Allah’a şükretmek gerekir. Yeni bir kutsal zaman dilimine daha kavuştuk. Bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesinin içinde bulunduğu 2018 yılı Ramazan ayının sevincini yaşıyoruz. Hemen hatırlatalım ki insan hayatında zaman bilincinin önemli bir yeri vardır. Hatıralarımız, sevinçlerimiz, başarılarımız ve üzüntülerimiz hep “zaman” la şekillenmiştir. Kur’an’da zaman kavramı; vakit, sene, ay, gündüz, gece, sabah, kuşluk, ikindi,  saat ve an gibi kelimelerle ifade edilmiştir. Nitekim dini hükümlere bakıldığında namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadetler de zaman dilimlerine göre farz veya vacip kılınmıştır. Bu itibarla insan, hem dünya işlerini görmek hem ibadet etmek için kendisine nimet olarak verilen zamanı, çok iyi değerlendirmesi gerekir. Zira sevgili Peygamberimiz (a.s) da; iki önemli nimete işaret ederek bunlardan birinin sağlık, diğerinin boş vakit olduğunu açıklamışlardır. (Buhari; Rikak; 1)  
Allah, bazı gün, gece ve ayları diğerlerine göre daha faziletli kılmıştır.  Kandiller, Cuma günleri, hac mevsimi ve Ramazan ayı buna örnek gösterilebilir. Biz bu yazımızda, ramazan ayının fazileti, oruç ibadeti, Kur’an ve teravih namazı üzerinde özetle duracağız. Dinimizde ve kültürümüzde ramazan ayının özel bir yeri vardır. Bu ayda halkımızın inanç ve ibadet heyecanı artmaktadır.  Ramazan; sözlükte; şiddetli güneşin etkisiyle taşların, kumların ısınması ve yanması anlamına gelmektedir. Oruç tutanlar da özellikle yaz mevsiminde sıcaktan ve susuzluktan yandıkları için bu aya ramazan ayı denilmiştir. Oruç ibadeti,  ramazan ayında yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Aslında oruç, İslam’dan önce de vardı. Hac ve namaz gibi çok eski bir ibadettir. Kur’an,  orucun müminlere farz kılınma şeklini şöyle açıklamaktadır:  “ Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz yazıldı.  Umulur ki korunursunuz. Öyleyse sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca ) başka günlerde kaza etsin. ” (Bakara; 2/183-185)    
Oruç:  “Tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar yemek-içmek ve cinsel ilişkiden uzaklaşmaktır.”  Bu tanımda orucun,   koruyucu ve eğitici bir özelliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü o İnsana, erdemlik ve ahlaki güzellik kazandırıyor. Olaylara karşı sabırlı ve dayanıklı durmayı telkin ediyor.  Daha şefkatli ve merhametli olmaya davet ediyor.  Açlığın ve çaresizliğin ne kadar zor olduğunu yaşayarak öğretiyor. Alışkanlıklara ve aşırılıklara karşı dirençli olmayı sağlıyor.  Peygamberimiz (a.s) da orucun maddi ve manevi hayatımız üzerindeki etkisini şöyle açıklamışlardır:  
“Kim ramazanda Allah’a inanarak ve karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek oruç tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” ( Buhari; İman, 28)
“Herhangi biriniz oruçlu olduğu zaman artık bu kimse o gün kötü söz söylemesin ve bağırıp çağırmasın. Eğer birisi kendisine kötü söz söyler yahut sataşırsa hemen “Ben oruçluyum!” desin” (Müslim, Sıyam, 163)
“Kim yalan söylemeyi ve olumsuz davranışları bırakmazsa Allah’ın onun yiyip içmeyi terk etmesine ihtiyacı yoktur.” ( Buhari; Savm, 8) “ Oruç, insanı kötülükten alıkoyan  “koruyucu bir kalkan” dır.  (Müslim; Sıyam, 162)
Kur’an: Ramazan ayının değerini yücelten olaylardan biri de Kur’an’ın bu ayda nazil olmasıdır. Bu yüzden ramazan ayına, Kur’an ayı da denilmiştir. Yüce kitabımızın ilk ayetleri, ramazan ayında yani kadir gecesinde indirilmiştir.  Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. İslam âlemi ramazan ayını Kur’an ile özdeşleştirmiştir. Bu ayda evlerde, işyerlerinde, camilerde, radyo ve televizyonlarda okunan hatimler bunun en güzel örneğidir.  Ramazan ayında; seher vaktinde veya gündüz namaz kılmak ve mukabele okumak için camiler dolup taşmaktadır. Kur’an ve minarelerin ışıklarıyla gönüller aydınlanmaktadır. 
Teravih Namazı:  Ramazan ayının gecelerinde kılınan teravih sözlükte; istirahat etmek, dinlenmek ve huzur duymaktır. Bir işi kolaylaştırmak için nöbetleşe yapmak gibi anlamlara gelmektedir. Dini yönden ise teravih, ramazan ayına mahsus olarak akşamları yatsı namazından sonra kılınan bir gece namazıdır. Hz. Peygamber (a.s) döneminden itibaren kılınan bu namaz, Müslümanlar arasında büyük bir istek, şevk, heyecan, birlik ve beraberlik meydana getirmektedir. Belki de camilerin en çok dolup taştığı mevsim ramazan ayı ve teravih namazlarıdır. Kandiller, mahyalar, sokak lambaları, gözle göremediğimiz melekler müminlere eşlik etmektedir.  Küçük çocuklar,  gençler;  aksakallı insanlar yan yana ve omuz omuza durmaktadır. 
Sosyal Yardımlaşma: Ramazan ayının özelliklerinden biri de zekât ve sadaka-ı fıtır gibi mali ibadetlerin bu ayda yerine getirilmesidir.  Mal ve servet; bu mevsimde ibadete dönüşmektedir. İnsanlar arasında güven, sevgi ve kardeşlik duygularının gelişmesine sebep olmaktadır.  Toplumda paylaşma fırsatı yaşanmaktadır.  Cömertlik ruhu ön plana çıkmaktadır.  Cimrilik ve bencillik duyguları körelmektedir.  Bu güzelliğin bir uzantısı olarak kurulan İftar sofraları da;  nice akraba ve dostların buluşmalarını sağlamaktadır.     Ramazan ayı, rahmet ve bereket fuarıdır.  Bu fuarda,  yardımseverlik huzur, barış ve kardeşlik vardır. 
Bu mübarek ayda Oruç tutanlar ve tutmayanlar, birbirlerine karşı ve rakip gibi gösterilmemelidir. Bütün insanlık aynı geminin içindedir. Bu ayda yapılan ibadetler medya ve magazin haberlerle hafife alınmamalıdır. Çünkü inanç ve ibadet hakkı, temel insan haklarına dayanan bir haktır. Oruç tutsun veya tutmasın birbirine saygıda kusur edilmemelidir. Bir insanın çok hayır işlemesi veya çok ibadet yapması beraberinde, başkasını incitme gerekçesini ve haklılığını getirmez. Tersine mümin başkasına olan sevgi ve acıma duygusunu daha da arttırmalıdır. Umarım ki 2018 yılı ramazanında  hep birlikte tam bir hoşgörü ortamında oruçlarımızı ve diğer ibadetlerimizi hakkıyla yerine getiririz. Kimseyi incitmeyiz ve kimseden de incinmeyiz. Bu duygularla ramazan ayı ve içindeki güzelliklerin, bütün insanlığa hayırlı ve uğurlu olmasını Cenaba-ı Haktan diliyoruz.  Herkesin Ramazan ayını tebrik  ediyorum. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.