Şehirler mahalleden oluşur,mahallenin bir özelliği de mezarlıkla iç içe olmasıdır.Kurulan mahallede mezarlık için geniş bir alan ayrılırdı. Mahallelinin gözü önündeydi mezarlık..Gelen geçen her yolcu bir fatiha okur, ölümü hatırlar..Mahalle mezarlıkları aynı zamanda kişinin mahallesiyle olan bağıydı.Yıllarca il  dışında olanlar  kabir ziyareti için olsa da mahallesine gelir,eski eş ve dostlarını görür hasbihal eder dostluklar pekişirdi.Çünkü annesinin veya babasının kabri mahallesindeydi..O yüzden mahalle de unutulmazdı..

Belediyelerin mahalle mezarlıklarına bakışını değerlendirmeden önce Yahya Kemal'in yabancı bir sefir Türkiye nüfusunun 20 milyon olduğu bir dönemde Yahya Kemal’e sorar “Türkiye’nin nüfusu kaç” diye... Yahya Kemal hiç düşünmeden 200 milyon cevabını verir. Hayretler içinde kalan sefir, “Efendim, bu nasıl olur?” diye karşılık verince Yahya Kemal, “Biz Türkler ölülerimizle beraber yaşarız” diyerek, kökü mazide olan ati olma şuuruna ve geçmişimizle barışık olmanın gerekliliğine işaret eder. Gerçekten de eskiler ölüleriyle birlikte yaşar. Günümüzde olduğu gibi, bu mezarlıklar şehrin dışında değildir, bilâkis şehir ile iç içedir. Mezar taşlarımız yaşamakta olduğumuz topraklar üzerinde de var olduğumuzun birer göstergesi, birer tapu belgesi gibi bir tarzı, derinliği ve toplumun karakterini yansıtan, toplumla hayat bulan birer ifade biçimleri aslında. Osmanlı mezarlıkları, çevrelerinde yaşayan insanlara sanki bu dünyanın geçiciliğini fısıldar. Osmanlı toplumunda hayat ölülerle o kadar iç içedir ki, insanlar evlerinin önündeki bahçeye, yahut her gün gittikleri caminin bir köşesine bile gömülebilmektedir. Şehrin sınırları çoğu kez mezarlıklarla belirlenir, sokaklara, meydanlara, mahalle aralarına serpiştirilmiş mezarlar, türbeler ve hazireler de insanla ölüm arasındaki ilgili, belki de iki semti birbirine bağlayan o mânevi atmosferi daima canlı tutar. Bu iç içelikten hedeflenen şey, dünyanın geçiciliğini hatırlatan nasihati hep göz önünde tutmak ve öldükten sonra kendilerine dua edebilecek insanlara kendilerini daha iyi göstermektir. Bu yüzden Osmanlı mezarlıklarında mezar taşı yazıları çoğunlukla yola bakar. Böylece yoldan geçenler medfun bulunan zata bir fatiha okumadan geçmez. Örülen duvarlar ve korku Şimdi ise ‘mezarlık’ kelimesi korku ve ürpertinin bir diğer adıdır. Mezarlıklarla şehirler arasında örülen duvarlar yükseldikçe insanoğlunun ölüm korkusu bir kat daha artar. Sevgili Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, “Lezzetleri yıkan, eğlencelere son veren ölümü, çok hatırlayınız!” diye buyurur.  Şimdi ise ölümü hatırlatan her şey birer birer kaybolup gider..

Şehrimizin bazı mahallelerinde yıllar önce kurulmuş mezarlıklar vardır.Ancak son zamanlarda bu mezarlıklara defin yasağı konulmuş hatta,yol,şelale vs adı altında kaldırılmak istenmektedir.Hani yer kalmamışsa yeni bir yer açın demek istemiyorum.Şu anda hizmet vermekte olan şehir mezarlığı tam teşekkül eksiksiz hizmet vermektedir.Ancak mevcut mahalle mezarlıklarına dokunmak  hiç te makul karşılanacak bir durum değil.Mevcut mahalle mezarlığında yer var ise özel izinle defin yapılması elzemdir diyeceğim..Neden derseniz?Her insanın vasiyeti vardır.İşte şuraya,buraya veya annemin yada evladımın yanına gömün diye vasiyette bulunur. Geride kalanlar o vasiyeti yerine getirmeyi üzerinde bir hak olarak görürler.Diyelim ölen kişi mahallesinde bulunan mezarlıkta annesinin veya evladı ölmüş ise evladının yanına gömülmeyi istiyor.Mahallede bulunan mezarlığa defin yasağı olduğu için geride kalanlar defin yapamıyorlar.Ölenin son isteğini yerine getirememenin ezikliğini yıllarca yüreğinde hissediyorlar.Mesela: Bir kaç gün önce vefat eden yıllarını Tecde'ye veren Mehmet Hayrettin Abacı  İzmit'te vefat etti.Vefatının ilk saatinde beni aradılar..Vasiyeti var Tecde mezarlığına gömülmek istiyor dediler.Daha önce sıkıntılar olduğunu defin için izin verilmeyebilir dedim.Ve Mehmet Hayrettin Abacı çok sevdiği Tecde'ye defin edilemedi..Bunun gibi onlarca örnek var..Bizzat ölmeden önce yakama yapışıp ne olursa olsun beni anamın yanına gömeceksin diye vasiyette bulunanlar var.Onlara cevap veremiyorum..Akıl almaz bu defin yasağını hala anlayabilmiş değilim..Yüzyıllarca  mahallenin mezarlığı olarak kullanılacak,ama sonra bir yönetim gelecek buraya defin yapamazsın kardeşim diyecek.Sebep? alınan encümen kararı var..İyide alınan bu encümen kararında mahallelinin fikri alınmış mı? alınmamış..Burası mahalle mezarlığı olarak tescillenmiş mi? buraya yıllarca defin yapılmış mı? yapılmış..Öyleyse bırakın insanlar son istekleri yerine getirilsin..Bu vebali üzerinizden atın..Şayet mahalle mezarlığında yer var ise kaldırın bu akıl almaz defin yasağını..Bırakın mahallenin mezarlıklarıyla uğraşmayı...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178