Panik Bozukluğu, toplum içinde herhangi 100 kişinin yaklaşık 3-4'ü, bu hastalığı ya daha önce geçirmiştir ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Her yaşta başlayabilmek ile birlikte en sık 20-35 yaşları arasında başlar. Kadınlarda, erkeklere göre 2-3 kat fazla görülür.
Panik Bozukluğu Bir Zihin Çarpıtması ve Normal Bir Durumu Felaketleştirme Düşünüş Bozukluğu: Kendi Kendini Korkutma Bozukluğudur

Panik Bozukluğu, günlük yaşantımızda yaptığımız bazı davranışlarımızın sonucunda ortaya çıkan ve tamamen 'doğal ve zararsız' olan çarpıntı, terleme, nefes sıkışıklığı ya da baş dönmesi gibi bedensel belirtilerin, hasta tarafından kötü bir hastalığın belirtileri olarak değerlendirilmesi yani ‘felaketleştirme’ ve bunun sonucunda da 'kalp krizi geçiriyorum, öleceğim', 'çıldırıyorum', ‘felç olacağım’ şeklinde yanlış yorumlanması ile oluşur.
Panik bozukluğun tedavisi
        Panik bozukluğu, tedavisi mümkün olan bir psikolojik rahatsızlıktır. Rahatsızlığı olan kişinin öncelikle tedaviyi kabullenmesi ve rahatsızlığının psikolojik nedenlerden kaynaklandığına ikna olması gerekir. Bu özellikle terapiler için çok önemlidir.Panik bozukluğu olanlar için en uygun tedavi yöntemi; ilaç tedavisi ve psikoterapilerin birlikte yürütülmesidir.İlaç tedavisine ek olarak uygulanan psikoterapi ile kişinin olumsuz düşünce ve davranış biçimlerinin değiştirilmesi ve hastalıkla mücadele etmesi için daha aktif olması amaçlanır. Bizim uyguladığımız daha çokilaç tedavisine eşlik eden hipnoz ile tedavidir. Çünkü ilaç tedavisine psikoterapi eşlik etmediğinde, kişilere bu belirtilerle baş etmesi öğretilmediği takdirde panik bozukluğun tekrarlamalarına ve kronikleşmelerine sık rastlamaktayız. Hipnoz ile ortalama beş-sekiz seansta panik bozukluk %90 oranında başarılı olarak tedavi edilebilmektedir.Bunun için hipnozla tedavi seanslarında paniğin ne olduğu, nelerin neden olduğu, felaketleştirme zihinsel çarpıtması, vücudu ve reaksiyonlarını( çarpıntı, nefes darlığı, tansiyon yüksekliği, vs) tanıma, onları kontrol etmeyi öğrenme alıştırma seanslar boyunca öğretilmekte ve aslında korkulmaması gereken bir şeyden korktuğu ve bu belirtileri başkalarının (doktorlar,ilaçlarvs) değil kendi gücü ile yenebileceği özgüveni oluşturulmaktadır. Ayrıca imajine ettirilerek (canlandırılarak) bu yaşantılılara duyarsızlaştırma (desensitizasyon), üstüne gitme (exposure) çok rahat yapılabilmektedir. Kongnitifhipnoterapiile de hastanın yanlış inanışları düzeltilebilmekte, travmatik yaşam olayları da yine çok konforlu bir biçimde hipnoterapi ile çözümlenebilmektedir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155