Otizm veya diğer ismiyle yaygın gelişimsel bozukluklar. Hayatın erken döneminde başlayan, çocuğun gelişiminde tuhaflıklarla seyreden, sosyal hayatta kayıplarla karakterize olan bir hastalıktır. Hastalığın tedavisinde erken tanı çok önemlidir. 
    Otizm denildiğinde hastanın iletişiminin olmaması, toplumsal etkileşim için olan mimik, jest kullanımının, göz temasının olmaması ve basmakalıp ilgi alanlarıyla karakterize bir hastalık düşünülmektedir. Hastalık erken yaşlarda konuşmada bozulma (konuşmanın hiç olmaması veya konuşmada gerileme), ismine seslenince cevap vermeme, göz temasının olmaması gibi belirtilerle karakterizedir. Erken dönemde ufak belirtilerle başlayan bu durum, yaş ilerledikçe tüm belirtiler yavaş yavaş oturmaktadır. 
    Çocuğuyla ilgili tuhaflıktan şüphelenen aileler şu belirtilere çok dikkat etmeleri gerekir:
Çocuk işaret dilini kullanıyor mu? İstediklerini ebeveynin ellerini kullanarak mı belirtiyor, yoksa kendisi doğrudan işaret ediyor mu? 
Sizin işaret ettiğiniz yere çocuk bakıyor mu? 
Karşılıklı duygusal etkileşim var mı? Beğendiği bir nesneyi getirip size gösteriyor mu? Bir paylaşım söz konusu mu?
Bu belirtilerden bir kaçı olanda çocuğun bir uzman tarafından değerlendirilmesi şarttır. Otizm hayat boyu süren ciddi bir hastalık olmasına rağmen, erken tanı, yoğun ve sık eğitim hastalığın şiddetinin oldukça azalmasına, hafif vakalarda ise neredeyse hastalığın tamamen ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle rahatsızlıktan kurtulmak için erken tanı ve vaktinde doğru bir müdahale şarttır. 
    Tüm bu bilinçlenmeler, artmış eğitim imkânlarına rağmen ebeveynlerle halen bazı ciddi sıkıntılar yaşanmaya devam etmektedir. Birincisi iyiye yorma ve hastayı geç doktora getirme. Kimse çocuğuyla ilgili ciddi bir hastalık ismini duymak istemez. Çocuğu geç doktora getirme, rahatsızlığı ortadan kaldırmadığı gibi, hastalığın ağırlaşmasına ve tedavi seçeneklerinin gittikçe azalmasına neden olmaktadır. Diğer bir durum da tanı konulduğunda ailenin hastalığı kabullenmek istememesi ve yıpranmasıdır. Ebeveynler erken ve doğru zamanda doktora başvurmalarına rağmen, çoğunlukla böyle bir tanıyla karşılaştıklarında ağır bir depresif sürece girerler. Bu ruh haliyle de eğitime ve tedaviye yeterince odaklanamazlar. Ruh hallerinin toparlanması epey süreç almaktadır. Maalesef durum böyle olduğunda da çocuğu hastalıktan kurtulmak için söz konusu olan kıymetli yılları uçup gitmektedir.  Her iki şekilde de zararı çocuk görmektedir. 
   Sonuç olarak otizm söz konusu olduğunda hayat boyu sürecek ağır bir hastalık anlaşılmaktadır. Fakat erken tanı, sık ve yoğun eğitim hastalığın belirtilerinin oldukça hafiflemesine, çocuğun topluma kazandırılmasında ve işlevsel becerilerinin oldukça yükselmesine, hafif vakalarda ise neredeyse hastalığın ortadan kalkmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle bu rahatsızlıktan kuşkulanan ebeveynler bu durumu göz önünde bulundurup, vakit kaybetmeden çocukları için gereken her türlü tedaviye odaklanmaları gerekmektedir. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.