O Günün Umuduyla Yaşıyorlar

740 gün önce PKK tarafından kaçırılan oğulları Astsubay Semih Özbey’in özlemi ile yaşayan acılı baba Gürsel Özbey ve gözü yaşlı anne Sadiye Özbey, artık isyan ediyor. Çalmadık kapı bırakmayan Özbey ailesi, “740 gündür gülmeyi unuttuk. Kendimizi hayattan soyutladık” diyor. Devlet yetkililerinden gelecek müjdeli bir haberin umuduyla yaşayan gözü yaşlı anne Özbey, “oğlumun kokusunu bile özledim, gücüm kalmadı bırakın artık” dedi.

O Günün Umuduyla Yaşıyorlar

740 gün önce PKK tarafından kaçırılan oğulları Astsubay Semih Özbey’in özlemi ile yaşayan acılı baba Gürsel Özbey ve gözü yaşlı anne Sadiye Özbey, artık isyan ediyor. Çalmadık kapı bırakmayan Özbey ailesi, “740 gündür gülmeyi unuttuk. Kendimizi hayattan soyutladık” diyor. Devlet yetkililerinden gelecek müjdeli bir haberin umuduyla yaşayan gözü yaşlı anne Özbey, “oğlumun kokusunu bile özledim, gücüm kalmadı bırakın artık” dedi.

30 Eylül 2017 Cumartesi 10:20
O Günün Umuduyla  Yaşıyorlar

Malatya Ticaret Borsası Başkanı Gürsel Özbey’in oğlu Astsubay Semih Özbey, 17 Eylül 2015 tarihinde kanser hastası annesini ziyaret etmek için görev yaptığı Rize’den memleketi Malatya’ya geliyordu. Astsubayın güzergâhındaki Tunceli-Pülümür-Erzincan karayolunu kapatan PKK’lı hainler yoldan geçen diğer araçlarla birlikte Özbey’in aracını da durdurdu. Araçta arama yapan teröristler, askeri kimlik ile silah bulunca o sırada orada bulunan vatandaşların ısrarına rağmen Özbey'i yanlarına alarak ormanlık alana kaçırmıştı. Baba Gürsel Özbey’in o gün bugündür kapısını çalmadığı siyasi lider, sivil toplum örgütü ve medya kuruluşu kalmadı. 

KÖTÜ BİRŞEY OLDUĞUNU ANLAMIŞTIM

Evlerinin kapısını gazetemize açan acılı baba Gürsel Özbey ve gözü yaşlı anne Sadiye Özbey, oğullarının bir an önce serbest bırakılmasını istiyor. Oğlunun 740 gün önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirten baba Özbey, yaşadıkları üzücü günleri şu şekilde anlattı; “Semih, annesi rahatsızdı onun tedavi için Malatya’ya gelmeyi düşünüyordu. Ben hatta kendisine dedim ki oğlum arabanla gelme,  kendisine araba almıştı. O da dedi ki baba benim arabam niye burada kalsın ben arabayla geleceğim. Bizde arabayla gelme dedik ama bizi dinlemedi arabasıyla geldi. Gelirken Erzincan’da yol ayrımında Tunceli Pülümür yoluna giriyor, geçerken örgütün yol uygulamasına yakalanmış, orada zaten almışlar. Akşamüzeri ben eve gelirken bir telefon geldi, dediler ki siz şu plakalı arabayla şu yoldan geçtiniz mi? O nu der demez zaten ben anladım kötü bir şeyler olduğunu. Semih’i arıyorum hiç cevap alamıyorum telefonu kapalı. Sonra beni arayanlara dedim siz nereden arıyorsunuz dediler ki biz jandarmadan arıyoruz.  Ben buradan doğru Jandarma Alay Komutanlığına gittim. Orada detaylı olarak öğrenmeye çalıştık, netice ile öğrendik ki çocuğum o saatlerde oradan geçerken yol uygulamasına denk gelmiş, çocuğu alıp götürmüşler ve aracını da orada yakmışlar.”

BİZİM EVDE GÜLMEK YASAK 

Oğlunun kurtulabilmesi için çalmadık kapı bırakmadığını belirten acılı baba en son Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gittiğini ve yine de netice elde edemediğini söyledi. Meclisteki bütün parti guruplarına da gittiklerini aktaran Özbey, “Bu olay olduktan sonra bizim gibi aileler bir araya gelmek suretiyle öncelikle olayın olduğu yerlerde insan hakları derneklerine başvurarak çocuklarımızın örgüt tarafından kaçırıldığını tasdik ettik, bilinmesi için. Biz ondan sonra TBMM’de bütün guruplara gittik, AK Parti, CHP, MHP ve HDP guruplarına gittik ve hepsi bize bu işin kısa sürede çözüleceğini, yaşadığımız acıyı paylaştıklarını söylediler. Sonra o günün Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na gittik, bizi gönderen de İdris Baluken’di. Bakulen, bize dedi ki ‘siz gidin Başbakan Davutoğlu’na diyin ki 3 gün bize müsaade etsin, biz sizin çocuklarınızın getirilmesi için elimizden geleni yapacağız.’ 3 gün müsaade etsin demesindeki sebep de şuydu, hava harekâtı durdurulsun. Ben de Davutoğlu’na durumu anlattım, o da bana dedi ki onlar samimi değil. Ben de dedim ki samimi olup olmadığını bir şey yapmadan nasıl anlayabiliriz? Gördüm ki bizim üzerimizden bazı hesaplar yapılıyor. Birileri diyor ki sabırlı ol, nasıl olsa örgüt bir süre sonra bırakır, birileri de diyor ki savaş durdurulsun.  Netice itibari ile Başbakan değişti Binali Yıldırım oldu, ona gittim. Cumhurbaşkanımıza 3-4 kez bu konuyu götürdük, kendisi sağolsun ilgilendi. Fakat sonuca gidemedik. En son Cumhurbaşkanı Malatya’ya geldiğinde benim Semih’in haricinde 3 kızım var, kızlarım benden habersiz bir yolunu bulup Cumhurbaşkanımızla görüşmüşler. Ona demişler ki siz koskoca devletimizin başısınız, siz kardeşimizi nasıl getirmezsiniz? O anda tabi çocuklarla birlikte cumhurbaşkanının da gözünden yaşlar akmaya başlamış, orada danışmanına talimat vermiş. Talimat vermiş ama İçişleri Bakanlığı’nda iş tıkanıyor. Bakanlık diyor ki; şu anda PKK ile mücadele ediyorum buna sekte uğratmam. Ben de diyorum ki bunlar insan bunları bir şekilde getir ondan sonra mücadelene devam et. Bakın bizim evde gülmek yasak böyle bir şey olabilir mi? Hep acı hep keder, gözyaşı var. Eşimin ve çocuklarının ne halde olduğunu bir ben bir Allah biliyor” dedi. 

TBMM’DE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYECEKLER

Önümüzdeki Pazartesi günü diğer aileler ile mecliste bir basın toplantısı düzenleyeceklerini ifade eden Özbey, “Ben eşimle birlikte ve diğer ailelerinde gelmesiyle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettik. Kılıçdaroğlu bizi dinledi, konuyu hükümete götüreceğini ve bizim bu talebimizi daha önce dile getirilmesi gerektiğini belirtti.  Çünkü bu çocuklar insan bunları üzerinden siyaset yapılamaz. Bir an önce getirilmeleri hem aileler hem de ülke için sevinçli bir haber olacaktır. Biz de Pazartesi TBMM’de basın toplantısı yapacağız, bu çocukların getirilmesi ile ilgili. Şuanda örgüt bu çocukları verecek ama muhatap bulamıyor, bu konuda da hükümetin bir an önce ne yapılması gerekiyorsa yapıp bu çocukları getirmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

KENDİMİ İNSANLARDA SOYUTLADIM

Yaşadığı sıkıntıları anlatan acılı baba yerelde yeteri kadar destek görmediğini söyledi. Özellikle iktidar vekillerinin kendisiyle yeterince ilgilenmediklerini söyleyen Özbey şunları kaydetti, “Kendimi insanlarda soyutladım, insanların içine sıkamaz hale geldim çünkü insanlar iyi niyetle de olsa soruyorlar yeğenimiz nerede, kimisi diyor öldü mü, kimisi diyor haber alıyor musunuz? Bazısı diyor telefonla konuşuyor musunuz? Yok böyle bir şey. Ben 2 yıl 10 gündür çocuğumun ne sesini duymuşum ne yüzünü görmüşüm ne de ne yiyip ne içtiğini biliyorum. Ben Malatya milletvekillerinden bu konuda yeterli destek göremedim, özellikle iktidar vekillerinde. Ben isterdim ki bu iki yıl içerisinde her gün kapımı çalsınlar. Bunu kamuoyuna anlatmadılar. Demediler ‘sizin çocuğunuz 2 yıldır yoktur, ne oldu, ne bitti, ne durumda, biz bunu nasıl konu edersek faydalı oluruz’ diye.” 

ELLERİNDEKİ ÇOCUKLARIN ÇOĞUNLUĞU KÜRT ÇOCUĞU

Kürtlerin hakkını savunduğunu iddia eden PKK’nın oğlunu bir an öncesi bırakmasını istediğini haykıran Özbey, “örgütün kaçırdığı çocukların yüzde 95’i Kürt çocukları. Ben PKK’ya diyorum ki siz bize cezayı yeterince kestiniz. Devlet üzerindeki yapmak istediklerinizi de yaptınız arık bırakın bu çocukları. Siz diyorsunuz biz Kürtlerin haklarını savunuyoruz, ama elinizdeki çocukların tamamı Kürt ailelerin çocukları. Artık bunları bırakın biz de diyelim tamam gerekli mesajları verdiler. Şu anda götürdükleri çocukların kimisi Şanlıurfalı, kimisi Siirtli, kimi Erzurumlu, kimi Malatyalı tamamı bu bölgenin çocukları. Biz istiyoruz ki bu ülkede gözyaşı olmasın, bu ülkede analar babalar ağlamasın, herkes huzur içinde yaşasın, bu ülke hepimizin” dedi. 

ACILI ANNE EMİNE ERDOĞAN’A SESLENDİ

Oğlu kaçırıldıktan sonra ilk kez konuşan gözü yaşlı 55 yaşındaki anne Sadiye Özbey, Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan’a seslendi. Oğlunun acısından her gün daha çok üzüldüğünü ve kahrolduğunu anlatan acılı anne, “Benim oğlumla hayallerim vardı, ben onu evlendirecektim, mürüvvetini görecektim. Ben PKK’ya sesleniyorum, yavrumu, Semih’imi bırakın. Bütün askerleri, polisleri bırakın bizi sevindirin. Çok yaralıyım, çok üzüntülüyüm. Semih gitti gideli her gün benim içimde, ben hep onunlayım. Ne yiyor, nasıl bir ortamda yaşıyor, aç mı susuz mu, üşüdü mü? Ben yavrumu çok özledim, sesini kokusunu çok özledim. Bütün yetkililere buradan sesleniyorum, özellikle Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’a sesleniyorum. Tüm bakanlara sesleniyorum, özellikle Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya sesimi duysun istiyorum. Yavrumu çok özledim artık görmek istiyorum. Oğlumun bir an önce gelmesini istiyorum. 740 gün oldu onsuz geçirdiğim gün. Bir gece yok ki gözyaşlarım yastığımı ıslatmasın. Tüm anneler kendilerini benim yerime koysun, onların evlatları bir gece gelmese ne yaparlar onu düşünsünler. Benim için seslerini yükseltsinler” dedi. 

VUSLAT GAZETESİ

Son Güncelleme: 30.09.2017 10:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178