Malatya’da Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne 2016 yılı sonu itibariyle kayıtlı 32 bin 682 işsiz bulunuyor. Bunların ez az yüzde 20’sinin şuan çalıştığını ve daha nitelikli bir işte çalışmak için sisteme kaydını yaptığını düşünüyorum. Edindiğim bilgilerde bunu destekliyor. Zira hemen kayıtlı işsizlerin eğitim durumlarına bakalım; 32 bin 682 kayıtlı işsizin yüzde 0,8’i okuryazar değil, yüzde 1,2’si okuryazar, yüzde 50,4’ü ilköğretim mezunu, yüzde 26,6’sı lise mezunu, yüzde 9,9’u ön lisans mezunu, yüzde 10,9’u lisans mezunu, yüzde 0,3’ü yüksek lisans mezunu, yüzde 0,1’i ise doktora mezunu. Malatya’daki kayıtlı işsizlerin yüzde 2,4’ünün engelli, yüzde 0,5’inin de eski hükümlü olduğunu belirteyim. Bir başka bilgi ise Malatya’da işsizlerin yüzde 60,1’i erkek, yüzde 39,9’u kadın. İşsizlerin en yoğun olduğu yaş aralığı ise 20-24. Peki, neden Malatya’da bu kadar fazla gencimiz işsiz veya iş bulamıyor.

Son açıklanan rakamlara baktığımız zaman Türkiye’de işsizlik rakamı 11,8. Malatya, Türkiye geneli rakamın altında bir işsize sahip. Yani Malatya’da işsizlik oranı yüzde 8. İşsizlik sadece Malatya’nın değil ülkenin hatta dünyanın sorunu. Bugün çarşıda pazarda kime sorarsanız sorun “ülkenin en büyük sorunu nedir?” vereceği ilk cevap işsizliktir. Ben Türkiye'deki sorunun işsizlik değil, “mesleksizlik ve iş beğenmemezlik” olduğunu düşünüyorum.

Yukarıda belirttiğim üzere en fazla gençler işsiz. Çünkü gençler aldıkları eğitimlerine uygun iş arıyorlar. Zira onlara eğitim süreçleri boyunca “iyi bir iş sahibi olun” denmiyor, sadece “okuyun” deniyor. Büyüklerin tabiri ile yukarı tırmanmak için eğitimden başka yol yok. Gençlerde ne yapsın aldıkları eğitime uygun işler istiyorlar. Ama olmuyor. En fazla da eğitimli işsizler geziyor her yerde.

Hükümet her dönem yeni yeni teşvik paketleri çıkarıyor. Tek amaç ekonomiyi güçlendirmek, istihdamı arttırıp işsiz sayısını azaltmak. Ama işsiz hala var hala var. Türkiye'nin dört bir yanındaki binlerce işletme çalıştıracak eleman bulamama sıkıntısı yaşıyor. Sanayi esnafı çırak bulamamaktan yakınıyor. Özellikle küçük işletmelerde durum daha vahim. 3-5 personel çalıştıran esnaf kesimi asgari ücret dahi vermek istemiyor çalışanına. Durum böyle olunca bir ay çalışan gencimiz hemen işten çıkıyor. Bir ay önce gittiğimiz bir giyim mağazasına tekrar gittiğinizde farklı bir çalışanla karşılaşıyorsun. Seninle daha önce ilgileneni sorduğunda “o işten ayrıldı” cevabını alıyorsun. Asgari ücret bile alamayan çalışan daha büyük işletmelerde çalışma isteği ve çabası ile hemen işten ayrılıyor. Ülkemizde nitelikli eleman sayısı da yeterli düzeyde değil. Daha da acısı kurumların düzenlediği nitelikli eleman kurslarına ilgi gösterilmiyor. Meslek edinmek istemeyen, hiçbir niteliği olmadan iş bulmaya çalışanlar doğal olarak iş bulamıyor. Böylece artık “ne iş olsa yaparım” devri sona ermiş durumda.

Konuyu Malatya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Vahap Toman’a sordum. O da Malatya’da iş beğenmemenin çok fazla olduğu görüşünde. Kendilerine başvuran gençlerin sanayi (fabrika) işi istemediğini, daha az yorulacakları işler istediklerini söylüyor. İşsizlerin taleplerinin daha çok belediyeler, üniversite ve hastane olduğunu belirtiyor. Ama şunu da ekliyor, gerçek manada ekmek parası için ne iş olsa yaparım diyenler ve verilen işte yıllardır çalışanlarda yok değil.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178