Sahi bunlar neyi araştırıyorlar. Bir bilen varsa lütfen izahat yapsın da biz de bilmiş olalım. Yahu memlekette bu gidişle kayısı ağacı kalmayacak. Ağaçları söken sökene. Allah, güzelim memlekete vermiş vermesine de, bu güzelliği birilerinin vizyonsuzluğu yok ediyor gibime geliyor.

Tehlikenin farkında mısınız Beyler!
Malatya'da kötü bir şeyler oluyor/olacak da, güya bunu araştıranların şu anda doğrusu neyi araştırdıklarını çok merak ediyorum. Yazık hemde çok yazık. Bu kadar kurum, imkan, teşvik ve bilimsel gelişmeye karşın hep bir geriye gidiş, başa dönüş var, doğrusu pes yani.

Malatya'da toplamda 8 milyon kayısı ağacının olduğu hesap ediliyor. 2017 yılı içinde ise 1 milyon kayısı ağacının kesildiği söyleniyor. Şayet hesaplar böyleyse bunun ne denli büyük bir rakam olduğu, Malatya ekonomisinin bel kemiği olan kayısının nasıl bir sona doğru gittiği ortada değil mi?

Allah aşkına bu araştırma merkezlerinin, enstitülerin, işbirliği yapılan fakültelerin, bilmem hangi kurumların gerek basında, gerek sahada, gerekse çiftçilerimizle bir araya gelerek kaliteli, pazar payı yüksek, hastalığa ve dona dayanıklı ürünlerin yetiştirilmesi adına bir çalışma ve gayret içinde olduklarına dair, hangi çiftimiz şahitlik eder.

Yine son aylarda halk arasında kayısı kanseri olarak bilinen, ağaçları bir bir kurutup odun haline getiren hastalığa karşı, neler yapılması gerektiğine dair bir bilgilendirme yapılmış mıdır? Varsa böyle bir bilgilendirme neden çiftçilerimiz bundan bihaber. Yoksa siz çıkıp falanca yerel gazeteye bir demeç vermeyle görevinizin bittiğini mi zannediyorsunuz.

Sayın çok tarihi ve çok köklü Enstitümüz!
Malatyalı kayısı üreticisinin emeğinin, bir sene dona, bir sene hastalığa, bir senede para etmeyişine kurban edilip, çiftçilerimizin artık canından bezdiğinin farkında mısınız?

Sitenizde 1937 yılında Alman işbirliğiyle kurulduğunuzdan gururla bahsediyorsunuz da, o günden bu güne varlığınızı hissettirdiğiniz, "hay Allah razı olsun bunlardan, derdimize çare buldular" diyen bir tek çiftçimizden bahsedebilir misiniz?

Tamam 70'li yıllarda kurumda çalışmış, "soğancı", "kabaaşı", "kadıoğlu", "adilcevaz" çeşitlerinin ıslahı ve koruma altına alınmasında büyük emekleri olan rahmetli Ruhi Kadıoğlu'nun hakkını teslim etmesine ediyoruz da, onun bıraktığı yerden bir adım öteye atılmış mıdır?

Hala kayısı üreticimiz klasik tür ve yöntemlerle üretim yapmaya çalışıyor. Piyasada vatandaşın yerli olarak bulduğu "Hacıhaliloğlu" ve "Kabaaşı" cinsi kayısıdan başka neredeyse ekonomik değeri yüksek, dona, hastalığa karşı dayanıklı bir tür yok.

Mevcut kayısı üretiminin %70-75'i kadar "Hacıhaliloğlu" cinsi, %15-20'si kadar "Kabaaşı" cinsi ve çok az bir kısmı da diğer türlerden oluşmaktadır. Bu "Hacıhaliloğlu" ve "Kabaaşı" denilen türü de öyle enstitünün bulmuş, geliştirmiş olduğu bir tür falan değil. Bilakis yerli ve var olduğundan beri var olan türler. Yani anlayacağınız 80 yıllık bir kurum olan Kayısı Araştırma Enstitümüz ortaya bir tür ve marka koyamamıştır.

Maalesef ve maalesef;

Ülkemizin ve dünya pazarlarının ihtiyacı olan, güvenilir gıda ve kaliteli tarım ürünlerine erişebilirliği gerçekleştirme, tarımsal ve ekolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlama, kırsal alanda yaşam standardını yükseltmek amacıyla politika belirlemek ve uygulama namına üstenilen misyon, sadece kağıt üstünde kalan kurumuş bir mürekepten başka bir şey değilmiş.

Gıda ve tarım alanında, üretici ve tüketici memnuniyetini en üst düzeyde sağlamak, Türkiye'yi bölgesinde lider, dünyada da küresel aktör haline getirme namına bir vizyon geliştirilememiştir.

Meyvecilik araştırmalarında/çalışmalarında önemli AR-GE merkezlerinden biri olması gerekirken, ıslah edilen yeni meyve tür ve çeşitlerini ülke tarımına kazandıramayan, ekonomiye katkıda bulunmak için dünyada meyvecilik alanındaki yenilikleri yakından takip edemeyen, Malatya meyveciliğini ekonomiye kazandırma adına hiçbir hedefi tutturamamış olan bu kurum, orada durarak 80 yıldır neyin araştırmasını yapıyor doğrusu anlamış değilim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178