İnsanlık Tarihinin Devirleri:
1- Peygamberler Devri: Hz. Adem'den Hz. Muhammed'e kadar...
2- İmparatorluklar(Krallar- Hanlar- Padişahlar) Devri: Hz. Muhammed'ten Fransız Devrimine kadar...
3- Demokratik Ulus Devletler- Toplumlar Devri: Fransız Devriminden Günümüze...
4- Bireyler Çağı: Gelecek Çağ...

***

Müslümanlar ne yapıyor?

Müslümanların; yeni bir dünya kurmak, imar etmek ve zulümden kurtulmak için pratik- gerçeklik- zaman ile uyumlu bir hakikat ve pratik inşa etmeleri gerekiyor.
Müslümanlar henüz tevhid, hakikat, adalet, emek ve özgürlük merkezli yeni teori ve pratiği inşa edemediler.
Bunun yerine Müslümanlar; Sünnicilik, Şiicilik, Bölgecilik, Türkçülük, Kürtçülük,Arapçılık, Farsçılık, Mezhepçilik, Kapitalistçilik, Sosyalistçilik, Liberalcilik, Yalancılık, Adaletsizlik, Cehaletçilik, Tarikatçılık yapıyorlar.
Bunları yaptıkça; ne yerli zalimlerin, ne de küresel zalimlerin zulümlerinden kurtulamayız.

***

Mülk Kimin?

“Hayır! O alevden bir ateştir. Deriler kavurur, soyar. Kendine çağırır; sırtını dönüp gideni.
Mal toplayıp kasada yığanı.” (Mearic- 15- 18)
Seyyid Kutub tefsirinde bu ayeti yorumlarken şöyle diyor:
"Bu surede, önceki "Hakka" ve "Kalem" surelerinde küfür, Allah'ın ayetlerini yalanlama ve Allah'ın emrine karşı gelmenin yanısıra ısrarla iyiliğe engel olmaktan, yoksulu doyurmaya teşvik etmemekten, mal yığıp kasalarda toplamaktan söz edilmesi, İslam davasının Mekke ortamında küfür, yalanlama ve sapıklığın yanısıra cimrilik, mal hırsı ve açgözlülük unsurlarını da barındıran özel durumlarla karşılaştığını ortaya koymaktadır."
Küfür- Kafir demek sadece akıllara ezberlenmiş şekliyle Allah'ı inkar değildir. Müslümanlar içinden "Mal toplayıp kasada yığanı." olanlarda küfür üzeredirler.
Mal toplayıp kasada yığanlar; Kimler?
İşletmelerde elde ettikleri karları üst üste yığanlar… Bankalarda mevduat biriktirip faizden kar umanlar… Yastık altına, kollarına, boynuna altın yığanlar… Gayrimenkul yatırımı adına evler, katlar, villalar çoğaltanlar… Araba- binek ihtiyacı adına israfı aşan hadsizlikle- gösterişlilikle araba çoğaltanlar- model yenileyenler… Borsada kar hırsıyla entrikalarla para çoğaltanlar… Maaşından biriktirdiği paralarla yeryüzünde sahte cennet hayalini kuran özel- kamu görevlileri, askeri, sivil ve yargı bürokratları… Hayat boyu eşya alma- değiştirme yarışı içinde olanlar...
Toplum- millet- topluluklar kendilerini hak- hakikat- adalet- tevhid ölçeğinde kendilerini değiştirmeleri, tarihsel dönüşümün- değişimin temelidir.
Sadece ve her daim yönetenlerin- hegamonyacıların- ceoların- başkanların- oligarkların değişimini istemek, kendi değişimini ise ertelemek- gevşetmek- savsaklamak, beklenen değişimi hiç bir zaman getirmeyecektir.

***

Halkın Gündemi

Bilinçli Dindarlık iddiasında bulunanlar ve diğer yeni bir dünya Türkiye kurma iddiasında olanlar gündem olarak sadece siyasi konuları gündemlerine taşıyorlar. Siyasi egemenlerle yapılan mücadele kadar Halkın dini- ahlak- yaşayışına hâkim olan algı- anlayışlarla mücadele etmiyorlar. Halkı karşısına almamak, onun sırası gelmedi diyerek şirk- kötü- yanlış- çirkin olan hal- hareketlerle mücadele etmeyi öne çıkarmıyorlar.

Mesela; her gün insanların çeşitli sebeplerle birbirlerine karşı yaptıkları zulümlere ses çıkarmıyorlar. Aile içi- dışı, toplum içinde katliam gibi haberlerin geçmediği haber bülteni yok. Ve her alanda zulme binlerce örnek... Sanılıyor ki sadece siyasi hâkimiyet alanının düzenlenmesi bütün işleri yoluna koyacak.
İngiltere, Fransa ve Almanya'da olduğu gibi siyasi düzen işleyecek ama insanlığın işleri yoluna girmeyecek ve daha köklü yıkımlar bizi bekleyecek. Siyasi yönetim dönüşümü ile halkın derin kodlarının dönüşümü birlikte olmalıdır.

***

Hakkın Dini… Halkın Dini…

Halkın dinine karşı olmak başka... Hakkın dinine karşı olmak başka... Her Halkın dinine karşı olanlar Hakkın dinine karşı değillerdir. Halkın dini ile Hakkın dini çok az yerde buluşuyor.
Hakkın dinini her daim tercih ederek Halkın dinindeki tevhidi damardan beslenen tecrübeleri almak lazım...

***

Umut kimde?

Müslümanlar insanlık için henüz liman- kurtuluş- çıkış- arınma merkezi- yeri- kutbu olarak görülmüyorlar. Kim görebilir ki... Dünyada şu anda yaşayan Müslümanları takip eden bir insan nasıl bir tablo ile karşılaşırlar?

Pakistan, Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Filistin gibi ülkelerin insanları Kabe'de namazda aynı safta, ama ülkelerine döndüklerinde İslam adına birbirlerini boğazlamaktalar...
Çatışma görünmeyen- savaş olmayan ülkelerde halklar baskı ile kontrol edilmekte, en küçük eleştiri yok olmayı- edilmeyi getirmektedir.
Ekonomik- siyasi güç adilce paylaşılmamakta, Allah'ın ayetleri mızrakların ucuna takılmış- silahların namlularına sürülmüş haldedir.
Hangi insanlık bu örnekliği yaşayan bir dini kurtuluş vesilesi görebilir?

Ancak; Münafıklara rağmen... Ruhları satılmışlara rağmen... Arkadan vuranlara rağmen... İçleri fitne planları dolu olanlara rağmen... Cahillere rağmen... Şeytan ve dostlarına rağmen... Allah'ın sözlerini değiştirenlere rağmen... Ve Ebu Cehil kıtalar dolaşırken, Muhammediler var oluşun büyük savaşını vermeye devam ediyorlar...

***

Dua...

İnsanlığın kurtuluşu, nefislerin arınması, rahmet ikliminin gönülleri kuşatması, alemi kuşatarak emanete sahip çıkması, İnsanın Allah ile konuşması, hakikati elde etmesi, barışa bir adım daha yaklaşması için...

Dua... Dün Dua… Yarın Dua… Şimdi Dua… Hep Dua…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178