Malatya’nın Deprem Gerçeği İle Yüzleşmesi Gerekiyor

Malatya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Bedir Özten gazetemize özel açıklamalarda bulundu… Malatya’da binaların mutlaka sil baştan yapılması gerektiğinin altını çizen Özten, Belediyeyi uyardı.

Malatya’nın Deprem Gerçeği İle Yüzleşmesi Gerekiyor

Malatya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Bedir Özten gazetemize özel açıklamalarda bulundu… Malatya’da binaların mutlaka sil baştan yapılması gerektiğinin altını çizen Özten, Belediyeyi uyardı.

22 Mart 2017 Çarşamba 17:40
Malatya’nın Deprem Gerçeği İle Yüzleşmesi Gerekiyor

Sadece yaşadığımız zaman hatırlıyoruz ama Türkiye’nin deprem gerçeği ile yüzleşmesi şart. 

Malatya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Bedir Özten gazetemize özel açıklamalarda bulundu… Malatya’da binaların mutlaka sil baştan yapılması gerektiğinin altını çizen Özten, Belediyeyi uyardı. 

-Deprem ülkesiyiz, deprem bölgesindeyiz. Neler yapılması gerekiyor?  Çanakkale’de yine bir deprem yaşandı, Adıyaman sallanıyor, yaşanan bu depremlerle ilgili neler söylemek istersiniz?

“Bildiğimiz gibi deprem bir doğal afet. Yaşadığımız coğrafyanın gerçeği.  Fay hatları vs… Asıl problem olan şeyden bahsedeceğim. Yaşadığımız coğrafyayı toplumumuza öğretmemiz gerekiyor. Coğrafyamızın gerçeklerini, nasıl yaşayacağımızı bir de ülke olarak ortak yaşam kurallarımızı öğretmemiz gerekiyor. Yıllardır bunu söylemekteyiz. Yani afet öncesi, sırası ve sonrası vatandaşların örgün eğitim içerisinde anaokulundan başlayıp lise bitimine kadar bunları öğrenmesi gerekiyor. Bize göre öncelikli ders olması gerekiyor. Diğer yasaları üretmeden bunu yapmış olsak yeterli olacak. Örnek verecek olursak yabancı bir ülkenin anayasası yok ama güzel yasalar üretiyorlar.  Daha düzgün ve kaliteli yaşıyorlar.  Japonya’da deprem felaketleri yaşanıyor ama yaşanan sıkıntılar can veya mal kaybı olarak çok az. Bunlar bilinçlendirilmiş. 1906 yılında çok büyük bir deprem felaketi meydana geldi ve 35.000 kişi bu felakette yaşamını yitirdi. Bu felaketten sonra ülkesinde yaşayan vatandaşlarına afetlerle ilgili bilgilendirme yapıyorlar. Yani deprem öncesi, sırası ve sonrasında neler yapılması gerektiğini, mal ve can kaybını en aza indirmek için neler yapılması gerektiğini öğretiyorlar. Daha sonrasında ise dünyada gelmiş geçmiş en büyük depremi yaşıyorlar. Daha sonra yakın zamanlarda 8 büyüklüğünde bir deprem daha geçirdiler. Bu depremin kaybı da 500 can oldu. Yani bu bilinçlendirmeyle alakalı. Bina yapımı ve dönüşümüyle ilgili sorunları çözmeye çalışıyoruz ama öncelikle bu performansımızı eğitimde göstermemiz gerekiyor. Böylece insanlarımız bilinçli olacak. Mesela sel yatağına veya dere kenarına bir inşaat yapılacağı zaman insanlarımız bu inşaatın orada olmayacağını bilip ona göre inşaatın yapılmasına karşı gelmelilerdir.  Özetle eğitim çok önemli. Aslında en büyük eksiğimiz bu. Yoksa yapı denetim olsun vs. bunlar kesin çözüm yolu değil. Malatya’mızda geri dönüşümle ilgili bir çalışma yok.”

-Şu anda az öncede ifade ettiğim gibi, Türkiye’ de deprem gerçeği var. Deprem ülkesiyiz. Bunu kabullenip ona göre yaşamamız gerekiyor. Yani depreme her an hazır olmamız gerekiyor. Bu konuda neler yapılabilir? Şuanda ciddi anlamda tehlike arz eden bir fay hattı var mı? Özellikle Türkiye’ de şu fay hattında yakın bir zamanda deprem olur diyebileceğiniz yerler var mı?

“Öncelikle şunu söylemek gerekirse, deprem ile ilgili konular jeoloji mühendisleri olan arkadaşlarımızı ilgilendiriyor.  Bu o arkadaşlarımızın işi. Ama Güney Anadolu fay hattıyla, Doğu Anadolu fay hattı var büyük faylar. Bunların birleştiği nokta var özellikle en tehlikeli yer. İrili ufaklı yüzlerce fay hattı var ülkemizde.”

-Bu iki fay hattından bahsettiniz.  Bu iki fay hattı en çok hangi ili etkilemekte? 

En çok Erzincan etkileniyor. Ama şunu da bildireyim bizim işimiz değil. Biz inşaat mühendisiyiz. Bu jeoloji mühendisi arkadaşlarımızın işi. Yaşadığımız coğrafyada bu gerçek var zaten. Zamanını ve yerini beklemek çözüm değil.  Buna göre önlem almamız gerekiyor.   En iyi önlemde eğitimle olur.  Şuan da mevcut olan, Malatya’mızdaki yapılar çok eski. 

-Malatya’ya baktığınızda, yetkililere ne gibi uyarılar yapmak istersiniz? 

İnşaat mühendisi olarak bir sadece binalar değil, bütün alt yapılar bizimle ilgili. Su getirme, kanalizasyon, yollar ve trafik bunlar hep bizim işimiz. Binalarla ilgili konuşacak olursak, şehir merkezindeki binaların bir an önce dönüştürülmesi gerekiyor. Ama bu konuda ilimizde bir ilerleme yok. Yani şehir merkezindeki yapılarımız hala yerinde durmakta. Ayrıca bilinçsizlik de var. Tüketicimizin bilinçli olması gerekir. Şehir merkezindeki binalarımız eski olduğundan dolayı çok tehlikeli. 1999 yılından sonra yapılan binalar için söylemek gerekirse bir an evvel kentsel dönüşüm işine girip yenilenmesi gerekiyor. Bununla ilgili ciddi bir çalışma göremedik. Şahıs firma ile bina sakinleri kendi aralarında anlaşmaya varırsa kentsel dönüşüm oluyor fakat yerel yönetimlerin bu konuda bir çalışması yok.

 -Peki, bu binalar acilen dönüştürülmezse ne olur?

 Simülasyon yaparsak eğer çok acı şeyler olacağını görürüz. 6 veya 7 büyüklüğünde bir deprem felaketi meydana gelse bahsetmiş olduğumuz yapıların çoğu yıkılır. 

- Yetkililerin dikkatini çekmek için ne gibi çalışmalarınız var?

Biz bunları söylüyoruz. Öncelikli işleri o olmuyor yerel yönetimlerin. Görüşmelerimiz oluyor tabi ki. Yerel yönetimde çalışan meslektaş arkadaşlarımız da var. Fakat genel politika olarak bu önemsenmiyor. 

 -Peki, Malatya’da olası bir deprem felaketinde neler yaşanabilir? Tahmini rakamlar ne olabilir? Vereceği zarar konusunda bir öngörünüz var mı?

 Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden yapı stoku isteğimiz olmuştu. 6 senedir istiyoruz. Malatya sınırları içerisindeki bütün yapıların envanterini çıkarmak gerekiyor. Belediyenin hangi aşamada olduğunu bilmiyoruz.

 -Malatya’ya baktığınızda özellikle hangi fay hattı tehlike arz ediyor?

Doğu Anadolu fay hattı. Güneydoğumuzdan geçiyor. Erzincan’dan başlamakla beraber, Sivrice, Doğanyol, Pütürge, Sincik‘ten devam edip gitmekte. Bunu bilmemiz bir şey ifade etmez önlem almamız gerekiyor. Zaten bu bir gerçek. Deprem değil binalar öldürüyor.  Birey olarak bunun bilincinde olmamız gerekiyor.  Bunu da örgün eğitiminin içerisine koymamız gerekiyor.  Çevremizde olan bütün depremlerde mesleğimiz gereği gittik. Hem ders, hem de tespitlerde bulunup rapor çıkarmak için. Devlet politikası olarak şunu gördük, bir an önce üstünü örtmek. Olayı ve acıları kapatmak. Yüzleşme yok. Nerede hata yaptık? Nasıl can ve mal kaybını önleyebiliriz? Neler yapmamız gerekiyor? Böyle bir çalışma olduğunu ben görmedim. Van ve Bingöl depreminde yoktu.

 -Adıyaman Samsat ‘ta bulundunuz mu? Van depremini hatırlarsanız sadece TOKİ’nin yapmış olduğu binaların ayakta durduğu konuşulmuştu. 

Türkiye’nin genelinde zaten bu sıkıntı mevcut.  Malatya‘da yeni yapılan binalarda öyle bir sıkıntı yok. Yani Van depreminde oraya gittik. Sadece TOKİ ilgili bir durum değildi. Belki düzgün yapılmıştır. Her şeyden önce vatandaşlarımızı bu konuda bilinçlendirmemiz lazım bu da eğitimle ancak olur. Kesinlikle bu coğrafyada yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Mesela Japon bilim adamları Bingöl’deki depremleri inceliyor, bilgi sahibi olmak için ama bizim belediyelerimizde bu tür çalışmalar yok.


 

VUSLAT GAZETESİ

Son Güncelleme: 22.03.2017 17:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner213

banner214