II.
Kanal-boyu nun tâlîhsiz kuşları
Rivâyete göre, ağac katilliği ile bed-nâm şehrcilik dâhîsi olan zât, çınarların altında yürüyüb ahkam keserken terörist bir serçe yukarıdan ağzına pislemiş. Pişkin şeherci, bunun tâlih pislemesi olduğuna hükm etmiş. Kuş pisliğinin ta’bîri artık ma’lûm oldu. Bey-efendiyi muhâfaza etdikleri koğuşun zemînini husûsî olarak, şehrimizi tezyîn etdiği renkli kaldırım taşlarından döşemişler. Hücrenin duvarlarını yal betondan inşâ etmişler ki tahta, ağaç gibi nesneleri görerek mahbûs olduğu yerde psikolojisi bozulmaya. Mahbes filmlerinde görülen, volta atarken kuşlara bakarak hürriyeti düşünen mahkûmların ‘aksine, bey-efendi her hangi bir kuş serçe nev’inden mahlûk görünce ‘asabîleşiyormuş. 
Şu bed-duâyı maktûl ağacların dilinden söylenmiş sayın:
“Güneş yaklaşdırılıb yaş-kesen baş-kesen ayrıldığı hesāb gününde, Cenāb-ı Hakk, bizleri yasını tutduğumuz ağaçların kölgesinde, ağaç kâtillerini de yere döşedikleri rengli kaldırımların üzerinde haşr eylesin. Âmîn”

III.
Kanal-boyu nun tâlihsiz yarasaları
Henüz kanal-boyunu tahrîb projesi başlamadan evvel, kanal-boyunda yaşayan ve koruma altında olan yarasaların yaşama yerlerinin tahrîb edileceği hakkında bir dilekce yazmışdım. Salâhiyyetli merci’ler, gelip bakmışlar ve böyle bir mahlûkun yaşamadığına kanaat getirmişler. Hâl buki hâlen kalan bir kaç yarasa dahi bunları tekzîbe kâfî. Meyve yarasası olan bu hayvanların bütün hayat sâhalarını tahrîb etdiler.

IV.
Ağaç kesmenin psikolojisi hakkında
Hürriyet parkı dedikleri yerin etrafında evvelce bir duvar ve içinde ağaçlar vardı. İnsanlar bu ağaçların arasında yürür, otururdu. Şimdi, kafeler, restoranlar, sipor aletleri, tartan pist, havuz ve sâirenin arasında bir kaç tane ağaç kaldı. Yakında bu ağaçlardan da kurtuldukdan sonra, etrafı aydınlatan lamba direklerinin gölgesinde gezinip, rutubet kokan havuz müsvettesinin ortasında duran ışıklı kuğunun seyri ile yetineceğiz.
Bu muhteşem lamba direği parkının yanı başında, beton şelaleden gelen suyu içinden geçiren beton-boyu kanalının etrafındaki muhteşem kaldırım taşları ve bahalı mermerlerin muhteşem reng oyunlarının üzerinde yürüme hevesiniz ziyadeleşirken, bir kaç sene sonra kesilesi ıhlamur ve bonus ağaçlarının etrafında gezinebilirsiniz. 
Burada yanlış bir şey’ler oluyor ve bu mâhiyyet bana; şehircilik, belediyyecilik, mi’marlıkla değil, psikoloji ile ‘alâkadâr gibi geliyor.
Birileri, hem de bu husûsda söz söylemek, karâr almak iktidârında birileri, bu edilenleri beğeniyor olmalılar. ‘Aksi takdirde bunların yapılması ma’nâsız olurdu. Bu işden hâsıl olacak netîcelerin siyâsî, kültürel, çevre fâidesine inanıyor olmalılar. Bu park ve kanal işlerine akıtılan paraların müsbet geri dönüşü olacağına inanıyor olmalılar.

V.
Kanal-boyu ve şehir-boyu ağaç diblerinin çöplük olması hakkında
Kaldırımlar yapılırken ağaçların diplerine kadar kum yürütmelerinin kasdi bir hata olmadığını düşünmüşdüm. Bi’l-âhere öğrendim ki bu iş, bir kasda mebnî imiş. Ya’ni bu işe karar veren akl-ı evvel, ağaçların diblerinde ot bitmemesini irâde etmiş. Hattâ bu sebeble, bütün ağaç çevreleri husûsî tertîbâtla kapatılmış ve burada “toprak” ve bitki bulunmaması içün husûsî ğayret gösterilmiş.
Anka psikiyatri merkezinin önündeki üç ağacın etrâfındaki kumları temizletdim. Buralara toprak getirtdim ve zambak diktim. Bir sabah baktım ki zambakların boyunlarını kırmışlar. Evvelâ bunun, oraları mesken tutmuş veletlerin işi olduğunu düşündüm. Hâdise tekrârlayınca kameralardan baktım ki bu işi yapan, sokakları temizleyen me’mûrmuş. Bu gibi “otları” yolarak ağaç diblerini “temiz tutmak” ta’lîmatı almışlar. Ya’ni, ağaçların dibinde benim diktiğim mor zambaklar “sökülesi pislik ot” sayılıyor.
Lûtfen kışla caddesi boyunca vve sâir yerlerde ağaç diblerinin ne maksadla kullandırtıldığına bir nazar edin. Benm zambaklarıma musallat olub yerine beton dökmek merâklısı idâre, bütün şehrin ağaç diplerini çöp toplama mahalleri olarakkullandırtmakdan rahatsız olmuyor.

VI.
Kanal-boyundaki ağaçların intihârı hakkında
Hürriyyet parkındaki ağaçların birer birer kuruduklarını bilmeyen varmı? Kendiliğinden kuruyor bu ağaclar değilmi? Ağaçlar kendi kendilerine intihâr ediyor olabilirlermi? Hemen kuruyan ağaçların yerlerine bodur genetiği bozuk plastik ağaçlar diktiklerini fark etdinizmi? Eğer bir iki kurumuş ağaç bırakıldı ise sebebi ya üzerine ışıldak fırıldak asılması veyâ bir ilan asmak içün direk vazîfesi görmesidir. 
Hangi şehrcilik dehâsının fikri ise, ağaçların altlarına koydukları ışıldaklar vâsıtası ile alttan “yeşil” lambalarla bu olmayasıca ağaçları aydınlatarak muhteşem görüntüler husûle getiriliyor. Fakat hîçbir güzellik, iğrenç kokan hürriyet parkı havuzunun ortasındaki pembe floresan kuğusunun manzarası ile yarışamaz. Bu sanğat abidesi, hotanto ve buşmen estetiği incelemekden bıkmış antropoloğların malatyayı ziyâret sebebidir. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.