Resulullah (sas) buyurur ki; “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir iş göstereyim mi? Aranızda selamı ifşa edin (yayın)”

Selam; insanların birbirleriyle karşılaştıklarında birbirlerine huzur, güven esenlik ve barışı teminat  eden söz ve davranışlarıdır.

Selam iletişimin ana unsurudur. İnsanların birbirlerini anlaması için aralarındaki psikolojik bariyerleri aradan kaldırır. Karşıdakine ben seninle eşit pozisyondayım mesajını verir. Zira insanlar, aralarındaki ayırt edici bir takım unsurlardan dolayı birbirlerinden uzak dururlar. Mesela zengin olanın yanında fakir, amirin yanında memur, erkeğin yanında kadın, büyüğün yanında çocuk, âlimin yanında avam, imkânın olanın yanında imkanı olmayan vb kişiler negatif olarak gördükleri bu farklılıkları birer iletişim engelidir. Oysa selam açıkça karşı tarafa “ben seninle eş düzeydeyim” güvenini veren maddi ve manevi bütün farklılıkları ortadan kaldıran harika bir enstrümandır. Nitekim İslam dünyasının temellerini atmak için Yesrip’e gelen efendimiz (sas) herkesin merak dolu bakışları altındaki heyecanlı kalabalığa Medeni toplumun adalet, barış ve güven esasına dayalı olduğunu şu cümleleriyle anlatmıştı.”Ey insanlar selamı aranızda yayınız ki selametle cennete giresiniz” Zira selam herkesi eşit pozisyona getirecekti.

Toplumdan topluma kültürden kültüre bir takım değişiklikler gösterse de selamlaşma da asıl olan karşıdakine iyi temennilerde bulunmak demektir. Bildiğimiz “Allah selametlik versin” “gününüz aydın olsun” “sabahınız güzel olsun” gibi cümleler veya bu anlama gelen geleneksel selamlaşma hareketleri aynı işlevi görse de “ selamun aleyküm” lafzı dinimizin şiarındandır. Yüce Allahın elçisine öğrettiği “selam”kelimesi Müslümanların ortak selamı olmuştur. Melekler Hz. Âdeme bu kelimeyle selam vermiş, cHz. Muhammet (sas) bununla ashabını selamlamış, “es –Selam”ın Allahın isimlerinden biri olduğunu ifade ederek “ Allah’ım selam sensin, selamette ancak sendedir” diye dua etmiştir. Nitekim Rabbimiz de Kuran-ı Kerim’de; peygamberlere, meleklere, mümin kullarına ve cennet ehline “selam” lafzıyla selam vermiş, cennetin adını da “Darus- Selam” ( esenlik, mutluluk, güven ve barış yeri) olarak isimlendirmiştir.

Selamın karşı tarafa etkisi açısından en iyisi fiziksel temasla olan selamlaşmadır. Dinimizde “ musafaha” denilen tokalaşma veya kucaklaşma hem nitelik hemde nicelik açıdan asli bir selamlaşmadır. Toplumda kardeşliği birliği ve beraberliği tesis eder. Kuranı Kerimde Rabbimiz “size biri selam verdiği zaman onu daha iyisiyle karşılayın veya aynıyla mukabele edin” (Nisa 4/86) buyururken kastedilen bu olmalıdır belki de.

 Selamlaşmanın önemli unsurlarından biride samimiyettir. Verdiğimiz selamın niteliği ve samimiyet derecesinin  karşımızdakinde uyandırdığı etkinin farkında olmak gerekir.Son zamanlarda teknolojik imkanların da yaygınlaşmasıyla  oluşan selamlaşmada niteliksiz mesajlar insanlar arasında iletişim kurmaktan çok iletişimi koparmaktadır.Samimiyetten uzak klişe mesajlarla iletişim kurmaya çalışmak, sanal ortamlarda sohbet muhabbet edip bir araya gelememek, yazılan mesajın karşıdakinde nasıl bir etki ettiğini gözlemleyememek , gelen mesajlara ve cevapsız aramalara dönmemek, hiyerarşik olarak kendinden üste olanların mesajlarına dönüp diğerlerini önemsememek gibi benzeri durumlar selamdan beklenen samimiyete zarar verir.

Sözün özü selamı yaymak ifşa etmek uhrevi bir görev yanında toplumsal işlevi olan bir davranıştır ve incelikleri vardır. Adalet, Sevgi, saygı, kardeşlik, merhamet, güven, samimiyet içermeyen selamlaşmalar bizi Allahın vaat ettiği rahmet ve bereketten uzaklaştırır. Oysa bütün bu güzellikleri içeren selamlaşmanın yapılması ve yayılması sağlıklı ve dostane ilişkileri adet haline getiren bireyleri mutlu yalnızlıktan kurtulmuş medeni bir topluma götürecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178