İlk mazlum olarak söyleyebileceğiz Habil Kabil tarafından öldürülmüştü. Kabil Habil’i çekememiş; içindeki kin ve nefreti kardeşini öldürerek dışarı kusmuştu. Allah onun kurbanını kabul etmemişti. Kabil tamamen haksızdı. O günden bu güne haksız zalimler masum mazlumları ezmeye devam ediyorlar. Mazlum üzgün ve çaresiz kurtuluşu sadece Allah’tan beklemektedir. Zalim gününü gün etmeye, zevk-ü sefa sürmeye devam ediyor. Aslında bu yaşam tarzıyla mazlum bu tarafta temizlenirken zalim de kirlenmeye devam etmektedir. Zalim farkında ya da değil nefsine zulm etmekte ve sonunda azap cezasını görecektir. Madem zalimler cezalarını görmeden masumlar da mükafatlarını görmeden bu dünyadan çekip gidiyorlar demek bir mahkemeyi kübra vardır. Onlar bunu yok saysa da kendilerini bekleyen acı azabı geriye çeviremeyeceklerdir. 

Belki birçok kişi kendini mazlum kabul edebilir. Birçok kişi kendine göre haksızlığa maruz kalmış olabilir. Ama bir tarafta mazlum varsa karşı tarafta da zalim vardır. Aslında zalimin mazlumdan rahatsız olmasının en büyük nedenlerinden biri zalim mazlumun kendi koltuğunu elinden alacağını düşünmesi ve onu çekememesidir. Bu korkuyla zalim mazlumu yok etmeye ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Böyle bir ortamda mazlum üzgün ve çaresiz olsa da aslında psikolojisi zalimden daha iyidir. İçi rahat, uykuları daha düzenli rüyaları müjde doludur. Buna karşın zalim öfke kusmakta, yalancı gülücükler vermekte, üzerinde sürekli bir korku hali bulunmaktadır. Mazlum haktan yana olduğunu bildiği için zindan da dahi olsa bahtiyardır, zalim saraylarda da olsa bedbahttır, talihsizdir. 

Masumda derin bir hüzün, rikkat-kalp hassasiyeti ve itminan (kalbi güven) duyguları vardır. O en bu yaşadıklarının tarihin tekerrür eden hadisesi olarak görür. Tarihin her döneminde hakkı temsil edenler zorluklar yaşamıştır. Hz Yusuf gibi zindanlara atılmış. Hz Muhammed gibi taşlanmıştır. Göç etmek zorunda bırakılmış yurtlarından ve yuvalarından ayrılmışlardır. Öz yurdunca garip öz vatanında parya muamelesi görmüşlerdir. Ve bunu yapanlar tek bir zalim gibi görünse de aslında zalim olan toplumun ta kendidir. Belki kendi toplumlarıdır. Kadir kıymet bilmeyen insanların fazla olduğu zalim topluluklar yine kendilerinden olan mazlumları bir kaşık suda boğmuşlar. Kabil gibi özkardeşlerini katletmekten çekinmemişler. Kaldi ki zulüm öldürmekten de şedidtir. Tarih yine şahiddit ki kaybeden yine zalim topluluk olmaktadır. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155