Bu da Bir İhanettir!

Malatya’daki çalışmaları kapsamında sivil toplum kuruluşlarına ziyareti önemseyen AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC)’ni ziyaret etti. 15 Temmuz darbe girşiminin birinci yıldönümünü değerlendiren Milletvekili Şahin, FETÖ bahanesiyle çeşitli toplum kesimlerine yönelik yıpratma ve iftira atma yaklaşımlarını doğru bulmadığını belirtti. Bu tür kumpasların da bir ihanet olduğunu söyledi

banner181

Bu da Bir İhanettir!

Malatya’daki çalışmaları kapsamında sivil toplum kuruluşlarına ziyareti önemseyen AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC)’ni ziyaret etti. 15 Temmuz darbe girşiminin birinci yıldönümünü değerlendiren Milletvekili Şahin, FETÖ bahanesiyle çeşitli toplum kesimlerine yönelik yıpratma ve iftira atma yaklaşımlarını doğru bulmadığını belirtti. Bu tür kumpasların da bir ihanet olduğunu söyledi

18 Temmuz 2017 Salı 08:44
Bu da Bir İhanettir!

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin’in Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti ziyaretinde, MGTC Başkanı Kemal Deniz ve yönetim kurulu üyeleri hazır bulundu. MGTC Yönetimi Milletvekili Şahin ile sürekli istişare içinde olduklarını ifade ederek, ziyaretten duydukları memnuniyeti belirttiler.

AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin ise fırsat buldukça şehirdeki sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ettiklerini vurguladı. Basının önemli bir konumda olduğunu belirten Mustafa Şahin; “ Vatandaşımıza hizmet noktasında istişarelerde bulunmak üzere aranızdayız. Bizim için, siyasiler için; basınımızın yol gösterici bir fonksiyonu olduğunu bilenlerden biriyim” ifadeleri ile basının önemini vurguladı.

15 Temmuz darbe girişimininin birinci yıldönünü olması sebebiyle de bir değerlendirme yapan Milletvekili Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de yıllardan beri; tabi yalnız Türkiye Cumhuriyeti dönemine ait değil, bu topraklarda Osmanlı Devleti ‘de dahil, nice padişahları alaşağı eden, yönetimleri deviren ve geleneğe dönüşen ‘darbeler ülkesi’ pozisyonundan bir türlü kurtulamamıştık.  1960'lardan bu yana fiili olarak hatırlamasam da 60 darbesinden sonra 5-6 Belki daha fazla fiili olarak darbelere teşebbüs edenler oldu. Bunları anlatmaya çalıştık, anlatırken de insanlarımızın belki haklı olarak Mustafa Şahin siyasetçi ama geldiğinde hep darbelerden bahsediyor denildi.

‘ÇALIŞMALARIMIZI FERDİLEŞTİRMEDEN SONUCA ULAŞTIRMAYA ÇABALIYORUZ”

“Bir bütün olarak Malatya'da 5 vekil olarak Malatya’mızın ali menfaatleri için el birliği ile teşkilatlarımız ile beraber yerel dinamiklerimiz ve basınımızda bu olayları masaya yatırarak bunların çözümü için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Şunu çözdüm bunu çözdüm bu benim geleneğinde yoktur. Biz fert olarak değil bir siyasi partinin mensupları olarak elimizden geldiğince çözüyoruz. Partinin kuruluşundan beri değişik görevlerde içerisinde yer aldım. 6 yılı bitirdik. 7. yıl milletvekilliği yapıyoruz. Malatya'da eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, ekonomiye buna benzer kayısı ile ilgili, sulama ile ilgili sorunlar var. Birçok alanda karşımıza çıkan sorunları hamdolsun belki yüzde 100 olmazsa bile yüzde 70 oranında çözdük.

Türkiye’de yaşanan karanlık darbe süreçlerinin altını çizen Milletvekili Şahin, Vekil olarak asli görevi olan millete hizmetin dışında, yine millete karşı yapılan darbeleri ve bunlara karşı duruşunu anlatmaya çalıştığını ifade etti. 15 Temmuz’da dini bir cemaat kisvesi altındaki yapının darbe girişiminde bulunduğunu hatırlatan Şahin, aslında onların dini tahrip etmeye çalıştığını ifade etti. Şahin’in sözlerinden öne çıkanlar şöyle:

Özellikle bu ülkede özgürlüklerimizin kısıtlandığı insan haklarının ihlal edilmesine vesile olan darbeleri anlatmaya çalışıyoruz. Bu darbelerin de bir an önce bitmesinden yanayız, temennimiz budur. Ama maalesef gelmiş olduğumuz süreçte 15 Temmuz ile maalesef kendilerine dini bir cemaat kisvesi altında ama din ile uzaktan yakından alakası olmayan oluşumlar olduğunu gördük. Masum insanlarımızın saf temiz Anadolu insanlarımızın infaklarını, zekâtlarını buna benzer yardımların tümünü birden derdest ederek, bunun da ötesinde 40 yıldan bu yıl güne kadar genç dinamik olan zihinleri de bu zihinsel işgallerine maalesef düçar ettiler. Bu bizim için çok daha büyük bir kayıptı. Umarım bundan sonraki süreç içerisinde bu ve buna benzer girişimlere asla ve imkân ve fırsat vermeyeceğiz.”

 ‘MİLLETİN 15 TEMMUZ’DAKİ DURUŞU ÖNEMLİ’

‘Yine 15 Temmuzla beraber özellikle milletimiz şu duruş sergiledi. Sayın kurucu genel başkanımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan televizyonlara çıkıp da konuşmadan bile ani bir reflekse insanlarımız meydana indiler. Bundan sonra söz ve karar da milletindir düsturuyla; alevlisiyle-sunisiyle, Türküyle-Kürdüyle, zengini ile fakiri ile kadınıyla, erkeğiyle çocuğundan yaşlısına kadar Herkes o tankların önlerine bedenlerini siper ettiler. Şu anda şunu görüyoruz siyasi düşüncesi ne olursa olsun ülkemizin birliği ve beraberliği eğer amaç ise kesinlikle bütün siyasi düşünceleri bir kenara bırakıp,  Bu ülkenin ali menfaatleri için öncelikli olarak yüksek ülkemizin birlik ve beraberliği için çaba sarf etmek zorundayız. 15 Temmuz’un üzerinden bir yıl geçmiş olmasına rağmen cumartesi günü başlayan kutlamalarda yine meydanlarda her renkten her ırktan her mezhepten, her düşünceden insanların var olması bizim biraz daha ileriyi yönelik ümitvar olmamıza vesile olur diye düşünüyorum.”

‘FETÖ BAHANESİYLE YIPRATMA ÇALIŞMALARI VAR’

“Burada şunu söylemek istiyorum. FETÖ’den hareketle, FETÖ’yü  bahane ederek, tüm yapılara karşı yıpratmalar başladı. İslami hassasiyeti ön planda tutan birçok sivil toplum örgütlerimizi derdest etmeye çalışıyorlar. Bugüne kadar bu ve buna benzer herhangi bir hain bir darbe girişimi amaçlı kurulan başka bir din ve cemaat görmedim. Onun için insanlarımızı bu konuda çok hassas davranmalarını ümit ediyorum. Türkiye'deki sivil toplum örgütlerindeki dini bir bütünlük içerisindeki Allah'ın dinini emin ellerde öğrenilmesine yönelik yapılan çalışmalara imza atan kardeşlerimize arkadaşlarımıza, vakıflara, derneklerimize, gerçekten biraz daha hassasiyet göstermesini temenni ediyorum.”

Bir gazetecinin sorusu üzerine İslami hassasiyetleri olan sivil toplum kuruluşlarının önyargı ile FETÖ ile aynı kefeye konulmasının  yanlış olduğunu vurgulayan Şahin şöyle devam etti:

“Gerçekten FETÖ benzeri bütün oluşumlara ben de karşıyım. İnsanlar eğer gerçekten bu bölgede huzurun temin edilmesi için, insanlara daha müreffeh bir dünyanın ikram edilmesi için onun ihyası için mücadele ediyorlarsa eyvallah. Hepsinin yanlarındayız. Ama yok devletle barışık olmadığı halde, devlet içerisine bir takım elemanlarını yerleştirerek paralel devlet yapılanması amacı ile bir araya gelen bütün oluşumlara da karşıyız.

Ama ben Malatya’mızda özellikle işin içerisinde olduğum için biliyorum. 1997 yılının 28 Şubat’ı da dahil olmak üzere Malatya’da kök salamadı FETÖ denilen alçak terör örgütü. İslami hassasiyeti olan insanlarımıza tamamen destek amaçlı Allah’ın dinini öğretme amaçlı veya fakirin fukaranın ihtiyaçlarını temin etmeye yönelik faaliyet gösterenlerle bu FETÖ’yü aynı kefeye koymak için bir mücadele edenlerin ve algının olduğunu biliyoruz. Bence bu çok büyük bir yanlış ve büyük bir tehlikedir. Bu bizi birbirimize düşürmektir. Namaz kılan birisi bir yanlış yaptıysa biz bütün namaz kılanları mahkum edeceksek, Cem evine giden yanlış yaptı diye bütün Cem evine gidenleri biz mahkum edecekse bu bizi farklı yerlere götürür. Yanlış yapan birinden hareketle o camianın tamamını dışlamak insafsızlık olur merhamet sınırlarının da ötesine gitmiş olur.

Şu anda Malatya’mızla ilgili açık ve net söylüyorum Meşale konuşuluyor. Meşale dışında da bazı arkadaşlar konuşuluyor. Bakın Malatya’mızda Meşale’nin geçmişinde 1997 yılı 28 Şubat süreci içerisinde devlete yönelik, millete yönelik, bu insanlarımızın kardeşliklerine yönelik atmış oldukları bir şey varsa en başta ben karşı çıkarım. Ama bu arkadaşlarımızın bugüne kadar FETÖ ile uzaktan yakından hiçbir alakası olmamıştır. FETÖ ile alakaları olmadığı halde, geçmişte bu arkadaşlara yönelik bir operasyon yapmaya kalkışanların olduğunu biliyorum ve bunun yanlış olduğunu biliyorum. Bürokraside ve geçmişte bir çok şeyleri gördük ve gerçekten arkasında kumpasların olduğunu gördük. Yıpratma amaçlıdır. Mevzu bahis olan yapılar içerisinde devlete karşı olan, devlete karşı eline silah alan, devletin bir takım kurumlarını ele geçirerek paralel bir yapı oluşturmaya çalışan varsa en önce iplerini biz çekeriz. 1997’nin 28 Şubat sürecinde içinde ben de dahil olmak üzere Malatya’mızda 500’den fazla arkadaşımızı işkencelerden geçirdiler. Birçok davalar açıldı. O davalar açılırken birilerinin eteğine yapışan insanlar bugün kalkıp gerçekten bu konuda rüştünü ispat etmiş olan sivil toplum örgütlerine söz söyleme haklarının olmadığını düşünüyorum. Dün FETÖ elebaşısı için Pensilvanya’ya gidenler orada sıraya girenler, bugün gelip siyasilerin arasına girme bahanesi ile kalkıp da FETÖ’ye engel olan, o gün de bu yapının illet bir yapı olduğunu lanetli bir yapı olduğunu söyleyen insanlara söz söyleme haklarının olmasını ihanet olarak düşünüyorum! Bu tamamen FETÖ ve benzeri yapıların ekmeğine yağ sürmektir başka bir şey değildir. Bir bakıyorsunuz birilerine FETÖ’cü diye bir yafta yapıştırılmaya çalışılıyor. Millet ayağa kalkınca ‘o FETÖ’cü değildi yanlış yaptık. Bunlar DEAŞ’çiydi’ diyecek kadar da zillet içerisinde olduklarını görüyoruz. Yani Malatya’mızda ister Meşale olsun ister şu bu olsun önemli değil eğer bu ülkede huzurun, istikrarın, insanlarımızın daha nitelikli bir halde varlıklarını sürdürmek amacı varsa her türlü yanlarında oluruz. Ama yok milletimizin menfaatlerinin dışına çıkıp da bireysel talepleri hakim kılmaya çalışan kim varsa ilk biz karşı çıkarız. 

VUSLAT HABER

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178