Kapkara Bir Geceydi

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, 15 Temmuz Darbe Girişimi gecesini ve sonrasını gazetemize değerlendirdi. 15 Temmuz gecesini “kapkara bir geceydi” şeklinde tarif eden Başkan Çakır, darbenin seyrini değiştiren Erhaç Havaalanı’na iş makinelerini yerleştirme kararının nasıl alındığını anlattı. 15 Temmuz’un ülkemiz için yeni bir dönem başlattığının altını çizen Başkan Çakır, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin gerekliliğini vurguladı.

Kapkara Bir Geceydi

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, 15 Temmuz Darbe Girişimi gecesini ve sonrasını gazetemize değerlendirdi. 15 Temmuz gecesini “kapkara bir geceydi” şeklinde tarif eden Başkan Çakır, darbenin seyrini değiştiren Erhaç Havaalanı’na iş makinelerini yerleştirme kararının nasıl alındığını anlattı. 15 Temmuz’un ülkemiz için yeni bir dönem başlattığının altını çizen Başkan Çakır, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin gerekliliğini vurguladı.

17 Temmuz 2017 Pazartesi 16:28
Kapkara Bir Geceydi

- 15 TEMMUZ HAİN DARBE GİRİŞİMİ BEKLENEN BİR KALKIŞMA MIYDI? DARBE GİRİŞİMİ OLDUĞUNU DUYDUĞUNUZDA NEREDEYDİNİZ? İLK NELER HİSSETTİNİZ?

Gerçekten unutulmaması gereken bir gündü. Hiç beklenmiyordu, aslında Türkiye birçok aşamayı geçmişti. Kimse artık Türkiye’de darbe olacağına inanmıyordu. Öyle bir algı veya beklenti hiçbir kesimde yoktu. Dolayısıyla Türkiye artık darbelerden ne çektiğini de çok iyi biliyordu. Darbe yapılan ülkelerin düşmüş olduğu konumları, kaybedilen hakları da çok iyi biliyordu. Özellikle ülkemizde ki darbelerin ülkenize gerçekten onlarca yıl kaybettirdiğini insanların hak ve hürriyetlerinden mahrumiyetini inanç, ifade, yaşam özgürlüklerini kaybettiğini çünkü herkes biliyordu. Ak Parti ile birlikte aslında kalkınmanın yeniden başladığı, büyümenin ve demokratikleşmenin hak ve özgürlüklerin kazanılması noktasında gerçekten Türkiye büyük bir mesafe almıştı, kimse gerçekten darbe beklemiyordu.  Bizim aklımız da hayalimizde bile yoktu.

15 Temmuz akşamı evimde televizyon seyrediyordum. Tartışma programı sırasında birden son dakikalar geçmeye başladı, köprülerin kapatıldığını yazıyordu. O an aklımızda terör olayı veya ciddi bir tehdit olabilir düşüncesi geçti. Tabi bir yandan da ne oluyoruz diye de soruşturuyorduk. Sayın bakanımız ve genel başkan yardımcımızı aradım ama orada da henüz tam belli bir şey yok ama olağan üstü bir şey var diye ifade ettiler. Ondan sonra tabi İl başkanımız Hakan Bey ile telefonda görüştük. O aradı olağan üstü bir şeyler var dedi. Biz dışarı çıkalım dedi. Ama biz hala o an darbe olduğunu anlamadık. Tekrar Ankara ile görüşünce olağan üstü bir hal olduğu yani bir kalkışma olduğunu anladık. Gerçekten kara bir geceydi kapkara bir geceydi. Çünkü onlarca tuzağın örüldüğü Türkiye’yi bir iç savaşa sürükleyecek Türkiye’yi kaosa sürükleyecek büyük bir girişimdi, aslında bu büyük bir dış kaynaklı kalkışmaydı.

- BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İŞ MAKİNELERİ VE OTOBÜSLERİ O GECE DARBE GİRİŞİMİNİN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ DİYEBİLİRİZ. ÖZELLİKLE ERHAÇ HAVAALANI’NA KONUŞLANAN İŞ MAKİNELERİ. BÖYLE BİR KARARI NASIL ALDINIZ?

O gece Cumhurbaşkanımızın açıklamaları beklenirken bir yandan da biz ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Malatya’da gece saatlerinde sanki bir şey yokmuş gibi yansıtılmıştı, o da bilinçliydi. Arkadaşlarımız ile istişare yaptık. Daire başkanımızı aradım ve dedim ki biz hızlı bir şekilde araçlarımızı kırsaldan çekelim dağlarda köylerde çalışan iş makinaları var bunları merkeze çekelim. Arkadaşlarımız hemen bütün birimlere haber verdi. Hem MASKİ’ye ait hem fen işlerine ait yol asfalt ekiplerine ait bütün araçlarımızı hemen merkeze toplayalım diye sayın valimiz ile de görüştük. 2. Ordu’nun ve kışlanın önünü kapatalım makinelerle diye karar aldık. Vali bey de o ara 2. Ordu’dakiler ile bir görüşme sürdürüyordu. Yüzlerce aracımızı merkezde ki alanlara yönlendirdik. Sayın valimiz havaalanında ciddi sıkıntı var dedi. Havaalanının daha hızlı kapatılması gerekiyor diye talimat verdi. Valimizin de aramasıyla biz hemen havaalanına yönlendirdik araçları. Araçların bir kısmını havaalanına, bir kısmını da Altay Kışlası’na yönlendirdik. Oralarda ne olup bittiğini bilmiyorduk. Çok azınlık bu işe tevessül ediyordu. Vatanına, milletine bağlı komutanlar, askerler de var. Ama o an için siz kimseyi ayırt edemiyorsunuz. O ilk saatler içerisinde hiç kimseye güvenmiyorsunuz. Biz ve arkadaşlarımıza şehitlik fırsatı doğmuştu, yani bunu bir fırsat görmek lazımdı. Buna göre herkesin bir duruş bir cesaret sergilemesi lazım. Ve araçları bizim kontrol etmemiz lazım gibi çünkü biz kimden ne alacağımızı bilmiyoruz kimden yönlendireceğimizi de bilmiyoruz dolayısıyla o gün arkadaşlarımız adeta işin kumandasına geçmiş oldu. Dolayısıyla gerçekten ciddi bir tedbir alındı her noktada. Askeriyenin suları kesildi orada bir baskı oluşsun diyerek kanalizasyonu dahi tıkandı. Havaalanına bütün araçlarımızı uçakların inip kalkmasını engelleyecek şekilde yerleştirdi arkadaşlarımız. 3 gün o arkadaşlarımız hiç eve gitmediler, araçta yatıp kalktılar. Bütün aküleri söküp getirdiler, müdahale edip zorla tehditle araçları çektirmesinler diye. Gerçekten çok zor bir geceydi.

- 15 TEMMUZ GECESİ MALATYA’DA YAŞAYAN VATANDAŞLARIN DURUŞLARINI NASIL DEĞERLENDİRİRSİNİZ?

Malatya gerçekten inanılmaz bir tepki koydu. Sokağa iniş hızı o kadar hızlı oldu ki. Saat 22,30’da sokaklardan araçlarla geçmek mümkün değildi. Herkes kitleler halinde çarşı merkezine akın ediyordu. O an şunu gördük ki gerçekten bu darbenin başarılı olma şansı milyonda bir yoktu. Darbeyi geç saatlerde yapabilselerdi sadece şehidimizin sayısı onlarca kat fazla olurdu darbe yine gerçekleşmezdi. Bizim milletimiz bu tür girişimlere asla izin vermez. Bunu artık herkes görmüş oldu. Malatya’da daha bir heyecan daha bir coşku daha büyük bir kalabalık gördüm. Malatya’nın hangi sokak ve caddesine girseniz her cadde de her sokakta miting vardı insanlar sokaktaydı. Malatya duyarlı bu konuda, gerçekten vatanı milleti adına maneviyatı adına değerleri adına her zaman Malatya’nın hassasiyeti vardı. Bunu 15 Temmuz’da gördük, Malatya ile gurur duyuyoruz.

- 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ SONRASINDA ÜLKEMİZ DE YENİ BİR SÜRECE ADIM ATTI. 2019 YILI İLE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ’NE GEÇECEĞİZ. 15 TEMMUZ, YENİ BİR DÖNEM İÇİN BAŞLANGIÇ DİYEBİLİR MİYİZ?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne artık Türkiye’nin geçmesi gerekiyordu. Dolayısıyla Türkiye sıradan bir ülke değil, sıradan bir coğrafyada değiliz. Etrafımızda ki özellikle süper devletlerin çıkarı Avrupa’nın, Amerika’nın, Rusya’nın, İran’ın veya her neyse bölgemiz hassas bir bölge ve terörün en yoğun olduğu bölge iç çatışmaların en yoğun olduğu bir bölge soğuk savaşların yaşandığı bir bölgedeyiz. Dolayısıyla bizim böyle yamalı bohça gibi, koalisyon hükümetiyle yönetilecek, zaman kaybedecek bir durumumuz yok. Haliyle şu an da terörle mücadele eden ülke olarak dünya da ilk sıradayız. Farklı düşüncelerde ki terör örgütleriyle mücadele ediyoruz, tümünün figüran olduğunu da biliyoruz.  Birçok güçle baş ediyoruz. Türkiye olarak her zaman yönetim ve idari anlamda güçlü olmak zorundayız. Hiç zaafa düşecek lüksümüz yok. Bu açıdan da yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde biz önümüzde ki yönetimsel riskleri ortadan kaldırmış olduk. Direkt olarak halktan güç alan bir sisteme dönmüş olduk. Yani Cumhurbaşkanı da milletvekili de direkt halk tarafından belirlendiği seçildiği bir sisteme döndük ve halkın desteğiyle iktidara gelmiş halka hesap verecek bir cumhurbaşkanlığı sistemine geçmiş olduk. Dolayısıyla Türkiye yönetimsel açıdan baktığınız zaman daha güçlü bir yapıya gelmiş oldu. Tabi bunda 15 Temmuz’unda etkisi vardı. Bugün Suriye de milyonlarca insan gerçekten canından malından evinden çocuğundan namusundan vatanından mahrum kaldılar. Yok oldular. Ama buna sahip çıkan hiçbir dünya devleti görmediniz. Ne birleşmiş milletleri gördünüz ne de süper güçleri gördünüz. Hiç kimseyi görmediniz.  Bir tek Türkiye var. Türkiye’nin artık sığınacağı yeri de yok. Yani bu ülkenin sığınacağı ikinci bir ülke yok. Dolayısıyla bizim sığınacağımız yer kendi topraklarımız kendi topraklarımızda iri diri ve güçlü olmak zorundayız. Bütün bunlar gösterdi ki aslında dış bölgesel etkiler Türkiye’nin artık yeni bir Cumhurbaşkanlığı sistemiyle daha güçlü daha hızlı kararlar alabilen, daha dinamik ve halkı temsil eden bir sisteme geçilmesi kendiliğinden ortaya çıktı. 15 Temmuz’da bunu güçlendiren bir etkendi.

- DEĞERLENDİRMELERİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ.

Asıl ben teşekkür ediyorum böyle bir fırsatı sunduğunuz için. Vuslat Gazetesi’ni böyle bir konuyu gündemine alıp, okurlarına sunduğu için teşekkür ediyor, kutluyorum

VUSLAT GAZETESİ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178