“Akçadağ’da bulunan Sultansuyu Harası, 1865 yılında “Sultansuyu Çiftlikatu Hümayun” adı ile kurulmuştur. Ordunun binek at, keçe, yapağı v.b. hayvansal ürün ihtiyaçlarını karşılama görevini 1908 yılına kadar sürdürmüştür. Meşrutiyet’in ilanından sonra Çiftlikatu Hümayun lağvedilerek hazineye devredilmiş, 1915 yılına kadar halka yarıya vermek suretiyle işletilebilmiştir. 1915 yılında halen hara merkezi olan Aziziye Kışlası ve civarındaki 500 dekarlık arazide bir tay deposu kurulmuş ve ilk defa HARA ismini almıştır. Bu kuruluş 1924 yılında feshedilerek, yerine topçu alayı kurulmuştur. 1928 yılına kadar hizmetini sürdüren topçu alayı buradan kaldırıldıktan sonra Doğu ve Orta Anadolu vilayetlerinin, at ıslahı ve aynı zamanda çöl karakterine sahip safkan Arap atı yetiştirerek, bu suretle memleket atlarının kan değişikliğini sağlamak, aynı zamanda ordunun ihtiyacı olan hafif süvari bineği atı yetiştirmek amacıyla 1928’de “Sultansuyu Harası” kurulmuştur. Halen Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nce işletilen hara, safkan Arap atlarıyla ünlüdür.” 
Kaynaklar Sultansuyu Harasının kuruluşunu böyle özetliyor.
Hafta sonunda Bursaspor-Yeni Malatyaspor maçını Hara’da izlemek için arkadaşlarla birlikte hazırlık yaptık. Battalgazi Halitağa Çiftliğinden Abdullah Adak dostumuz Kararakaya Barajına ağ attı yakaladığı Turna, sazan ve alabalıkları gönderdi. Hara’nın müdavimi Ali Cengiz, tavuk pirzola takviyesi yaparak Hara’da mangalı ateşleyip maç saatini bekledik. Ziyafetin ardından maç keyfini alınan bir puan sevinciyle yaşadıktan sonra bir sonraki deplasman için yine Hara’da toplanmak üzere sözleştik. 
Hara’ya gelmişken safkan arap taylarını görmemek olamazdı. Tayların doğum vakti başlamıştı, Haziran ayına kadar doğumlar sürecek.
İhsan Akhun Tavlasında yeni doğan tayların nasıl soy kütüklerinin hazırlandığını ve ne kadar itina ile beslendiklerini dinliyoruz. Yeni doğan tayların DNA testi yapılarak soy kütükleri tutuluyor. Ocak’ta başlayan Haziran ayına kadar süren doğumlarda yeni doğan taylar yetiştiriliyor. Diğer taraftan ise bir yıl önce doğan taylar özel olarak büyütülüyor. Yeni doğan taylar annelerinden süt emerken, babalarının bulunduğu tavlaya doğru gidiyoruz. 
Ne yarışlar çıkarmıştılar, Hipodromlarda at meraklıları onların isimlerini ezbere sayarlardı. Yarışlara “Altın Nal” izlerini bırakmışlardı. Ama onlarında emeklilikleri gelmiş Hara’da damızlık olarak kadrolu olmuşlardı. Efsaneleşen Özgünhan, Onurkaan, Ateştopu ve Gobakbey, Tümözbey, Ateştopu, Ufukbir, Karayağız, Özduran, Yelgeçen, Kafkasşahı, Tıgres Lıght emekli kadrosuyla damızlık görevinde idiler. Havuç ikram ederek öz geçmişlerini Ali Cengiz’den dinledik. 
Çıkınca düşünmeden edemedik.
Haramız var, Atlarımızın en alası ve şahı var. Yerimiz var, imkanımız var. 
Yahu Malatya’ya bir Hipodrom yapmak bu kadar mı zordu:
İsmet Paşa’dan başlayarak Turgut Özal’a kadar sayısız devlet adamı yetiştiren Malatya…
Bir zamanlar CHP’ye ANAVATAN ve AK Partiye kale olan Malatya.
Dünyanın en iyi yarış atlarını yetiştireceksin, onları Hipodromlarda koşturacaksın, milyonlarca lira kazandıracaksın ve o atların yetiştiği Malatya’ya bir Hipodrom yapılmasını çok gereceksin.
Sultansuyu gibi Hara ve orada yetişen atlara sahip olmayan İstanbul-Veliefendi, Adana-Yeşiloba, Ankara-75.Yıl, Bursa-Osmangazi, İzmir-Şirinyer, Kocaeli-Kartepe, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Elazığ’da Hipodromlarda Malatya’nın tayları koşar, yarışır ve para kazandırır. 
Malatya ise bakar… 
Koşan atların başarısıyla avunur.
Oysa Akçadağ ilçesine artık bir Hipodrom yapılmasının zamanı gelmiştir. Bakanımız Bülent Tüfenkci her hafta Malatya’da koşturuyor, ziyaret ediyor konuşmalar yapıyor.
Ama artık Malatya’nın rüyası hakline gelen Hipodrom konusunda da ciddi ve önemli adımları atmasını bekliyoruz. 
Yapılacak Hipodrom Akçadağ ilçesini cazibe merkezi yapar. At meraklıları Malatya’ya akın eder, hem yarışlara katılır hem de Sultansuyundaki Hara’da yetiştirilen atlara talip olur. Atlarıyla, seyisleriyle, jokeyleriyle Malatya’yı yol ederler. Yarış severlerin ilgisini çeker, her yarış öncesi Malatya panayıra döner.  
Hipodrom Malatya’ya kazandırır. 
Bu nedenle Hipodrom Malatya’nın bir rüyası değil hakkıdır.
O hakkı almak için hepimize görev düşüyor…
Malatya’ya bir hipodrom yapılmalıdır…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155