Yıllar önce Ordu’nun kırsal köylerinden birinde yaşayan Mehmet ve Hacer adında iki genç varmış. Bu genç delikanlı Mehmet, Hacer’i ilk gördüğünde aklı başından gitmiştir. Güzelliği ile çevresini kırıp geçiren Hacer de derin bir sevda ile yanıp tutuşurmuş Mehmet için.
Zaman zaman zerdali ağacının dibinde buluşmuşlar. Göz göze, diz dize akıp giden saatlerin farkına bile varmazlarmış Fakat bu güzel beraberliğe kem gözler karışmış. Haset dolu köyün diğer kızları çevirdikleri türlü entrikalarla bu tatlı beraberliği yıkıp atmışlar. Hacer kızın aleyhine inanılmaz dedikodular üretmişler ve nihayet Mehmet’in, sevdiğini ve de köyünü terk etmesine neden olmuşlardır. 

Böyle derin bir üzüntüyle gurbete çıkan Mehmet, geride gözleri yaşlı bir kız, dertli, yerinden kalkamayan yatalak bir ana bırakmıştır. Büyük bir acı içinde kalan, yüreği yanık Hacer kız ise her gün evinin yakınından akan dere kenarına gider, yıkadığı kar gibi beyaz çamaşırları çitlere asarken dudaklarından eksik etmediği bir türküyle bütün köyü inletip dururmuş:

Ordunun dereleri
Aksa yukarı aksa
Vermem seni ellere
Ordu üstüme kalksa.

Oy bağlamam bağlamam
Zerdali dalı mısın
Garip garip çalarsın
Benden sevdalı mısın.

Ne yazık ki Hacer kızın bu feryadını, ne Mehmet duyar ne de araya giren iyi niyetli komşular bu işe bir çare bulamaz. Tüm komşuların gelip gittiği ev yas evine dönmüş.
O günden sonra günler aylar böyle gelip geçmiş, ne Mehmet dönmüş ne de Hacer gitmiş sevdiğinin yanına. Ama Hacer’in yüreği yanık, hep dertli dertli söylermiş bu türküyü inceden.

Oy Mehmet’im Mehmet’im
Sana küstüm demedim
Beni sana geçmişler
Vallahi ben demedim.

Hacer’in bu sözlerinde gerçeğin ta kendisi varmış. Ne çare ki içli kız, dertli kız türküsüne vurduğu gamını, derdini sevdiğine ulaştıramamış. Araya girenler de işin üstesinden gelememiş. Böylece yıllar geçmiş aradan. Mehmet gurbette kalmış, Hacer kız da dere kenarında hem ağlamış, hem söylemiş “Ordu’nun  Dereleri” türküsünü ölünceye dek. (Alıntı)

***

Geçen hafta Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu 17. Başkanlar Konseyi toplantısı için gittiğimiz Ordu’da aklımıza ilk gelen “Ordunun Dereleri aksa yukarı aksa” diye başlayan türküydü. Dere nasıl yukarı akar sorusuna cevap aranıyordu, internete başvurunca bu türkünün Hacer kızın dizeleri olduğunu öğrendik. 

Ama Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Engin Tekintaş ise bir aşkın olduğunu ürünü olan bu türküye daha da anlamlar yükleyerek “tabi ki dere yukarı doğru akmaz. Ama bu Ordu’lunun ne denli mücadeleci ve kararlı olduğunu gösterir” diyordu. 

2010 Yılında gittiğimiz Ordu’da 530 metre yüksekliğindeki Boztepe’ye yapılacak Teleferik inşaatı konuşuluyordu, bu kez gittiğimizde Teleferik çoktan hizmete girmiş ve yaklaşık 5 milyona yakın yolcu taşıdığı söyleniyordu. O günlerde bizlerde Münir Erkal’ın önemli projelerinden biri olan Malatya Kernek meydanından Şelale üzerinden Beydağı çamlık tepesine yapılacak Teleferik inşaatının ne zaman yapılacağını yazıp konuşuyorduk. 

Malatya 20 yıl önce konuştuğu Teleferik projesini rafa kaldırırken Ordu Teleferik Projesiyle Karadenizin en gözde ili olmuştu. Karayolunu sahilden geçirmemek için eylem yapan Ordu bugün ne kadar önemli bir iş yaptığını daha iyi anlamış. Sahilini dolgudan kurtarıp rahatça denize girerken, dolgular nedeniyle sahillerinden olan Rize ve Trabzon’u kıskandırmaya başlamış. 

Şimdi Ordu Büyükşehir Belediyesi Boztepe’ye gelen insanların kalmasını sağlamak amacıyla Macera parkı için kolları sıvamış. Belediye Başkanı Engin Tekintaş, Macera parkı dışında yaklaşık 30 bungalov ev, seyir terası ve dünyanın en uzun merdiveni olma özelliği taşıyan merdiven projesi gibi birçok yatırımlar yapacaklarını ve Boztepe’nin ülkemizin turizm ve cazibe merkezi olacağını ifade ediyor. 

Teleferik Ordu’ya değer katmış, bir yılda ortalama 750 bin kişi taşınıyor. Yaylalarıyla, dereleriyle, ürettiği fındık ile bir değer olan Ordu, Teleferiğiyle de cazibe merkezi olmuş. Boztepe’ye bir otel inşa edilmiş, restoranlar ve Cafeler yapılmış. Macera Parkı yapımı da sürüyor. Ancak Boztepe yolu hala bitirilmemiş, çalışmalar devam ediyor. 

Ordu 19 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erdoğan Erişen ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Engin Tekintaş’ın ev sahipliğinde çok güzel 3 gün geçirdik. Ordu’da Seyit Torun’la başlayan, Enver Yılmaz ile devam eden ve şimdi de Engin Tekintaş’ın hedef koymasıyla süren yatırımlarla Ordu gelişmeye devam ediyor. Yollar asfaltlanmaya başlamış, yüksek konutlara fazla geçit verilmemiş, tarihi binalar korunmuş. Fatsa’da kalmıştık, yüksek binalar sahili görünmez yapmıştı. Ünye’de de yüksek konutlar dikkat çekiyor. Ama Ordu’da betonlaşmaya karşı yeşilin ağırlığı ve denizin mavisi ayrı güzellik veriyor.  

Ordu’da dereler yukarı doğru akmaya devam ediyor. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.