Her hafta birkaç madde altında işlediğimiz Müslüman’ın Şahsiyeti başlıklı yazı dizimize kaldığımız yerden devam ediyoruz:
31) Müslüman Cenazede Bulunur
Takva ehli ve şuurlu Müslüman Rasûlullah’ın (s.a.) emrine uyarak cenazelerde hazır olur ve onları yolcu eder.
"Müslüman’ın Müslüman üzerindeki hakları beş tanedir: Selâm'a cevap vermek, hasta ziyareti, cenazeleri yolcu etmek, davete icabet etmek ve hayır dua etmek, hapşurduğunda (yerhamukellah demek)." (Buhari, Müslim).
Cenaze uğurlamasında da doğru olan İslâmî yoldan ayrılanların meşgul olduğu bidatlardan sakındırmak suretiyle doğru yolu öğreterek onların, cenaze uğurlama ve donanımıyla meşgul olmalarını temin eder ve ölüm acısını hafifletmek için cenaze sahipleriyle ilgilenir. Eğer ölüm anında iken hastanın yanındaysa ve onun son nefesinde olduğunu görürse, ona Rasûlullah’ın (s.a.) hadisiyle amel ederek ona "Lailaheillallah "ı telkin eder:
"Ölülerinize lâilaheillallah'ı telkin ediniz. "(Müslim).
Ebu Hüreyre'den (r.a.) Nebi’nin (s.a.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
"Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor: Dünya ehlinden sevdiği birisinin ruhunu kabzettiğim zaman sabredip ecrini Allah'tan bekleyen mümin kuluma mükâfat olarak cennet vardır." (Buhari).
“Bir müslüman vefât ettiğinde, Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmayan kırk kişi cenâze namazını kılarsa, Allah Teâlâ o kişileri, cenâze için şefaatçi kılar”.» dedi. (Müslim, Cenâiz, 59)
32) İyiliğe Teşekkür ve Mukabele Eder
Ahlâkı güzel Müslümanın güzelliklerinden biri de iyiliği inkâr etmeyerek karşılığını vermesidir. Ona teşekkür eder, unutmaz. Ve şu hadisle amel eder:
"Kim Allah için size sığınırsa, onu himaye ediniz. Size bir iyilik yapana mukabelede bulunun." (Ebu Davud, Neseî, Ahmed).
İyiliğe teşekkür, bu dinin teşvik ettiği Müslüman’ın bir borcudur. Yoksa arzu ve isteklerin hâkim olduğu, menfaat ve maslahat icabı yapılan ikiyüzlülük değildir.
Hatta insanlara yaptıkları iyilikten dolayı teşekkür etmedikçe, Allah'a şükrün de tam olarak tahakkuk etmeyeceğini açıklamıştır. İnsanlara iyiliklerine karşı teşekkür edemeyen kimsenin Allah şükrünü kabul etmez. İyilik yapanın gönlünü almak için ona bir kelime söylemeyen Allah'a ne kadar şükrettiğini söylese de hakkıyla şükredemez. Çünkü iyiliği inkâr etmiş ve teşekkürde bulunmamıştır. Nefislerdeki iyilik pınarlarının kuruması için çalışmıştır. Bu hususta Rasülullah (s.a.):
"İnsanlara teşekkür etmeyen Allah'a da şükredemez." (Buhari, Edebil ’l-Müfred)

33) İnsanlarla İyi Geçinir ve Onlara Karşı Hoşgörülüdür
İnsanlara karışıp onların ezasına sabredenler, insanlara karışmayıp ezalarına sabretmeyenden daha hayırlıdır." (Buhari, Edebii’l-Müfred).
Rasûlullah (s.a.) ve ondan önceki peygamberler insanların anlayışsızlıklarına ve basitliklerine sabrederlerdi. Davetçilerin sabrı tükenip göğüsleri sıkıldıkça, Peygamberimiz’in (s.a.) sabrını gösteren örneklere de ihtiyaçları artar.
O büyük sabır örneklerinden birisi, Buhari ve Müslim'in rivayet ettiği şu haberdir:
Peygamber (s.a.), bir gün her zaman yaptığı gibi bir taksim yaptı, Ensar'dan biri:
Vallahi bu taksimat Allah azze ve cellenin rızasına uygun değil, dedi. Bu haksız söz Rasûlullah'm (s.a.) kulağına gidince çok üzüldü. Yüzünün rengi değişti ve gazaplandı. Sonra da:
"Musa (a.s.) ondan daha ağır eziyet gördü, yine de sabretti." buyurdu.

34) Hayra Delâlet Eder
Hayra delâlet eden kimseye, onu yapanın ecri gibi ecir vardır."
(Müslim, Ebu Davud, Tirmizi).
Böyle olduğu için Müslüman, hayrı kendisine has kılmayacaktır. Çünkü hayrı yapmak da göstermek de aynıdır. Gösteren de yapanın sevabını alacaktır. Bunun için de toplumda hayrı yaymak gibi yüksek bir fayda vardır.
35) Zorlaştırıcı Değil, Kolaylaştırıcıdır
Şuurlu ve takva sahibi Müslüman kolaylaştırıcıdır. Zorlaştırmayı bilmez. Çünkü Müslümanların meziyeti her işe kolaylıktır. Allah'ın kullan için razı olduğu da budur:
"Allah sizin için kolaylık murad eder. Size zorluğu murad etmez." (Bakara, 185).
Hadis-i şerifler de kolaylaştırmayı teşvik ve zorlaştırmayı nehyetmiştir:
"Öğretiniz, kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Biriniz hiddetlendiğinde susun." (Buhari, Edehül-Müfred).
İşleri zorlaştırmaya kalbinde eğrilik, tabiatında şiddet ve terbiyesinde noksanlık olan kimselerden başkası yaklaşmaz. İslâm terbiyesiyle edeplenmiş biri zorlaştırmayı bilmez, işleri engellemeye ve insanların menfaatlerine halel getirmeye çalışmaz. Bunları yaparken de Hz. Aişe’nin (r.a.) Rasûlullah'ı (s.a.) anlatan şu hadisini unutmaz ve ona tâbi olur:
"Rasûlullah (s.a.) iki şey arasında serbest bırakılınca, günah değilse, kolayını tercih ederdi. Eğer onda bir günah varsa, ondan en fazla o kaçardı. Rasûlullah (s.a.), Allah'ın haram kıldığı şeyler çiğnenince, Allah için intikam almanın dışında, kendisi için asla intikam almamıştır." (Buhari, Müslim).
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194