Ramazan; hayat boyu bir yaşam modelidir. Günlerimizi geçirirken hangi ölçülere, hassasiyetlere, algılara, değerlere göre yaşayacağımızı gösterir. Bir ay boyunca ömrümüzün diğer günlerini nasıl geçirmemiz gerektiğini öğretir.

Ramazan; Peygamber’in talep ettiği gibi vahyi- hakikati talep etmektir. Hakikati arayanların,
insanlık için kurtuluş müjdesi vermek isteyenlerin, zulmün ortadan kalmasını dert edinerek kaygı taşıyanların, akıl- kalp ve nefis dengesini kurup tek bir İlâha- Rabbe yönelme, yüklenme ve taşıma görevi verilen “Kadir” anlarının- gecelerinin- gündüzlerinin olacağını müjdesini görebilmektir.

Ramazan; bireysel- toplumsal Tevhid'in teorik ve pratik ifadesidir. Renklerin, coğrafyaların, eşyaların, ırkların, dillerin, mevkilerin değil birey- toplum ve devletin Takva'da buluşması ve birleşmesidir.

Ramazan; nefsi bastırma, yok etme, yok sayma değil nefsi terbiye, kontrol etme ve iyiye yönlendirme metodolojisini öğrenmedir. Nefsi aşağılayarak, isteklerini yok etmeye çalışarak, varlığını yok sayarak yaşamak değil nefsin insan için vazgeçilmez olduğunu bilerek, 
nefsin isteklerini makul seviyede tutarak, kontrol altında tutarak, aşırı isteklerine direnerek, karşılanmasını istediği arzuları ihlâs, sabır ve samimiyetle yaşama- aşma mücadelesinin örnekliğidir.

Ramazan; sahip olunan mülk ile ilişkisini gözden geçirmektir. İnsan sahip olduğu ve en çok değer verdiği mülk bedenidir. İnsanın bedenini, zannettiği gibi güçlü, sonsuz değil aciz, zayıf olduğunu görebilmesidir. Diğer mal, para, sermaye, şirket, gayrimenkul gibi mülklerin üzerinde diğer insanların hakkını görebilmektir. Bunlar ile elde ettiği birikimler, kazançlar, kârlar, güçler üzerinde fakirler, mahrumlar, mazlumlar, yolda kalmışlar, hicret edenler, sürgünler, yetimler ve akrabaların hakkını olduğunu görerek, bu hakkı sahiplerine teslim etmektir.

Ramazan; ruh ve beden ilişkisini gözden geçirmektir. Ruhun ayrı, bedenin ayrı dünyalar olmadığını, bir bütün içinde birbirini tamamladığını görebilmektir. Ruhun huzuru için bedeni, 
bedenin huzuru için ruhun terbiyesinin şart olduğunu görebilmektir.

Ramazan; başkalarının farkına varabilmektir. Mesai saatleri, trafik, televizyon, internet, iş yoğunluğu gibi mazeretlerin arkasına sığınarak kendi dünyası dışında yaşayanların olduğunu ve bunlarla birlikte yaşadığını görerek uyanmaktır.

Ramazan; muhatap olduğu, ticaret yaptığı, eğitim aldığı ve verdiği, komşulukta bulunduğu, yönettiği, beraber yaşadığı, yolculuk yaptığı kişilere elinden ve dilinden emin, zarar vermeyen, hakkı çalmayan, zorla ele geçirmeyen biri olabilmenin ifadesidir.

Ramazan; kardeşlik ikliminde kalplerin birbiri için çarpması, karşılıklı dinlemesi ve duymasıdır. Sadece camide ve cenazede değil hayatın her alanında kardeşliğin yeniden inşa edilmesidir.

Ne Değildir Ramazan?

Sadece bir ay iyilik, doğruluk, ahlak üzere olup diğer aylar, günler için ise nefsin, şeytanileşenlerin, zalimlerin, çıkarların, korkuların esiri olmak değildir, Ramazan.

Beş yıldızlı otellerde, lüks restoranlarda, pahalı menüler ile iftar açmak değildir, Ramazan.

Kurum ve kuruluşların üyelerine güç gösterisinde bulundukları, kamuoyuna reklâm amaçlı verdikleri iftarlar değildir, Ramazan.

Gazeteler, televizyonlar, radyolar ve televizyonlar aracılığıyla sohbetin, nasihatin, tebliğin yapıldığı ama diğer aylarda bunların tamamen kaldırıldığı bir ay değildir, Ramazan.

İftar sofralarına yoksulların, ezilmişlerin değil sadece arkadaşların ve yakınların davet edildiği ve paylaşıldığı zaman dilimi değildir, Ramazan.

Din ve hayat hakkında konuşma gücüne sahip insanların ücret tarifeleri belirleyerek, insanlara vaaz- nasihat ettikleri günler değildir, Ramazan.

Pazar- piyasanın taleplerin artmasını fırsat bilerek insanların temel tüketim maddelerine zamlar yaparak, kazançlar elde etmeyi amaçladığı ay değildir, Ramazan.

Gösterişli sofralar kurarak, normal günlerde hazırlamadığı yiyecekleri yiyerek, bedenin ağırlığına ağırlık katmak değildir, Ramazan.

Kur’an okumanın sadece bir aya indirgenerek, mukabelelerin yapıldığı ama Ramazan’dan sonra rafa kaldırıldığı zaman dilimi değildir, Ramazan.

Orucu bir geleneksel ritüel olarak görüp, orucu tutulan günler ile tutulmayan günler arasında bir farkın oluşmadığı günler değildir, Ramazan.

Belediyelerin düzenlediği şenliklerde Oruçlu iken yapamadıklarını iftardan sonra yapma selahiyetini kendisinde görme fırsatı değildir, Ramazan.

Ticarette, pazarda, piyasada Ramazan’a uygun rolü oynayıp, sonrasında tekrar kılık, kimlik ve imaj değiştirmek değildir, Ramazan.

11 ay günahları biriktirip, Ramazan’da af ediliyor düşüncesiyle içten ama büyük aldanış içeren pazarlıkla günleri tamamlamak değildir, Ramazan.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155