Üniversiteler ne işe yarar?

Fakültelere- yüksek okullara öğrenci yığınağı yapmak,

içeriksiz derslerle öğrencileri oyalamak,

diploma peşinde gençliğin ömrünü çürütmek,

vasıfsız hocaların egoları elinde oyuncak yapmak,

gece dersleri koyarak öğrencinin zamanını altüst etmek,

kağıt üzerinde sınav yapmayı alışkanlık halinde devam ettirerek eğitimi içeriksizleştirmek,

sık sık sınav yaparak psikolojik baskı altına almak,

diploma panayırını serbest piyasa pazarına dönüştürmek,

özel üniversiteler eliyle para ile diploma dağıtmak,

okulu bitirdiğinde çoğu kez sadece mesleğin adını koyup içinde hiçbir şey olmadan piyasaya salıvermek,

lise gerisinde kalan müfredat ile gençliği avutmak,

Hayata biraz daha geç başlaması için okul yollarında süründürmek,

Namuslu hocalara kampüsleri- sınıfları ideolojik körlük ile dar etmek...

***

Üniversite Hocalarının 2 Yönlü Karakteristiği...

1- İlim ahlakına sahip çıkmayan, öğrencileri arasında adaletle gözetmeyen, halkı aşağılayan,,
ilim pazar nesnesine dönüştüren, öğrencilerini kobay gibi kullanan, öğrencisinin kendisini geçmesini kıskanan, hakikat aleyhine kurulan tuzaklarda görev alanlar namuslu aydın- akademisyen olamazlar.

2- Ve kampüsler- fakülteler nice emekleri çalınmış hocalar, darbeci generallerin emirleriyle sürgün edilen, akademik çalışmaları jüri şebekelerinin masasında harcanan, çalışmaları engellenen, merdivenaltı odalara mahkum edilen, hakikati söyledi diye hocaların kurdukları çetelerle itibarsızlaştırılmaya çalışılan nice hocalar da vardır...

***

Alim- Bilgin- Aydınlar neden yetişmiyor?

Puanı yüksek öğrenciler ağırlıklı olarak, tıp ve mühendislik bölümlerine gidiyor.

İlahiyat fakültelerine ağırlıklı olarak, fazla alternatifi kalmamış öğrenciler gidiyor.

Zekâ seviyesi önemlidir. Kavrayış düzeyi önemlidir.

İlahiyat Fakülteleri âlim yetiştirebilecek, yapıya sahip olmalıdırlar.

Zihin konforunu bozmayan öğrenciler, bir an önce okulu bitirip, hocalık veya din dersi öğretmenliği bölümlerine koşuyor.

Fakültelerde öğrencilere kolaylaştırma adına, bilgiyi en alt seviyeden veriyor.

İlahiyat bitirmiş veya okuyan öğrenciler en küçük meselede dahi dini anlam-yorum- pratiğine dair bir şey söyleyemiyor.

Cemaat- Tarikatlar ise, taklit- uyuşmuş akıl- düşünme yasağı- okuma yasakları- tartışma- soru sorma yasakları nedeniyle alim- bilgin- aydın yetiştirmekten uzaktırlar.

***

Okul ve Öğretmenlerin performansı…

Okullar ve Öğretmenler; Sınav- Dershane sistemiyle zehirlendi- kirlendi.
Öğretmenlik yapmak için onca yıl okumak- okutmak boşuna...
Öğretmenlerin öğrenciler için yaptıkları tek şey; 20 dk. konu anlatmak, sonrasında da test çözmek. Akıllı-sız tahta varsa zaten hazır konuyu paket programdan anlat.
Soru sormak- sorgulamak- araştırmak- ödev yapmak- tartışmak- yenilemek- etkinlik yapmak yok. Tüm eğitim sisteminin ana işlevi bu oldu.
Okullar ve Öğretmenler öylesine zehirlendi ki bu anlayışın değişmesine bu defa onlar direnecek. Çünkü herşey çok kolay oluyor. Konuyu anlat- anlatmış gibi yap.
Fotokopi veya hazır test kitaplarında yüzlerce soru çöz.
Öğrenci konuyu anlamış gibi, öğretmen konuyu anlatmış gibi yapıyor.
Öğretmen sınav konforuyla keyfini yaşamaya devam ediyor.
Bu yalan ve aldatma devam edip gidiyor.

***

Öğretmenlerin Büyük Günahları:

1- Tevhidi temelde eğitim- öğretim yapmamak,

2- Allah'ı bilinmesine yardımcı olmamak,

3- Öğrencilerin yanlışlarına- günahlarına göz yummak,

4- Öğrenciye vereceği bir fikriyatı- ideolojisi olmamak,

5- Öğrencisi üzerine hesap yapmamak,

6- Güzel örnek olmamak,

7- Aklı kısırlaştırmak, kalbi hissizleştirmek.

8- Öğrenciyi doğru mesleğe yönlendirmemek,

9- Bilgiyi hikmet temelli vermemek,

10- Vahiy ekseninde öğrenciyi yönlendirmemek,

11- İcat- Keşifler yapmasına zemin hazırlamamak,

12- Bilgiyi piyasalaştırmak, öğrenciyi sömürmek,

13- Okul dışı faaliyetlerde bulunmamak,

14- Kendisini yenilememek,

15- Akademik bilgiyi test eksenli sunmak,

16- Akademik bilgiyi iyi bilmemek,

17- Öğrencileri Zalimlere itaate hazır hale getirmek,

18- Sınıfsal farklılıklara göre muamele yapmak,

19- Adaletli davranmamak ve hüküm vermemek,

20- Ahlak ve değerler merkezli hareket etmemek.

***

Hayatın Büyük Öğretmenleri:
1- Allah, 2- Akıl, 3- Peygamber, 4- Kitap-lar, 5- Aile, 6- Okul, 7- Meslek, 8- Tarih, 9- İdealler, 10- Hayvanlar, 11- Bitkiler, 12- Alimler- Aydınlar
vd...

***

Özel Okulların Özelliği Nedir? veya Eğitimin Kapitalistleşmesi- Endüstrileşmesi...

Sayıları her geçen yıl artan ve dershanelerin kapatılması ile sayıları daha da çok artacak; Özel İlkokullar... Özel Ortaokullar... Özel Liseler... Özel Üniversitelerin bireysel- toplumsal- kültürel- siyasal- ekonomik boyutu önemli tehlikelere işaret ediyor.

Bu durum; tamamen dershanelerin okullaşmasını ifade ediyor.

Ders saatlerinin artırılarak öğrencilerin sınav başarısına endeksli bir sistemdir.

Devlet okulları ile Özel okullar arasında seviye farkının açılmasıdır.

Gelir gruplarının farklılaşması ve geçişlerinin engellenmesidir.

Eğitimin paralı kılınarak, herkese adil bir şekilde verilmesi gerekenin sadece belli sınıflara verilmesi sonucunu doğurur. Özel okullara giden öğrencilerin psikolojik- sosyolojik olarak Hasta tipolojilere bürünmesini sağlar. Kültürsüzleşmenin kurumsallaşmasıdır. Özgür düşüncenin paraya tahvil edilmesidir. Eğitimin insani olmaktan çıkarılıp, Endüstriyel- Piyasal Kapitalizm dinine dönüştürülmesidir. Özel okullarda öğretmen olmak; maaşını alamamak, günlük 100 saat derslere talim etmek, asgari ücrete razı olmak, sözleşme kılıcını her daim üstünde görmek, yönetimin her istediği anda göreve hazır olmak demektir.

Bilmek lazım...

Özel okullarda yetişen ilim adamı- bilim adamı var mı? Aydın- entellektüel- gazeteci yetişiyor mu? İşadamı- ticaret ehli kaç insan var? Özel okullara giden öğrencilerin çoğunluğu veliler tarafından verilen paranın bir an önce döneceği mesleklere yönlendiriliyor.

Özel okul perspektifi; endüstriyel piyasa merkezli oluşuyor.

Özel okul öğrencisi orta ve üst sınıfa mensupturlar. Bir kısmı da fakir üst zekalı öğrencilerin burslu taşınmasıdır.

Sterilizasyon ile zamandan- mekandan kopuk şekilde bir insan inşası vardır.

Devletin ideolojisi var ama asli olarak her sermaye çevresinin de ideolojisi olduğunu unutmamak gerekir.

Okulu kuranlar, nihai anlamda kar etmek için okulu kurarlar. Öğrenci ve Anne- babanın müşteri görüldüğü ilişki insani değildir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155