Bugünkü yazımızda kulluğun çeşitlerini ele alacağız. Dinden anladıklarımızdan yola çıkarak kulluğun 3 şekilde karşımıza çıktığını görebiliriz:

1-Kalp ve aklımızla Allah’a kulluk etmek. Yani Kur’an-ı Kerim'de vepeygamberimizin (A.S.) sünnetinde Allah’ı bize tanıttırdığı gibi tanımak. Zatında, sıfatlarında ve fiillerinde şeriksiz(ortaksız), benzersiz olduğunu bilip iman etmektir. Allah’a has olan sıfatlarından hiçbirini; ister nebi,ister veli, ister şeyh ve ister alim kim olursa olsun hiç kimseye vermemek, beşeri noksan sıfatları da Allah’a isnat etmemektir. İşte bütün ibadetlerin başında bu kalbi ibadet gelmektedir. Bu şekilde inanmayanın diğer hiçbir bedeni ve mali ibadeti kabule şayan değildir.

Kalbi ibadetlerden şirkin bulaştığı sadece iki ibadetten örnek vermek istiyorum:

Örnek 1: Allah'tan başkasına sevgide aşırıya kaçmak... İşte ayet: "İnsanlardan kimi, Allah’tan başkasını endat (Allah’a denk) edinir.(Çünkü) Allah’ı sever gibi onları severler. İman edenler ise Allah’ı daha çok severler." (Bakara suresi, Ayet 165) . Çoğu insanlar “Sevgi ibadeti” konusunda şirke düşüyorlar. Aşırı bir muhabbetle şeyhlerinin huzurunda reverans etmeleri, kubbe ve yatırlara karşı emekleyerek yanlarına varıp taşını öpmeleri, arka arkaya huzurlarından çıkmaları gibi İslami olmayan tapınma derecesine varan bir tazim gösterirler.

Örnek 2: Allah'tan başkasından daha çok korkmak: Korku, kalpte meydana gelen bir ürpertidir. Bu da itikadi korku ve tabii korku diye ikiye ayrılır. Tabii korku, insanın bir zalimden veya yırtıcı bir hayvandan korkmasıdır. Bu korku şirk değildir. Çünkü bu her insanda hatta peygamberlerde bile vardır. Bir diğeri ise itikadi korkudur. Bu korku ancak Allah’a karşı duyulmalıdır. Bazıları bu korkuyu Allah ile kutsal gördüğü şahıslar arasında paylaşırlar. Şeyhinin ya da Allah’tan başka manevi bir gücün kendisine zarar vermesinden, kendisini çarpmasından korkarlar. Hatta Allah’ın Rezzak sıfatını göz ardı edip fakirlikten korkmak da bu türdendir. Bu itikadi korkuyu şeytanın telkin ettiğini şu ayeti kerime ifade etmektedir: "Ancak bu, şeytanın sizi kendi dostlarından korkutmasıdır. Onlardan korkmayın, eğer inanıyorsanız benden korkunuz." (Ali İmran suresi, Ayet 175)

Ölmüş ya da yaşayan, kutsanmış kimselerden veya başka şeylerden manevi olarak korkmak müşriklerin ameli ve inancıdır. Allah (C.C.) bunların bu tutumlarına karşı şöyle buyurmaktadır: “ Allah kuluna yeterli değil mi? Seni Allah’tan başkasıyla korkutuyorlar." (Zümer Suresi, Ayet 36)

2-Beden ile kulluk etmek: Dua ibadeti, istiğase ibadeti (sıkıntıda olanın yalnız Allah’a  sığınması), istiane ibadeti(ihtiyacının giderilmesi için yalnız Allah’tan yardım dilemesi), adak ve kurban ibadeti, yalnız Allah’ın adıyla yemin etme ibadeti, namaz, oruç, hac, zekat vs. tüm bu ibadetler Allah’a mahsustur. Namaz ibadeti, Allah’tan başkasına kılınmadığı gibi, bir dileğini elde etmek için Allah’tan başkasına dua edilmez manevi bir yolla ondan yardım istenmez. Halkın kutsadıkları ziyaret dedikleri yatırlara adak adanmaz, onlara kurban kesilmez. Aksi takdirde Allah’a şirk koşulmuş olur. Çünkü kurban, adak ve dua her biri Allah'a yapılan birer ibadettir. Bunlar kimin adına yapılırsa onlar ilahlaştırılmış olur ve Allah’a ortak koşulmuş olur.

3-Yaratılmamıza sebep olan kulluğumuzun bir türü de ki en önemlisi de budur: Hayatımızı yaşarken yani ferdi, içtimai, medeni, hukuki, ticari, ahlaki, siyasi her alanda Allah’ın kitabında kullarına sunduğu programa göre yaşamamızdır. Yani Camide Allah’ın emrine göre namaz kılarken, çarşıda pazarda bir başkasının emrine, programına göre hayatımızı yaşayamayız.

Bir ayeti kerime de: "De ki, muhakkak ki namazım, kurban / ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi içindir." (Enam suresi, Ayet 162)

Hayatın her alanı Allah’ın emir ve rızasına uygun olunca hayat tümüyle ibadete dönüşmüş olur. Bir iki delil ile konuya son veriyorum. Ka’b bin Ucre anlatıyor: Bir adam peygamber(S.A.V) in yanından geçti. Ashabı, onun güçlü, kuvvetli biri olduğunu görünce dediler ki: Ey Allah’ın Resulü! keşke bu adam cihad için yola girmiş olsa idi. Peygamber buyurdu: eğer bu, yaşlı anne-babasının rızkını temin etmek için yola düşmüş ise o cihad yolundadır. Eğer kendisinin iffetini korumak için yola girmiş ise Allah yolundadır. Eğer bir gösteriş, kibir ve gurur için yola girmiş ise o şeytan yolundadır." (Taberani)

Rabbimiz kendi yolundan ayırmasın, cumanın feyzinden nasibdar kılıp ibadetlerimizi kabul buyursun…

Vesselam ...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194