapakçık problemleriyle birlikte olduğunda göğüs ağrısı ve nefes darlığına neden olabilir. Anevrizma genişledikçe, damar duvarı incelir ve ölümcül olabilen yırtılma (rüptür) riskini taşır. Ayrıca damar içi yırtık (diseksiyon) görülmesi de ölüme neden olabilir.Tedavisinde, ameliyatla balonlaşmış olan damar çıkartılarak yerine yapay damar konulur.

Diğer sık görülen kalp hastalığı kalpte delik olmasıdır. Her iki kulakçık arasında delik olması ASD (atriyalseptaldefekt) olarak adlandırılır.Çocuklarda nefes darlığı, çabuk yorulma, halsizlik, yorgunluk ile kendini gösteren ASD’nin tanısı ekokardiyografi (EKO) ile konulmaktadır.Genellikle çocukluk çağında kapanan bu delikler, kapanmadığı durumlarda ameliyata başvurulmaktadır. Bunun gibi karıncıklar arasında da delik (VSD, ventrikülerseptaldefekt)  bulunabilir. Hastalığın derecesine göre değişik tedavi seçenekleri uygulanmaktadır.

Ritim bozuklukları/aritmi, kalbin atım hızıyla ilgili bozukluklardır.Kalp, sağlıklı kişilerde istirahatte 60-100 vuruş atarken; aritmi varlığında hızlı, yavaş ya da duraklayarak çalışabilir. Sağlıklı kişilerde de görülebilen aritmi, çarpıntıdan bayılmaya kadar varan şikâyetlere neden olabilir. Tedavide, ritim düzenleyici ilaçlar,ilaçla tedavinin yeterli olmadığı durumlarda aritminin türüne bağlı olarak değişik ameliyat teknikleri kullanılabilmektedir.

Kalp sağlığı için sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, ailede kalp hastalığına yatkınlık, şişmanlık, hareketsiz yaşantı, diyabet gibi klasik risk faktörlerinin kontrolüyle birlikte sağlıklı beslenme ve aerobik egzersiz önemlidir. Kalp sağlığı için yüzme, bisiklet, hafif tempolu koşu, aerobik kültürfizik gibi egzersizler önerilmektedir. Bu sporlarda amaç, 210-yaş kalp hızına ulaşmaktır. Mesela 40 yaşında bir kişi için 210-40=170 kalp hızına ulaşılması gerekmektedir.

Tüm hastalıklarda olduğu gibi kalp hastalıklarında da hastalığın önlenmesi ve erken teşhis önemlidir. Ailesinde kalp hastalığı bulunanların ve/veya risk faktörlerine sahip olanların kardiyoloji muayenesi olmaları ve hastalık varlığında tedavilerini aksatmamalarıdileğiyle daha sağlıklı bir geleceğe…

Sağlıcakla kalın.

(Değerli katkılarından dolayı Kardiyolog Op.Dr Ahmet UÇKAN'ateşekkür ederim.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178