*Malatya’nın saf ve duru bir samimiyetin bakışlarıyla yol alan, dua eliyle hayata dokunan, dostlarına hediye olarak dua yollayan Ertuğrul Bayram, şifa bulduğunu söylediği Kur’an ve özen gösterdiği dostlarının şehadetiyle rabbinin huzuruna vardı.
Sahil çay ocağında tanıştığımda “MTA’da çalışıyorum” demişti… Otuz yıllık bir zaman geçti üstünden… Bir garip nasıl resmedilir diye sorsalar, sanırım “Ertuğrul abiye bakın” derdim. 
Bakışlarını yere çivileyerek yürüyen bir insandı. 
Karşılaştığı dostlarına “seni Allah için seviyorum” demesi unutulmayacak cümlelerinden… Yine “nasılsın Ertuğrul abi” sorusuna “Kur’an bana şifa oldu” cümlesi… 
Bizde onu Allah için severdik.
Bazen telefonun diğer ucunda bir ses “… ben Ertuğrul, sana özel olarak dua edeceğim bugün” fakat “sen de beni unutma” ifadesini eklemezdi yani karşılık bekleyerek dua ettiğini çağrıştıracak bir ifade kullanmazdı.
28 Şubat sürecinin en soğuk anlarında, bir sokak arasında, Sahil çay ocağı ve Boğaziçi çay ocağının yakınlarında karşılaştığımda “seni Allah için seviyorum kardeşim” diye konuştuğunda, o samimiyetin sesi, daralmış yüreğime iye gelirdi.
Sıkıntıları vardı, hastalıkları ama bir gün olsun şikâyet cümlesi duymadım kendisinden. 
Saf bir teslimiyet…
Samimiyet akan bakışlar…
Derdimi seviyorum der gibi yüzüne yayılan anlam…
Ertuğrul Bayram!
Yılların yükü yüz çizgilerine öyle yerleşmişti ki son yıllarda… Çizgiler onu gerçek yaşının çok ötesine taşımıştı.
En son gördüğümde, yine eğmişti başını yere, çivilemişti gözlerini…
“Onları alınlarındaki secde izinden tanırsın, yüzlerine yansıyan samimiyetten” çünkü “din samimiyettir!”
Her insanda samimiyetin fotoğrafı okunmaz ama Ertuğrul abide o samimiyet çok bariz okunuyordu!
Dün rabbine yolladık. Şifa bulduğu Kur’an ve özel dualar gönderdiği dostlarının şahitliğiyle…
Saf bir samimiyet örneğinin bakışları söndü.
Her bir dostundan dua alacağı var.
Bazı insanların ayrıca çevresinden samimiyet alacağı olur, dilerim Ertuğrul abi biz dostlarından samimiyet alacağı ile gitmemiştir bu dünyadan!
Merhum Abdurrahim Karakoç’un şu dörtlüğü Ertuğrul abiyi ve onun rabbine olan sevgisini tekrar hatırlattı bana:
Bıraktım öfkeyi kini
Oldum bir rahmet ekini
Seni sevmenin zevkini
Tattım sana geliyorum
Allah onu cennetinin en güzel yeriyle ödüllendirsin!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155