Şüphecilik; doğuştan şüphecilik yatkınlığı olan bir kişi zor şeyler yaşarsa şüphecilik onda hastalığa dönüşebilir. Diktatörlükle yönetilen bir ülkeye ataması yapılmıştı. Memleketinden uzaktaydı. Çok çevresi yoktu. Eşi ve çocukları vardı. Şüphelenmeye başladı. Beni takip ediyorlar dedi. Evin önündeki araba gizli servisin dedi. Dışarı çıkmamaya başladı. Eşi de onu destekleyen şeyler söyledi. Böylece hastalığı pekişti. Hâlbuki resmi bir görev için oradaydı. Takip edilmesi için bir neden yoktu. Oradan uzaklaştıktan sonra da şüpheleri devam ediyordu. Tedavi görmesi gerekiyordu.  Siyasi suçlardan dolayı cezaevinde yatan bir kişi çıktıktan sonra insanlara güvenmemeye, onlardan uzak durmaya, alıngan olmaya başlamıştı. 
Sınav kaygısı; sınav haftasında çok kaygılanan bir öğrenci vardı. Bu dönemlerde kaygısı karnına vuruyordu. Karın ağrısı, iştahsızlık yaşıyordu. Bu dönemlerde çok huzursuz ve sinirli oluyordu. Kaygılanmanın sınavda başarılı olmak için garanti olduğunu öğrenmişti. Eğer kaygılanmazsam sınavda başarısız olurum diye düşünüyor. Ama bu durum ders çalışmasını olumsuz engelliyordu. Annesi hep olumsuz bir örnek veriyordu. Ders çalışmazsan işsiz amcan gibi olursun diyordu. Zaten o amcası sinirliydi. Ondan korkuyordu. Bu örnek onun iyice korkutuyordu. Artık elinde olmadan sürekli bu stresi yaşıyordu.
Depresyon; Babası alkol alıp eve geliyor ve annesini sürekli dövüyordu. Kendisi bir şey yapamıyor. Masanın altına saklanıp durumu görmemek ve dayak yememek için saklanıyordu. Kendini çaresiz hissediyordu. Büyüdü, meslek sahibi oldu ama bu çaresizliği hala devam ediyordu. Erkek arkadaşının kendisini aldattığını öğrendikten sonra ondan ayrılmış ve depresyona girmişti. Ben değersizim, dünya güvenilmez ve hiçbir değişmeyecek şeklinde düşünüyordu. Yaşadığı olumsuz yaşam olayları onun depresyonunu  pekiştirmişti. Hiçbir şeyden keyif alamıyor ve ölmek istiyordu.
Alkol bağımlılığı: Ebeveynlerine karşı çok kızgındı. Geleceğini elinden aldığını düşünüyordu. Bu duygularını onlara yansıtamıyordu. Yansıtınca zor durumda kalıyordu. Sosyal ortamlarda alkol almak onların kültürünce sıradandı. Bu yüzden ne zaman öfkelense alkol alıyor ama ne kadar içeceğini ayarlayamıyordu. Aldıktan sonra kontrolü kaybediyor eve gelip öfkesini evdekilere yansıyordu. Ondan çok korkuyorlardı. Artık alkol bağımlısı olmuştu. Bulduğu parayı ve boşluğu alkolle doldurmaya çalışıyordu. Bu nedenle tedaviye başvurdu. İlaç ve görüşme tedavileriyle durumu daha iyiye gidiyordu.     
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155