Bazen hayat bize ne kadar zor geliyor ve şartlar o kadar ağır görünüyorsa da “sabır” bizlere dayanma gücü ve mücadele ruhu veriyor.

Sabır bir mücadeledir. Olmayanla mücadele edip olması için çaba gösterirken, olanla olan mücadelemiz ise onu güzele ve hayra yönlendirip kötüden alıkoymaktır.

Bizim için çok basit görünen ve çok değersiz görünen küçük şeyler, bazılarının ulaşılmazı olabiliyor.

Dün elli beş yaşında bir dostumla hasbihalimizden, çocukluğuna dair kısa bir anekdot aktarayım istiyorum sizlere:

Çocukluğumuzda çok yokluk gördük. Babam zengin birisi değildi. Hatta zar zor geçimizi sağlayan bir aileydik. Çikolata, pıt pıt (leblebi tozu), şeker alacak ne paramız vardı ne de gücümüz. Bazen tanıdıklar alırsa ağzımız tatlanıyordu. Ama biz çocuklar asla şükürsüz ve doyumsuz değildik. Babamızın bizim için çabaladığının ve en iyisini yapmaya çalıştığının farkındaydık. O günlerde öyleydi. Şükür geldi, geçti. Ama sana bir şey diyeyim, ben o günleri hiç unutmadım.

Ve gülümseyerek şöyle devam ediyordu: Şu yaşıma gelmişim, evde kimse yoksa ve teksem, kendime bir güzellik yapıp çikolata, cips, şeker alıp oturup yiyorum. Sonrasında eski hüznüme dönüp, nerde olursa olsun sokakta garip bir çocuk görsem, muhakkak durup başını okşar kendine bir şeyler alırım. Çünkü çocukluğuma ait o yokluk hala yüreğimde bir yara gibi duruyor.

Bu anısını anlattığında ne kadar hüzün varsa da, yüreğinde o tek başına yediği çikolataları anlatırken de, gözlerinin içinde o kadar mutluluk akıyordu adeta.

Bir şeker veya çikolata, insanı ne kadar yaralayabilir ki diyebiliriz. Benim gördüğüm en az elli senelik kapanmayan bir yara açmış. Ama bu açılan yaranın merhemi olan küçük bir çikolatayı veren ellerde, tam elli senedir unutulmamış.

Hepimizin çocukluğuna dair buna benzer anıları muhakkak vardır ve dünya imtihanımız olduğu sürece var olmaya devam edecektir.

Yedi buçuk milyarı bulan dünya nüfusunda çocuklar açlıktan ve susuzluktan ölmektedir. Kara kıta Afrika'da yılda binlerce çocuk kirli sulardan kaynaklı hastalıklardan ölmektedir. Onların tek umudu temiz bir bardak su içmek.

Yemen'de çocuklarımız açlıkla pençeleşmekte ve umutları sadece bir parça ekmektedir.

Arakan'da çocukların umudu, zalimlerin pençesinden kurtulup kör testerelere kurban olmamaktır.

Ve dünyanın birçok yerinde çocuklarımız yüreklerine ve yüreklerimize kapanmayacak yaralar bırakıp gitmekteler.

Bolluk ve bereket içerisinde yaşadığımız bu topraklarda bizlerin de imtihanı maalesef varlıkla. Varlık imtihanı, yok olanların sorumluluklarını da yüklüyor boyunlarımıza. Oysaki her seferinde merhamet Peygamberinin ümmetiyiz diyerek övünüyoruz.

Arakan'da, Yemen'de, Afrika'da, Filistin'de ve dünyanın birçok yerinde çocuklar, kadınlar, erkekler, yaşlılar ölüyor. Kısacası onlarla birlikte insanlığımız ölüyor.

Gelin kendimize bir iyilik yapalım. Küçük bir yüreğin umudu olalım. Küçücük bir bedenin gözlerindeki gülümseten ışıltı, yüreklerindeki muhabbet olalım.

Her çocuğa uzatacağınız bir iyilik eli, elli sene sonra dahi olsa, minnetle ve dua ile karşılık bulacaktır. Her giderdiğiniz ihtiyaç, sizin bir ihtiyacınızı giderecektir. Her örttüğünüz ayıp, sizin bir ayıbınızı örtecektir.

Nitekim Peygamber Efendimiz(sav) Buhari'de geçen bir Hadis-i Şerif'te şöyle buyurmaktadır:

“Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah'da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah'da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanın (kusurunu) örterse, Allah'da kıyamet günü onun kusurunu örter.”

Yine Bakara Suresi'nin 195. ayetinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.”

Rabbim bizleri iyilik edenlerden eylesin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner187

banner186