Bu mektuba gelen cevaplardan biri de Nurullah Genç 'e aitti.

O da gençlere şöyle seslenmişti. Kısa ve öz bir mektuptu.

ÇOCUKLARA VE ÇİÇEKLERE MEKTUBUMDUR

Besmeleyle başlarım söze ki, Rabbimin adının hürmetine şöyle

seslenebileyim:

Siz ey çocuklar.. Çiçeklerisiniz dünyanın ve sizin gülümsemediğiniz bir dünya

hıçkırığa mahkûmdur.

Siz ey çiçekler... Çocuklarısınız dünyanın ve sizin açmadığınız bir bahçe talan

edilmiş demektir.

Biliyorum ki, sizinle buluşamayan bir hayatın renkleri bozulmuş, ufukları

viran olmuştur. Çünkü sizinle anlaşılır hale gelir sözün ve sessizliğin güzelliği.

Sizinle kıymetini daha bir kavrarız çirkinliğe bulaşmamış olmanın, insanlara

haksızlık etmemenin, kan dökmemenin, kandırmamanın, iftira etmemenin,

dedikodu yapmamanın, ölçüyü ve tartıyı bozmamanın, kuyu kazmamanın,

hayvanları üzmemenin, kir olup sızmamanın, kurşuna dizmemenin, ahlıksızca

yazmamanın o güzel mânâsını. Sizinle taşırız sözü güzelliğe, özü berraklığa,

közü güllerin yapraklarına. Sizin ağladığınız bir evrenin kalbi asla gülemez. Sizin

ziyan edildiğiniz bir âlemin kapıları ebedi karanlığa açılır.

O yüzden ey çocuklar, bu mektubu okuduktan sonra beni de aranıza alın ve

eskiyen hâlimin içinden çocuk yanımı çıkararak tutun ellerimden. O yüzden ey

çiçekler, dönün yüzüme yüzlerinizi ve birazcık kirlenmemiş bir yanım kaldıysa

insanlık adına, bütünleşin onunla.

Ben sizden yaş olarak büyüğüm ama siz benden daha doğrusunuz.

Siz benden daha merhametlisiniz.

Siz benden daha utangaçsınız.

Siz benden daha vefâlısınız.

Siz benden daha duyarlısınız

Siz benden daha korkusuzsunuz.

Siz benden daha âdilsiniz.

Siz benden daha...

Siz benden...

Daha....

...

Sizi seviyorum ey çiçekler.

Ve ey çocuklar sizi seviyorum...

Nurullah Genç

Tüm mektuplar gelince , her mektuba bir resim çizdi Atatürk ortaokulu 'dan yavrularımız. Resim öğretmeni Serap Soyer önderliğinde gece gündüz büyük bir gayretle ortaya çıkarıldı resimler, küçük ressamlar tarafından.

Amaç şuydu; gençler mektupları hayal dünyaları ile resmedip, kartpostala dönüşmüş bir mektup sunacaktı okura. Bu birleşim büyük yankı uyandırdı okuyucunun elinde.

Değerlerimiz toplumsal dinamiklerimizdi bizim. Bizi birbirimize bağlayan, güçlü kılan hayatımızda ki nice güzel şeyin zemini.

Bayramlar, hasta ziyaretleri, hediyeleşme, sevgi, saygı, birlik beraberlik, vefa, emanet daha nice değerimizin varlığıyla mutlu ve huzurlu yaşadık. Güvende olduk.

Mahalle, komşuluk kültürü, çevremizin derdiyle dertlenme, mutlululuğuyla sevinme ben merkezli yaşamdan uzak tuttu bizi.

Değerlerimizi mektup diliyle yeni nesillere aktaran kıymetli yazarlarımız çok büyük bir emeğin altına imza attılar. Hiç bir karşılık beklemeden şehrimde bu çalışma için gönülce bir araya geldiler. Birbirini uzaktan tanıyan yazar dostlarımız yakın köprüler kurup nice çalışmanın da zeminini oluşturdular. Hakeza her mektubu kalbiyle beyniyle özümseyip sanata döken yavrularımız da çok kıymetli bir emeği sundular zamana.

Her mektup gönül dünyamızda farklı bir yankı buluyordu

....

Kitaplaşma aşamasında Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat maddi manevi desteğini esirgemedi. Kültür ve Sosyal işler daire başkanı ihsan Gençay, kültür müdürü Süha hotar şube müdürü Mükremin Yağbasan ve Muhammed Furkan Güven 'in büyük gayretiyle yaklaşık bir yılın sonunda mektuplar, resimleriyle birlikte kitap olarak elimize ulaştı.

 91bin dev ortaokulu ve öğretmenler Ortaokulu’nun da dahil olmasıyla, proje daha da güçlendi. Bu aşama da Vahap Arıkan müdürümüze teşekkürü bir borç biliriz.

Her satırı,  her çizgisi emek olan bu kitap bir programla taçlandı.

Malatya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 44 yazar Malatya 'ya davet edildi.

İl Milli Eğitim müdürümüz Ali Tatlı il milli eğitim müdür yardımcısı Behçet Bakır ve Battalgazi ilçe müdürümüz Recep Bulut 'un gayretleriyle de belirlediğimiz okullara; gelen 38 yazar,  "kaybolan, kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi" konuşmak üzere yola koyuldular.

Okul idareci ve öğretmenleri seferber oldular, misafirperverliği en güzeliyle hissettirdiler yazar dostlarımıza. Yazarlarımız şehrimize gelmeden önce müdürlerimizle de hazırlıklar yaptık. Program heyecanı hepimizi sarmıştı. Ve beklenen 14 Ocak günü kahvaltı programı valimiz Aydın Baruş 'un konuşmaları ile başladı, belediye başkanımız, il milli eğitim müdürümüzün konuşmaları ile devam etti. Kıymetli ağabeyimiz şair yazar Mustafa Özçelik projenin önemi ve içeriğine yönelik konuşmasını yazarlar adına yaparken gayretlerimizin devamlı olmasına dair bilgiler verdi.

Malatya valimiz yazarlarla ayrı ayrı selamlaşıp Malatya 'ya özgü hediyeler sundu.  / Devamı Haftaya. . .

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.