Seccadesinin başından kalkarken garip bir ağırlık hissetti. Sabahtan beri içi içine, ruhu bedenine sığmıyordu zaten.Gündüz birara evden çıkmış, biraz hava alırım düşüncesiyle konu komşuya uğramıştı. İçinde bir boşluk vardı ve ne yapsa dolmuyordu sanki.
Ramazandı oysa, ailecek oruçlarını da ifa etmişlerdi. Rahmet mevsimi her zaman aynı huzuru vermiyor muydu yoksa? İftarda da kimse ağzını açmamıştı zaten. İyi ki öyle oldu diye geçirdi içinden. Yoksa bu mübarek günde yok yere kalplerini kıracaktı.
Bu düşünceler içerisinde ayağa kalktı.Dışarda bir gürültü mü vardı? Evet, insan seslerine karışmış arabanın motor sesi gittikçe yaklaşmıştı. Pencereye yanıp sönen mavi ışığın görüntüsü geldi. O anda evin içine bir buz kütlesi düştü sanki. Korkudan çatlayacak hale gelen yürekleri kapının çalışı ile kaskatı kesildi. Telaşla  koştu, bir hamleyle açtığı kapıda birkaç asker ve arkada ambulans duruyordu.
Dizlerinin bağı çözüldü, gözü karardı. “Mehmedim!!!” dedi. “Yoksa şehit mi oldu?”
Gözyaşlarına hakim olamayan komutan elinde tuttuğu zarfı uzatarak zorlukla  “ vatan sağolsun” diyebildi.Zavallı kadın öylesine düştü ki yere zelzele oldu sanki;kıyamet koptu, feryat figan birbirine karıştı.
Eşini yerden kaldırmaya çalışan biçare baba zarfı açıp oğlunun yazdığı mektubu okumaya başladı:
Sen ister miydin hiç çiçeğin solsun
Hain kurşun gelip Mehmed’in bulsun
Yüreğin yansa da başın dik dursun
Şehit düştüm ana vatan sağolsun
Ağlama ne olur sil gözyaşını,
Şehit anasısın kaldır başını,
Zehir etme ekmeğini aşını
Şehit düştüm anam vatan sağolsun.
İşte bu tablo pek çoğumuzun sadece bir isimle duyduğumuz şehit haberlerinin arkasındaki hikâyelerinden biridir.Ne yazık ki gündemden çok çabuk silinir bu haberler. Onursuz yaşam süren birilerinin çirkeflikleri ekranlarda günlerce yer tutar, üzerinde saatlerce yorum yapılırken; ülkemizin bekası için canlarını veren bu kahramanlar aynı ilgiyi görmezler. 
O iman dolu,körpe ama cesur bedenlerin canlarının ve kanlarının üzerine bina edilen konfor Müslümanları o kadar şımartmıştır kişehitlik sıradan bir vaka gibi algılanır. Cenabı Hakkın verdiği bu şerefli görev itibarsızlaşır. Hatta Müslümanların elinden alındı diyebiliriz. Şimdi her konunun bir şehidi var. Demokrasinin bile (!)… Açıkça Allah’ın dinine şeriatına savaş açan despotlar bile kendi ölülerini şehit diye nitelendirebiliyorlar.
Oysa Şehadet Müslümanlar için ilahi hakikatlere ve vahye şahitlik etmek demektir.O bedenler Kur’an’ın emri ve Hz. peygamberin uygulamasıyla vücud bulan islam davası için toprağa düşmekteler. Rabbimiz buyurur ki “Allah yolunda gereği gibi cihad edin.Sizi o seçmiş babanız İbrahim’in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır.Daha önce ve Kuranda Resulün size şahit olması sizinde ona şahit olmanız  için size Müslüman adını veren O’dur. Artık namaz kılın, zekat verin. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!” (Hac,22/78)
Şehadet bir ölüm değil, bir hayat tarzıdır. 
Şehadet herkese nasip olmayan yüce bir mertebedir.
Müslümanın hayatının her aşamasında zihnini ve kalbini kulluk bilinci ve tebliğ vazifesiyle geçirmesidir. 
Hayatın her alanında emri bil maruf ve nehyi anilmünker (iyiliği emir kötülükten men etme)mücadelesini vermektir. 
Hayata küresel dünyanın bakışıyla bakmamak ve kapitalizmin kendisine dayattığı araçlara karşı durmaktır.
 Müslüman cemaatin bekasını kendi menfaatlerinden yüksek görmektir.
Hakikate ve vahiyle gelen mesaja şahitlik ederek yaşanılan bir hayatın sonucudur şehitlik. Şeyh Saidler, İskilipli Atıf Efendiler, Şeyh Ahmet Yasinler, Çanakkale’de, 15 Temmuz’da şehit olanlar canlarını bunun için feda etmişlerdir.
Bize düşen de ölümlerini yaşadıkları hayata şahit tutarak şehitolanlara şahitlik etmektir. 
Yoksa Allah muhafaza boğazımıza giden etlerin,otların hesabını yapacak bir hesabsızlığın içinde kendimizi bulabiliriz. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner195

banner194