Kumpas mı Var?

Geçtiğimiz günlerde bazı ulusal gazetelerde yer alan “Plaketli Veda” haberinin perde arkasını araladık ve çok çarpıcı detaylara ulaştık. Birileri koruma altına alınırken, birileri eksik bilgi ve dezenformasyon ile ateşe itiliyor.

Kumpas mı Var?

Geçtiğimiz günlerde bazı ulusal gazetelerde yer alan “Plaketli Veda” haberinin perde arkasını araladık ve çok çarpıcı detaylara ulaştık. Birileri koruma altına alınırken, birileri eksik bilgi ve dezenformasyon ile ateşe itiliyor.

12 Nisan 2017 Çarşamba 18:24
Kumpas mı Var?

Akşam gazetesinin kaynağını açıklamadığı ancak HSYK’dan bazı isimleri işaret ettiği haberinde bir fotoğraf paylaşılmış ve bu fotoğraf üzerinden eksik ve yanlış bilgilerle kamuoyu ki buna gazetemiz de dahil ; aldatılmıştı. Öncelikle okurlarımızdan haber kaynaklarımızı iyi seçememekten kaynaklanan eksik veya yanlış bilgilendirmeden dolayı özür dileriz. Gazetenin Muğla muhabiri Muammer Başkan’ın Malatya ile ilgili haber yapması muammasını korurken, haberde ismi geçmeyen ancak fotoğrafta ye alan bazı isimler de kafaları karıştırdı.

O isimlerden biri Turan Kılıç. Kılıç da söz konusu yemeğe katılmıştı ve bu fotoğrafta da görülüyordu. Ancak haberi servis eden Turan Kılıç’tan bahsetmemişti. Üstelik Kılıç FETÖ’ nün darbe girişimine ilişkin Malatya’da görülen davada, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Vedat Koç’un YSK Kale İlçe Başkanı olması sebebiyle katılmaması üzerine 10 Nisan’daki duruşmada geçici olarak mahkeme başkanı olmuştu. Şimdi soru şu; Turan Kılıç ismi gizlenmeye mi çalışılıyordu? Burada tekrar söz konusu yemeğe dönüyoruz. Yemeğe katılan isimler hakim ve savcılardan oluşuyor. Yemeği organize edenin de Vedat Koç olmadığı, Koç’un nezaketen davetli olduğu edinilen bilgiler arasında. 

PLAKET HALI SAHADAN

Haberde ‘plaketli veda’ denilmişti. Buradaki plaketin de yapılan hizmetlere karşılık verildiği gibi bir algı oluşturulmuştu. Bunun da gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Araştırmalarımız neticesinde yemeğin resmi hiçbir tarafının olmadığı ve plaketin de hakim Şahin Tüfekçi’nin bir halı sahada katıldığı futbol müsabakalarına istinaden hatıra niteliğinde olduğu öğrenildi. Bilgi kirliliği bununla da sınırlı değil. Haberde HSYK tarafından ihraç edilen hakim Şahin Tüfekçi’nin ‘Bylock’ kullanıcısı olduğu iddia edilmişti. Elde ettiğimiz bilgilere göre Tüfekçi’nin ihraç gerekçesinin ‘Bylock’ olmadığı, üniversitede öğrencilik yıllarında bir müddet FETÖ ile bağlantılı öğrenci evlerinde ikamet etmesinin gerekçe gösterildiği oldu. 

‘BYLOCK’U TESPİT EDİLEN YILDIRIMOĞLU’NA DOKUNULMUYOR

Hain yapının şeytana pabucunu ters giydiren uygulamalarından biri olan ‘Bylock’; 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında literatürümüze girmiş ve bu kripto uygulamayı kullanan kişilerin örgütün vazgeçilmez mensupları olduğu anlaşılmıştı. Ve bu kripto uygulamayı kullananlar istisnasız tutuklanmıştı. Bunun belki de tek istisnası Malatya TEM Şube Müdürü görevini yürütürken Başkent Ankara’nın TEM Şube Müdürlüğü’ne atanan ve üç gün sonra bu görevden alınan Hakan Yıldırımoğlu oldu. Hakkında yapılan soruşturmalar neticesinde Yıldırımoğlu adına kayıtlı telefon numaralarında ‘Bylock’ tespit edilmiş ve şüpheli Yıldırımoğlu’nun ifadesi doğrultusunda bu telefon numaralarının kardeşi Furkan Yıldırımoğlu tarafından kullanıldığı belirtilerek takipsizlik kararı verilmişti. Kardeş Yıldırımoğlu da gözaltına alınmaya bile gerek görülmeden serbest bırakıldı. FETÖ üyesi olmayanların indiremediği Bylock programı bulunan binlerce şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken Hakan Yıldırımoğlu’na takipsizlik verilmesinin üstüne bu skandala imza atan savcılar hakkında da herhangi bir adli işlem de yapılmadı. 

KENDİSİ SERBEST, KARDEŞİ SERBEST, EŞİ GÖREVDE

Üstelik Yenişafak gazetesinin haberine göre Hakan Yıldırımoğlu 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kendisi adına kayıtlı 20 telefon hattından iki tanesinde bulunan ‘bylock’ uygulamasını uzun süre gizlemeyi başardı veya birilerinin de desteği ile bu gizlendi. Yıldırımoğlu, süreç içerisinde Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü gibi önemli ve kritik bir göreve atandı. Hakan Yıldırımoğlu’nun, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan eşi Müzeyyen Yıldırımoğlu da Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine atandı. Soru işaretleri yumağına dönen Malatya Adliyesi’nden başlayıp Ankara’ya ve hatta HSYK’ya sıçrayan bu olaylar kamuoyu vicdanında bardağı taşırmak üzere. Malatya kamuoyu, İnönü Üniversite’sinden bazı akademisyenlere FETÖ çamuru atılarak yapılan operasyondan itibaren adaletin tesisi için sabırla bekliyor. O dönem üniversiteye yönelik yapılan operasyonda başta dönemin TEM Şube Müdürü Hakan Yıldırımoğlu gibi şaibeli isimlerin olması, ilgili kurumların ve yetkililerin gerekeni yapmaları konusunda acil bir gereklilik ve mecburiyet doğurmuştur. Bütün bu yaşananlar gösteriyor ki FETÖ üzerinden devletin kurumlarını ve toplumu dizayn etmeye çalışanlar var. Bunlar kendilerine rakip olarak gördüklerini FETÖ’cü veya o hain yapıya yardım ediyor gibi gösterirken, kendinden gördüklerinin ‘Bylock’unu dahi gizleyebiliyor. Ortada bir kumpas, tuzak var mı? Cevabını siz verin. Ama unutmayın adaletsizlik üzerine kurulan bu tuzaklar kuranın/kuranların başına yıkılacaktır. 
 

VUSLAT GAZETESİ

Anahtar Kelimeler:
FetöAkşamPlaketli Veda
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner202

banner199