Trikotillomani yunanca kökten meydana gelmekte ve triko saç, kıl tillo çekme mani ve aşırı istek anlamı taşımaktadır. Hastalığın sebebinin kesin olarak bilenmesiyle beraber dürtü denetimini zayıflatan bir veya birden fazla olay meydana gelmiş olabilir. Hastalık genellikle çocukluk ve ergenlik yaşlarında başladığı görülmektedir. Bu hastalıkta stres faktörü önemli rol oynamaktadır, fakat hiçbir stres unsuru olmadan da hastalık başlayabilir. Söz konusu birey ailevi olaylardan da meydana gelebilir, kızını nasıl evlendireceğini düşünüp de saç, kıl koparma eylemine girişebilir. Yapılan araştırmalara göre cinsiyet, eğitim, sosyokültürel, yaş yapı gözetmeksizin her grupta bu hastalığa yakalandığı görülmüştür. Bu hastalıktan muzdarip olan bireylerde yer ve zaman fark etmeden saç ve kıllarını çektiği gözlemlenmiştir. Yakınlarının da kıllarını çekme eylemi de gösterebilmektedirler. Bu bireylerin bazıları farkında olmadan kopardıklarını ifade etmekte, bazıları ise farkında olduğu halde koparabilmektedirler. Saç ve kıllarını koparıp atan bireylerin haricinde kopardıkları kılları ağzında çiğneyebilmekte hatta onları yutabilmektedir. Bu şekilde hastaneye şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma gibi şikâyetlerle başvurdukları da görülmektedir.

Saç yolma davranışları devam ettikçe hastaların fiziksel görünümlerinde de değişiklikler meydana geliyor. Saçlarını yolan kişi peruk takma, gözlük kullanma, kaşlarına kalem çekme gibi davranışlar sergilemektedir. Kıl ve saç çekme ataklarından sonra pişmanlık, öfke, hayal kırıklığı gibi duygular yaşamakta bu da bireyin özgüvenini azaltmakta, yalnızlık duygusunu tetiklemekte, günlük yapacağı aktivelerden zevk almama, sosyal ilişkilerinde bozulmalara kadar gitmektedir. Bu tür özellik gösteren hasta depresyona da yatkın olabileceği göz ardı edilmemelidir. Saç ve kıl koparan bireyler yaptıkları davranıştan dolayı toplum içinde de suçluk duymaktadır.’’Acaba kaşımı makjayla kapattım anladılar mı? ’’Başım açılır da kopardığım saçlarım görünür ve rezil olursam?’’ gibi olumsuzlaşan otomatik düşünceler hâkim olmaktadır. Bu düşünceler ve stres faktörleri hastalığın devam etmesindeki kısır döngüyü tetiklemekte ve hastalığın pençesinde hayat sürmektedirler.

Trikotillomani hastalığına yakalanan bireylerin acı duymadıkları da danışanlarımızdan edindiğimiz bilgiler arasındadır. Normalleşen eylemleri koparma sırasında sıradan gerçekleşiyor ve koparmaya acı duymadan devam etmektedirler.

Tedavi şekli olarak farmakolojik(Antidepresanlar) destek hastalığın tedavisi için önemli etkileri vardır. Tedavi için ilaç ve psikoterapi birlikte uygulandığında başarı oran artmaktadır. Bilişsel ve Davranışçı Terapi modeline göre tedavi edilen hastaların çarpık ve yanlış otomatikleşen düşünceleri üzerinden terapi modeli uygulanıyor. Alışkanlıkları tersine çevirerek kişinin kendisini takip etmesi açısından çizelgeler oluşturulması, koparma eylemini azalttığı günlerde ödüllendirmesi gibi tekniklerle eski alışkanlıklarının sönmesi amaçlanmıştır. Söz konusu saç, kıl çekme davranışı yerine başka bir eylemin konulması saç, kıl çekme eylemine devinimsel olarak benzemektedir. Örneğin; Yüzük, bilezik ya da kolyeyle oynamak, stres topuyla oynamak gibi fakat bir nesne olması şart değildir. Bu ellerini cebine koymak, yumruk yapıp, sıkmak gibi eylemler de olabilir. Bu eylemleri belirli bir süre yapılması istenir ki bu koparma eylemindeki güçlü isteğin o an hafiflemesi amacı arasındadır. Bir diğer tedavi yöntemi de gevşeme egzersizleriyle beraber hastanın rahatlamasını sağlamaktır. Yapılan bu egzersiz sayesinde hasta kendini daha da zihinde hissedecektir.

Bütün bunlar tedavi şeklini oluşturmakta ve uzman kişilerce yardım alınmasında fayda vardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.