Her hafta birkaç madde altında işlediğimiz Müslüman’ın Şahsiyeti başlıklı yazı dizimize kaldığımız yerden devam ediyoruz:

24) Müslüman İnsanlara Fayda Teminine ve Onlardan Zararı Defetmeye Çalışır :

İslâm terbiyesiyle yetişmiş bir Müslüman, toplumda insanlara fay­dalı olan şeyleri yapmaya ve insanlara zarar verecek şeyleri de engel­lemeye gayret eder. Çünkü hak, hayır ve fazilet ilkeleriyle yetiştirilmiş olan Müslüman, topluma faydalı, faal ve yapıcı bir unsur olur. Bir hadisi şerifte Allah Rasulü : "Her Müslümanın sadaka vermesi gerekir." diye  buyurunca:

Bulamazsa ne yapar? denildi. O da cevaben:

"Eliyle çalışır kendine fayda verir ve sadak verir."

Buna gücü yetmezse ne yapar? denildi. Bu sefer:

"Şiddetli ihtiyaç sahibine yardım eder." dedi.

Buna da gücü yetmezse ne yapar? denildiği zaman:

"İyiliği veya hayrı emreder" cevabını verdi.

Buna da gücü yetmezse ne yapar? denildi. Bunun üzerine Efendimiz:

"Şerri terk eder. Çünkü o da sadakadır."buyurdu (Buhari, Müslim).

Müslüman’ın insanlara faydalı olması; onların işiyle ilgilenmesi, onlara menfaat sağlaması ve gelecek zararları defetmesidir. İslâm toplumunda fertlerin özelliği, kar­deşlerine daima fayda kazandırmaya çaba sarf etmek olmalıdır. Rasûlullah (s.a.) şöyle buyuruyor.

"Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve ondan yar­dımını esirgemez. Kim bir kardeşinin ihtiyacını görürse, Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir Müslümandan bir üzüntüyü giderir­se, Allah da ondan kıyamet gününde o günün şiddetini giderir. Kim bir Müslümanın (ayıbını) örterse, Allah da kıyamet günü onun (ayıplarını) örter:" (Buhari, Müslim).

"Kim bir Müslümanın dünya üzüntülerinden birini giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki üzüntülerini giderir. Zor durumdaki birine kolaylık gösterene Allah dünya ve ahirette kolaylık gösterir. "(Müslim).

Kim kardeşinin bir ihtiyacını gidermek için yürürse bu onun için on senelik itikaftan daha hayırlıdır. Kim Allah için bir gün itikafa girse, Allah onunla ateş arasında üç hendek koyar. Her hendeğin arası doğu ile batı arasındaki mesafeden daha uzaktır." (Taberani).

“Allah'ın kendine nimet verip nimetini tamamladığı kula insanlar muhtaç olur da o bundan sıkılırsa (zoruna giderse) o nimeti yok ol­maya maruz bıraktığı muhakkaktır." (Taberani).”

“Yol üzerinde Müslümanlan rahatsız eden bir ağacı kestiği için cennette (nimetler içinde) bulunan bir adam gördüm." (Müslim).”

25) Müslüman, Müslümanların Arasını Yapmaya Çalışır :

Müslümanların işiyle ilgilenerek onlara fayda temin etmesinin ve zararı defetmesinin çeşitlerinden biri de eğer aralarında anlaşmazlık varsa, onların arasını bulmaktır. Ara bulmak konusunda geçerli olan dinî hükümler bu sayfalara sığmayacak kadar çoktur. Şu ayet-i kerime de bunlardan biridir:

“Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştir. Öyle ise dargın olan kar­deşlerinizin arasını düzeltiniz. Allah'tan korkun ki, size acısın.” (Hucurat, 10).”

İnsanların arasını düzeltmek için birbirlerinden nefret etmiş nefisle­ri yumuşatmada serbest şekilde konuşmaya Rasûlullah (s.a.) izin ver­miş ve bunu haram olan yalandan saymamıştır. Ümmü Gülsüm binti Ubke b. Ebi Muaym (r.a.) rivayet ettiği hadiste bunu görüyoruz. Ümmü Gülsüm şöyle diyor:

Rasûlullah (s.a.) şöyle buyururken işittim:

"İnsanların arasını bulup hayır haber götüren veya hayır söyleyen yalancı değildir." (Buhari, Müslim).

26) Müslüman, Hakka Çağırır :

"Vallahi Allah'ın senin vasıtanla birini hidayete erdirmesi senin için kızıl tüylü develerden daha hayırlıdır." (Buhari, Müslim).

Sadık bir davetçinin yoldan ayrılmış birisine söyleyeceği güzel söz ile kalbine hidayet tohumunu ekmiş olması, kızıl tüylü develerden da­ha kıymetlidir. Arapların o zaman en kıymetli mal olarak bildikleri kı­zıl develerden daha kârlı bir iş... Bu sevabına, elinde hidayet bulanla­rın sevabı da eklenmektedir:

"Kim hidayete davet ederse ona kendine tâbi olanların sevabı gibi sevap vardır. Onların ecirlerinden de bir şey eksilmez." (Müslim).

Davetçilerin Allah yolunda sabırları ve çektiklerine hased edilme­sinde bir gariplik yoktur. Çünkü mallarını ve vakitlerini, doğru yoldan ayrılmışları hakka çağırmada harcıyorlar. Rasûlullah (s.a.), bir hadisin­de bu durumda olan bir insana gıpta edilebileceğini söylemiştir:

"İki (kimsenin) dışında (hiç kimseye) hased etmek (caiz) olmaz: Allah'ın kendisine verdiği malı Hak yolunda sarfeden adam ve Allah'ın kendisi­ne verdiği ilim ile amel edip onu öğreten kimse." (Buhari, Müslim).

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner202

banner199