Hayatımız gelgitlerle dolu. Bu gün buradayız yarın başka yerde ve başka âlemlerdeyiz.  Bir tarafı güzelliklerle dolu olan, diğer tarafı karanlıklar içerisinde hesapları olan hayatımız. Ne kadar güzel tarafı varsa benliğimizin bir o kadar da kötü tarafı bulunmakta.

İnsan bilinmeyeni çok olan bir alem gibidir. Tam çözdüğünüzü sandığınız anda bir bakıyorsunuz ki bakış açınız,  düşünceniz ters düz edilmiş ve bildiğinizi sandığınız tüm bilinmeyenler tam tersine dönmüş. Hayatımız her biri bir alem olan binlerce insanla muhatap olmak üzerine kurulmuş ve bu tanışıklıklarımız bize bazen o alemlerin aydınlığını bazen de karanlığını göstermekte. Aydınlık insanlar sizi güzele götürür ve güzeli gösterir. Hoş olan her şey güzel insanların varlığı ile anlam bulur. Çirkin olan her şeyde iyiye, güzele daha fazla anlam vermemize ve kıymet bilmemize bir vesiledir.

Ramazan ayının son bir haftasının içerisindeyiz. Bize hayat mizanı olarak gönderilen Kur’an-ı Kerimin indirildiği günlerdeyiz. Koca bir ramazan ayını geride bırakıyoruz. Allahtan dileğimiz ve duamız bizleri Salihlerden eylesin ve bizleri diğer ramazana eriştirsin. Maneviyatın zirve yaptığı bu güzel Ramazan ikliminden kendine güzel dersler çıkaran, kendine çeki düzen veren tüm yılı güzelliklerle geçen bireyler olmayı niyaz ediyoruz.

Meşhur bir hikâye vardır Bilge ile kötü niyetli bir şahıs üzerine anlatılan. Geçmiş zamanda ülkenin birinde bilge bir adam yaşarmış. Kim giderse gitsin muhakkak derdine ve sorunlarına bir çözüm bulur insanları mutlu bir şekilde yolcu edermiş. Şehrin ve ülkenin her yerinde ünü duyulan bilgeyi çekemeyen birde adam varmış. Her fırsatta nasıl ederimde bunu itibarsızlaştırırım diye hesap yapar dururmuş. Günün birinde yakaladığı bir kelebeği avucunun içine alıp doğruca bilgenin yanına gitmiş.

-Söyle bakalım kendini bilge sanan adam avucumda ki kelebek ölü mü sağ mı?  Tabi gelirken kafasından geçirdiği eğer bilge sağ derse ellerini sıkıp kelebeği öldürecek, ölü derse ellerini açıp kelebeği bırakacak ve bilgeyi yalanlamış olacak bu vesileyle.

Bizim bilge bir adama bir eline bakı vermiş. Bakmış ne derse desin işin sonu iyi görünmüyor oda hiç düşünmeden; “O senin elinde demiş”

Bilgenin de de dediği gibi bu kısa dünya misafirliğimizde onurlu, temiz olmak,  değerlerine sahip çıkmak, kul olmasını bilmek, kulun hakkını gözetmek, güzele sahip çıkmak ve güzel yaşamak, insanların hak ve özgürlüklerini bilmek, onlara yardımcı olmak kısacası insan gibi insan olmak da bizim elimizde. Gününü gün etmek, nefsinin kölesi olup tüm çirkinliklerin peşinde koşmakta bizim elimizde.

Bu Ramazan ayı bizim için bir fırsat. Bu fırsatı iyi değerlendirip kendi benliğimize dönmemiz gerekiyor. Bir vicdan muhasebesinden, adalet, merhamet, kulluk kısacası insanlık terazisinden geçirmek gerekiyor benliğimizi.

Gelin önce kendi yüreklerimize bir merhamet dokunuşu yapalım. Manevi havamıza bürünmüşken, önce kendi nefsimizi değiştirmek için radikal bir karar alalım. Ben olmayı bir kenarı bırakıp, biz olma hukukunu yüreğimize nakşedip kendimizden başlayalım değişime. Unutmamak lazım tüm kitlesel değişimler bir kıvılcımla başlar ve o kıvılcımı yakan da her zaman inanmış koca bir yürektir.

Şu fani olan dünya üzerindeki kısa yolculuğumuzda bizden arta kalan güzelliklerimiz, iyiliklerimiz olsun.

Rabbi katında iyi olanlardan olmamız duası ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner202

banner199