3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü geride bıraktık. İnsanlar ya doğuştan ya da sonradan “engelli” olabilirler. Engelli bireylerin bir kısmı doğuştan, bir kısmı da sonradan meydana gelen trafik ve iş kazalarıyla veya yangın, sel, deprem gibi afetler ile engelli olabiliyorlar. Hani hep denir ya “Engeller bedende değil, zihinde başlar” diye. Sonuna kadar katılıyorum ve hemen yazımın başında altını kalın çizgiyle çiziyorum.
Engelliler Allah katında özel, seçilmiş ve imtihanda olan insanlardır. Onların en büyük engeli aslında kendi vücutlarında olan engel değildir. Önlerine çıkan fiziki engellerin haricinde en büyük engel sevgisizliktir.
Engellilerin sorun ve sıkıntılarını sadece 3 Aralık’larda değil, devamlı konuşmak lazım. Yıllar önceye göre şu gün elbette devletin sunduğu imkânları görmemezlikten gelemeyiz. Ama yok mu? Elbette hala yaşanan sorunlar tabi ki var.
2005 yılında çıkarılan Engelliler Yasası doğrultusunda belediyeler başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına, yaya geçitleri, resmi yapılar, yeşil ve spor alanları gibi alt yapıların engellilerin erişilebilirliğine uyumu için verilen süre 7 Temmuz 2015’te sona erdi. Ama ne yazık ki hala engelli vatandaşların kapısından içeri dahi giremediği kamu kurumları var.
Malatya’da yaşan bir vatandaş olarak bu şehrin yüzde 80 oranında engelsiz bir şehir olduğunu düşünüyorum. O yüzde 20’lik oranın düşmesi içinde her geçen gün yeni çalışmalar ve düzenlemeler yapılmıyor değil.
Malatya Büyükşehir Belediyesi, engellilerin rahatlıkla erişebileceği alanda sosyal, kültürel, sportif anlamda hem birbirileriyle hem de kentle ilişki kurmalarını sağlamak amacıyla Engelsiz Spor ve Yaşam Merkezi Projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu proje, Malatya’da yaşayan engellilerin uzun yıllardır beklediği bir proje.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, geçtiğimiz günlerde engellilerle bir araya geldiği bir programda yaptığı açıklamada, “Engelsiz Yaşam Merkezi için Aralık ayı içinde birinci kısmın ihalesini yapacağız. İnşallah tamamının ihalesini de 2017 yılının başlarında yapmış olacağız. 2017’de büyük bir kompleksi, Engelsiz Yaşam Merkezini, engellilerimizin her alanda istifade edeceği bir tesisin temelini atmış olacağız” demişti.

Malatya’da yaşayan engelli vatandaşların bizlere ilettiği sorunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle tüm engellilerin ortak talebine değineyim; en az ayda bir gün ilin dinamikleri ile (milletvekili, vali, belediye başkanları, STK temsilcileri, basın) bir araya gelmek ve sorunlarını, taleplerini birinci ağızdan dile getirmek istiyorlar. Engellilere uyumlu belediye otobüslerinin sayılarının artmasını, otobüs şoförlerinin de engellilerle diyaloglarını daha iyi tutmalarını istiyorlar. Malatya’daki kaldırımların büyük çoğunluğu engellilere uyumlu ancak kaldırım rampalarının önüne park eden araçların cezalandırılmasını istiyorlar. Kendi çektikleri fotoğrafların emniyet tarafından değerlendirilmeye alınmasını istiyorlar. Devlet hastanesinden engelli raporu alabilmeleri için kendilerinden 200 TL para talebinde bulunulduğunu ifade ediyorlar. Zira, Resmi Gazete’de yayımlanan 2002/3654 sayılı kararnamede “sağlık kurumları engellilerden rapor için para talep etmeyecek, sadece özel durumlar için alınan raporlarda para talebi olacak.” İfadesi yer alıyor. 2022 sayılı yasa ile verilen engelli maaşlarının kesildiğini belirtip, kesilen maaşların geri verilmeye başlamasını istiyorlar. Akülü sandalye raporu almanın oldukça zor olduğunu belirtiyorlar. Medikal malzeme için devletin verdiği katkıyı yetersiz buluyorlar. Sesli trafik ışıklarının Malatya’da yaygınlaşmasını talep ediyorlar. Kaldırımlardaki görme engelli kılavuzlarının yaygınlaşmasını, eksik olan yerlerin tamamlanmasını istiyorlar. Otizmli çocukların sosyal faaliyetlerine ailelerinin de dahil edilmesini bekliyorlar. Aileler, özel rehabilitasyon merkezlerinin okul haline gelmesini ve ders saatlerinin arttırılmasını istiyor. Malatya Devlet Hastanesi’ndeki bazı engelli WC’lerinin kapılarının kilitli olduğunu, içlerinde temizlik malzemelerinin olduğunu söylüyorlar. Yine devlet hastanesinde engellilere refakatçi konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirtiyorlar. Hürriyet Parkı’ndaki engelli lavabolarının kapılarının içeri açıldığını aslında doğru olanın dışarı doğru açılması olduğunu ifade ediyorlar. Çevreyolundaki üst geçitlerdeki asansörlerin sık sık çalışmadığını söylüyorlar. Birçok caminin engelli ibadetine uygun olmadığını belirtiyorlar. Camilerde manüel tekerlekli sandalye bulundurulmasını talep ediyorlar. TOKİ bölgesinde yaşayan engellilerin kış aylarında buzlanmalardan dolayı çok zorluk yaşadığını belirtip, en azından kış günlerinde belediye otobüslerinin durak haricinde evlerine yakın bölgelerde engelli yolcu indirme yapmasını istiyorlar…

Bana iletilenler şimdilik bu kadar. Elbette daha fazlası vardır. Şüphesiz ki devletimizin engellilerin daha iyi şartlarda yaşaması bakımından almış olduğu önemli tedbirler de var. Ben inanıyorum ki bundan sonra yapılacak yeni düzenlemeler ile engelli bireyler daha iyi yaşam şartları bularak, huzurlu ve mutlu bir şekilde eğitimden sağlığa, spordan kültür sanata kadar bir çok alanda hayata dahil olacaklar.
Yazımı; ilk başta ifade ettiğim gibi “Engeller bedende değil, zihinde başlar” sözüyle tamamlamak istiyorum.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner175

banner176