Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalı?

Uzman Psikolog Seda Gün Namal, ‘Çocuklarda tuvalet eğitimi’ konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Çocuğu korkutarak tuvalet eğitimi verilmesinin yanlış olduğunu söyleyen Namal, “Katı ve kuralcı olmanın yanı sıra çok rahat ve çocuğun ihtiyacının ertelenmesi de yapılmaması gereken davranışlardandır” dedi.

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalı?

Uzman Psikolog Seda Gün Namal, ‘Çocuklarda tuvalet eğitimi’ konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Çocuğu korkutarak tuvalet eğitimi verilmesinin yanlış olduğunu söyleyen Namal, “Katı ve kuralcı olmanın yanı sıra çok rahat ve çocuğun ihtiyacının ertelenmesi de yapılmaması gereken davranışlardandır” dedi.

06 Kasım 2018 Salı 12:37
Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalı?

Namal, tuvalet eğitimin 18 ay ile 36 ay arasında verilmesinin gerektiğini ifade ederek, “Tuvalet eğitim dediğimiz süreç yürüme, koşma, konuşma gibi çocuğun kendi başına yapabildiği gelişim sürecidir. Tuvalet eğitimi 18 ay ile 36 ay arasında verilmesi uygun gördüğümüz süreç. Bu çocuktan çocuğa göre değişiklik göstermektedir. Fiziksel gelişimleri, ruhsal açıdan hazır olunuşluğu olması gerekmektedir. Ortalama bu kızlarda 29 ay civarında erkeklerde 31’inci ayda gerçekleşmiş oluyor” dedi. Çocuklarda tuvalet eğim süreci hakkında bilgi veren Namal, “Kaba motor ya da fizyolojik süreçte çocuğun yürüyor olması, tırmanabilme ve zıplayabilme becerilerinin olması bizim beklediğimiz süreçtir. Sonrasında çocuğun mesane kasları, idrar boşaltma ve tutma gibi kaslarının gelişmiş olması gerekiyor” diye konuştu.

SAYGI DUYMAK VE GERİ ÇEKİLMEK GEREKİYOR

Çocuğun gelişimine saygılı olunması gerektiğini söyleyen Namal, “Mahremiyet eğitimin gelişmeye başladığı dönemlerde çocuklar koltuklarının arkasında, perdelerin arkasında gizlenerek tuvaletlerini yaparlar. Çocuk ben tuvalet eğitimi almaya hazırım demesi yanı sıra çocuk burada gizli alanını oluşturuyor. Olabildiğince görmezden gelip bir adım geride durmak gerekiyor. Bu süreçte çocuğun gelişimini desteklemek adına saygı duymak ve geri çekilmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

ÇOCUKLAR ANNE VE BABAYI MODEL ALIRLAR

Daha sağlıklı tuvalet eğitimi verilmesi açısından anne ve babanın model alınması gerektiğini söyleyen Namal, “Erkek ve kız çocuklarında tuvalet eğitiminde çok belirgin farklılıklar yok. Çocuklara tuvalet eğitim verilirken klozeti kullandırmak daha sağlıklı. İlerleyen dönmelerde daha iyi bir eğitim verilmesi açısından model alma anlamında kızlar anneyi, erkekler ise babayı model alması gerekiyor” dedi.

ÇOCUĞU KORKUTARAK TUVALET EĞİTİMİ VERİLMEMELİ

Çocuğu korkutarak tuvalet eğitimi verilmesinin yanlış olduğunu söyleyen Namal, “Ağır cezalarla tuvalet eğitimi öğretiliyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 35-40 civarında. Tuvalet eğitiminin anahtar kelimesi ‘sabırdır’. Katı ve kuralcı olmanın yanı sıra çok rahat ve çocuğun ihtiyacının ertelenmesi de yapılmaması gereken davranışlardandır. Bu dönemdeki eğitim çocuğun kişisel gelişimini etkiliyor. Ruhsal rahatsızlıklar açısından mükemmeliyetçi, titiz olan kişilerin altyapısı bu dönemde atılıyor. O yüzden olabildiğince saygı gösterilerek, hoşgörülü şekilde çocuğa yaklaşılmalı” dedi.

BU SÜREÇTE ANNE İZİN ALMALI

Bakıcıyla büyüyen çocuklarda tuvalet eğitimi sürecinde annenin izin alması gerektiğini söyleyen Namal, “Çalışan anne bu süreçte bir süre izin alarak çocuğunun yanında olması önemli. Çocuğun verdiği ipuçlarına bağlı olarak işten ayrılarak yapılabilir. Ancak bu mümkün değilse çocuğa bakıcı ya da annene ya da babaanne bakıyorsa çocuğun hem mahremiyet gelişimi açısından hem de tuvalet eğitimi açısından bunları sınırlandırmak gerekiyor" dedi.

ÖDÜL NİTELİĞİNDE OLMADAN MOTİVE EDİLMELİ

Ailelere ipuçlarında bulunan Namal şunları söyledi:

“Bu süreçte çocukla beraber alışverişe çıkılmalı. Özellikle alınan iç çamaşırlarında çocukların sevdiği karakterler olmalı. Tuvalette vakit geçirebileceği etkinlikler yapılabilir. Kitapların olduğu bazı bölgeler bulundurulabilir. Ödül niteliğinde olmadan çocuğu motive edici, takdir eden davranışları gösterebilmesi açısından etiketler kullanabilirler” dedi. Çocuğu bezden ayırdıktan sonra çocuğun altının hiç bağlanmaması gerektiğini söyleye Namal, “Çocuğu bezden ayırdıysak geri dönüş kesinlikle yapmıyoruz. Çünkü çocuk bunu içsel olarak başarısızlık olarak nitelendiriyor. Yetersiz olarak nitelendiriyor. Dolayısıyla bu da bizim çocuğu kontrol etmemiz demek.”

PROBLEM VAR DEMEKTİR

“Büyük tuvaleti 4 yaşına kadar idrar kaçırmayı 5 yaşından sonra patolojik olarak bir sıkıntı var olarak nitelendiriyoruz” diyen Namal, “Bizim tamamlanmasını istediğimiz süreç ortalama 3 yaştır. 3 yaş kreşe başlama yaşıdır ve dolayısıyla çocuğun bezli haliyle kreşe gitmesi, kendini farklı hissetmesi, soyutlaması ve utanç duyması anlamına gelir. 3 yaşına kadar tamamlaması gerekir. 4 ya da 5 yaşına kadar devam ediyorsa problem var demek değildir” dedi.

GENETİK FAKTÖRLER OLABİLİR

Çocukların bezden zor ayrılmasının sebeplerinden bahseden Namal, “Genetik faktörler olabilir. Anne ve babanın küçük yaşlarda uzun vadede idrar kaçırma gibi bazı durumları olduysa çocukta görülme oranı çok yüksek. Bu süreçte bazı fizyolojik olaylar da devreye giriyor. Çocuğun mesane kasları gelişmemiş olabilir. Dolayısıyla idrar torbası dolduğu zaman beyne sinyal gitmiyor olabilir. Diğer döngüsel durum ise mesanenin kontrol edilemez durumdayken sonuçlar psikolojik olabilir” dedi. Namal psikolojik olarak hazırlık sürecinden bahsederek, “Çocuk bir buçuk yaşına kadar oral dönemden, emzirme sürecinden geçiyor. Güvenli ayrılma yaşadığı bu dönemde çocuk anneden bir ayrışma yaşıyor. Güvenli şekilde ayrılabilmesi için bu dönemi iyi bir şekilde atlatması gerekiyor. Çocuk kendinden emin şekilde çevreyi keşfe çıkabiliyor. Her gelişim dönemini sağlıklı atlatılabilmesi bir sonraki dönem için hazırlık” diye konuştu.

İHA

Son Güncelleme: 06.11.2018 12:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.