Nilüfer Zontul Aktaş
Nilüfer Zontul Aktaş
Yazarın Makaleleri
Dinle... DİNLENDİR...
İbrişim kanat ile Gök kanatın hikâyesi Gönüller ülkesinde güzel akan nehirler gibi güzel ormanlar, çiçekler kuşlar da varmış. Ormanın derinliklerinde alabildiğine geniş şeffaf bir pencere varmış. Her kuş o pencereye gelir, dostlarını...
Kabukları soymak için bürünmeli idi…
Bir Hıra muhatabı olmak gerekti... Rabbin dur dediklerine 'dur' diyebilmek için. Bir inzivaya bir itikâfa geçiş ve gönül özüne... Özgürlüklere kanat açıp ayrıştırırken birikmiş kabukları! BÜRÜNMELİ idi... Gün değmemiş...
KANÂÂT; Yüreğine Kanat Takar İnsanın
Ne de çabuk yorulur insan ne de çabuk bıkar. Kendine verdiği hükümler idamlık noktasındadır. Acımaz kendine farkında olmadan… Ne çok ister, ne çok kıyar kendine de istedikçe… Kanâât ruhu tenden alıp aslî olgunluğa çıkaran yegâne...
S(ev)gi ev de başlar
S(ev)gi… S(ev)… Ev… Hepsi sevginin içinde barınan sözcükler… Ve en çok da ev ile özdeşleştirdiğim sözcüktürs(ev)gi… Bir eylemse sevgi! Yüreğin, bedenin en çok huzur bulduğu idiyse bu en önce evde yerleşmeliydi. Toplumun hücresi...
Şimdi de evler geçilememeli idi!
Gölgelerinde gül yetişmiş Yolcuları kokluyorum şimdi İçime çeke çeke Ah Çanakkale! Parmak uçlarım kan Toprağın göğsünde uyur mu ki can Baharın kalbini Kınalı parmaklarımla eşelerken Çiçekler… Çiçekler… Çiçekler *** Adını...