Başbakan Yıldırım'dan Kılıçdaroğlu'nun Referandum Sözlerine Sert Tepki

Başbakan Yıldırım, Amasya'da halka hitap etti. Başbakan Yıldırım, 'Kılıçdaroğlu, 'Gideceksiniz sandığa haysiyetinizle, şerefinizle, onurunuzla hayır diyeceksiniz.' diyor. Hadi oradan. Yani 'evet' dersek haysiyetimiz, şerefimiz, onurumuz gidecek. Yazıklar olsun. Benim vatandaşım, 79 milyon 'evet' de der 'hayır' da der, onurludur, şereflidir, haysiyetlidir. Ne karar verirse versin başımızın üstünde yeri vardır' dedi.

Başbakan Yıldırım'dan Kılıçdaroğlu'nun Referandum Sözlerine Sert Tepki

Başbakan Yıldırım, Amasya'da halka hitap etti. Başbakan Yıldırım, 'Kılıçdaroğlu, 'Gideceksiniz sandığa haysiyetinizle, şerefinizle, onurunuzla hayır diyeceksiniz.' diyor. Hadi oradan. Yani 'evet' dersek haysiyetimiz, şerefimiz, onurumuz gidecek. Yazıklar olsun. Benim vatandaşım, 79 milyon 'evet' de der 'hayır' da der, onurludur, şereflidir, haysiyetlidir. Ne karar verirse versin başımızın üstünde yeri vardır' dedi.

01 Mart 2017 Çarşamba 15:41
Başbakan Yıldırım'dan Kılıçdaroğlu'nun Referandum Sözlerine Sert Tepki

 Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından bazı satırbaşları:
 
16 NİSAN REFERANDUMUN TEMELİNİ AMASYA'DA ATIYORUZ
 
1919'da burada dediğiniz 'evet'le birlikte Cumhuriyet kuruldu, bunu unutmayın. Cumhuriyet'in temellerinin atıldığı şehirde, Amasya'dayız. 16 Nisan'da yapılacak referandumun temelini de Amasya'da atıyoruz. Sizden Amasya'ya yakışır bir sonuç bekliyoruz. Hazır mısınız? 16 Nisan'da sandığa gidiyoruz ve kararımız 'evet' diyoruz. Amasya bir kez daha göğsümüzü kabartıyor, Türkiye'nin geleceğini aydınlatıyor. Hepinizden Allah razı olsun. Rabbim Amasya'yı, Amasyalı kardeşlerimizi muhafaza etsin.
 
BU ANAYASA ERDOĞAN İÇİN DEĞİL HER DOĞAN İÇİN YAPILDI
 
Milletle yürüyen kurucu genel başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan siz bizi tanıyorsunuz. Bu anayasayı Recep Tayyip Erdoğan kendisi için yapıyor diyorlar. Unutmayın Anayasa değişikliği Erdoğan için değil; her doğan içindir. Türkiye'nin geleceği için bu değişikliği yapıyoruz. Bizim benlik davamız yok. Az yaşa çok yaşa ölüm gelir başa. Onun için milletimizden saklayacağımız, gizleyeceğimiz hiçbir şey yok. Sizin gündeminizden başka bir gündemimiz de yok. Ne yaparsak millet için yaparız. Milletin dediğini yaparız.
 
 BAŞTAKİ GENEL BAŞKANI SEVMEZSE GÖREVİ BAŞKASINA VERİYOR
 
Demokrasiyle yönetilen ülkelerde gücünü alan iki kuvvet var. Birincisi yasama, yani Meclis. İkincisi icra. Yani yürütme. Yani hükümet. Mevcut sistemde şu anda biz milletvekillerini seçiyoruz ama hükümetin başında kim olacak onu seçmiyoruz. Biz seçimleri yapıyoruz. Milletvekilleri gidiyor, yemin ediyorlar. Partiler toplanıyor. Sonra Cumhurbaşkanı birine görev veriyor. Görev verdiği de genellikle en fazla oyu alan partinin genel başkanı. Bazen tersi de oluyor. Çünkü bir şart yok. Eğer yukarıdaki o partinin genel başkanını sevmiyorsa başkasına görev veriyor. 1990'lı yıllarda olmadı mı? DYP-Refah hükümetinde olmadı mı? Oldu. Ondan sonra 28 Şubat krizi gelmedi mi? O güzel kardeşlerimiz okul kapılarında ne çileler çekti.
 
YAHU KARDEŞİM MİLLETİN GÜVENOYUNDAN DAHA BÜYÜĞÜ VAR MI?
 
Türkiye'de 1960'dan beri kurulan hükümetlerin ömrü 1,5 yılı geçmiyor. Vatandaş diyecek ki, bu değişiklikle, arkadaş ben milletvekillerini seçeyim, göndereyim, ondan sonrasını siz halledin, böyle bir şey istemiyorum. Ben hem milletvekillerini seçeceğim, hem de Türkiye'yi bir dahaki seçime kadar yönetecek hükümeti ben seçeceğim. Sandıkta ben karar vereceğim. Vekillere havale etmeyeceğim. Yani vatandaş işi sağlama alıyor. Muhalefet diyor ki, burada güven oyu yok, Meclis zayıflatıyor. Yahu kardeşim vatandaşın güvenoyundan daha büyük güvenoyu olur mu? Sandıkta güvenoyu veriyorsunuz seçimini yapıyorsunuz.
 
BU SİSTEM BABA İLE OĞLUNU BİRBİRİNE DÜŞÜRÜR
 
Bir başka yalan. Canı sıkılınca Cumhurbaşkanı Meclis'i feshedecekmiş. Külliyen yalan! Bunlardan hayır gelmez. Bunların hayatı hayır. Bunlar hangi işe evet dediler? Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yaparsın, dünyanın en geniş köprüsünü, bunlar hayır der. Dünyanın en büyük havalimanını yaparsın, yine bunlar 'hayır' der. Marmaray'ı yaparsın, 150 yıllık rüyayı, ecdadımızın, atalarımızın hayallerini gerçeği dönüştürürsün, bunlar yine hayırcı. Bunlar sürekli hayır diyerek işleri engelleyerek buraya geldiler. Meclis'i feshetmek diye bir şey yok. Meclis'te diyelim ki Cumhurbaşkanı ile Meclis arasında bir anlaşmazlık var. İşler yürümüyor. Olmadı mı; hatırlayın, Çankaya'nın şişmanı bilmem neyin düşmanı diye rahmetli Özal'a Demirel, orada, adamın ecelsiz gitmesine sebep oldu. Sürekli tenkit. Bu sistem baba ile oğlunu birbirine düşürür. Keyfi bir iş yapmıyoruz.
 
 TÜRKİYE BU SİSTEMLE ARTIK SEÇİMLERLE ZAMAN KAYBETMEYECEK
 
Cumhurbaşkanı'nın Meclis'i seçime götürme hakkı var; aynı şekilde Meclis'in seçimi yenileme hakkı var. Teşbihte hata olmaz. İki kişi karşılaşıyor, birbirinizle kavga edeceksiniz. Birinin elinde sopa olup da diğerinde yoksa, o zaman biri diğerine göre avantajlı olur. Hem Cumhurbaşkanı hem Meclis seçim yenileme kararı alabiliyor. Diyelim ki, seçimler aynı gün oluyor ya, Cumhurbaşkanı karar aldı, seçime gidiyor. Meclis de otomatik olarak seçime gidiyor. Dolayısıyla ne yapacaklar, niye seçime gidelim, oturalım anlaşalım, problem varsa seçelim. Milletin işi gücü var sizinle mi uğraşacak. Bundan sonra Türkiye seçimlerle zaman kaybetmeyecek. Daha çok hizmet, daha çok iş, aş...
 
KILIÇDAROĞLU'NUN HATIRINA İKİ CUMHURBAŞKANI MI SEÇELİM?
 
Siz şimdi 5 yılda bir belediye başkanı seçiyorsunuz değil mi? Amasya'da iki tane belediye başkanı mı var? Bir tane değil mi Cafer. Hadi bakalım 4,5'tan beş. Geçtin sınıfı, hadi bakalım. Cumhurbaşkanı bir tane. Yani Kılıçdaroğlu'nun hatırı için bir tane daha mı Cumhurbaşkanı seçeceğiz. İstiyorsa gelsin muavin olsun, engel yok. Bu sistemde ona da yer var, herkese yer var. Kıskanma ne olur, biraz daha çalış senin de olur. Milletten güçlü hiç kimse yok. Sandıkla geliyor, sandıkla gidiyor. Bunun ötesi yok. Çünkü Türkiye'de milli irade var. Milli iradenin temsilcisi de millet. Hamdolsun son 15 yıldır işler tıkır tıkır yürüyor. Cumhurbaşkanımızla aynı istikametle son derece uyum içinde çalışıyoruz. Ama bu mevsimlik bir şeydir. Sonrası ne olacak? Kişilere göre sistem olmaz. İşte bu referandumla birlikte insanlardan bağımsız olarak milli iradenin, sizlerin, vatandaşın verdiği kararla kim gelirse gelsin, işler aynen devam edecek.
 
SİZ KİMSİNİZ? ONLARIN KİM OLDUĞUNU 15 TEMMUZ'DA GÖRDÜK
 
Şu anda uyum var ama devamında ne olacak? 7 Haziran'ı hep birlikte gördük. Allah korusun. Geçmişte yaşanan, AK Parti önceki günler geri dönerse bütün kazanımlarınız geri döner. Her Cumhurbaşkanı seçimi 1960'dan beri kriz. Cumhurbaşkanı seçilecek, birtakım çevreler sancılanmaya başlıyorlar. Efendim, Cumhurbaşkanı milletin seçtiği partiden olmazmış. Burası Türkiye Cumhurbaşkanını biz seçeriz. Siz kimsiniz kardeşim? Kimsiniz? Vatandaş size yetki mi verdi? Onların kim olduğunu 27 Mayıs'ta, 12 Mart'ta, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta, 27 Nisan'da gördük. Ve onların kim olduğunu 15 Temmuz'da gördük. 15 Temmuz'da da alçaklara bu millet, siz dersini verdiniz. 15 Temmuz Türkiye'de bir milattır. Artık milletten gücünü almayan hiç kimsenin tarihte yerinin olmadığını siz gösterdiniz.
 
 ŞİMDİ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNİ GETİRİYORUZ
 
367 icadı çıkardılar. Biz de baktık ki iş olmuyor. Dedik ki, her sorunun çözümü var. Çözüm nerede? Millette. 21 Ekim 2007'de referandum yaptık. Cumhurbaşkanını bundan böyle vekiller seçmeyecek, asiller seçecek, millet seçecek. Seçtiniz mi? 10 Ağustos'ta Cumhurbaşkanını, Recep Tayyip Erdoğan'ı, Türkiye'nin halk tarafından ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı yaptınız mı? Allah sizden razı olsun. Şimdi yarım kalan işi tamamlıyoruz. O gün Cumhurbaşkanını seçtik, şimdi de yaptığımız değişiklikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni getiriyoruz. Hepsi bu.
 
ÜLKÜCÜ MİLLİYETÇİ KARDEŞLERİMİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM
 
Buradan ülkücü-milliyetçi kardeşlerime memleketimiz için, milletimiz için gösterdiği gayretlere teşekkür ediyorum. Biz isterdik ki CHP de bu yolculukta bizim yanımızda olsun. Dedik ki sayın Kılıçdaroğlu madem Cumhurbaşkanı sistemine karşısın. Sen ne istiyorsan getir teklifini, ikisini de Meclis'te görüşelim, isterse 367'den fazla çıksın. Millete götürelim. Bizim milletimiz basiretlidir, feraset sahibidir, en doğru kararı verir. İkisini de sunalım, millet ne karar verirse başımız gözümüz üstündedir. Amasya ne derse odur, başka şey olmaz. Bunların Türkiye'nin hayrına hiçbir adıma 'evet' dediklerini biz görmedik.
 
HAYIRCILARI ONURLU YAPACAKSIN EVETÇİLERİ İSE... HADİ ORDAN!
 
Efendim gideceksiniz sandığa, haysiyetinizle, onurunuzla hayır diyeceksiniz diyor. Hadi oradan! Yani evet derseniz haysiyetiniz, onurunuz gidecek! Yazıklar olsun. 79 milyon evet de der, hayır da der. Onurludur, şereflidir, haysiyetlidir. Ne karar verirse versin başımızın üstünde yeri vardır. Hayır diyenleri onurlu yapacaksın, demeyenleri aşağılayacaksın, yazıklar olsun. Böyle bir anlayışın Türkiye'ye, Amasya'ya vereceği bir şey var mı?
 
GEREKSİZ VE LÜZUMSUZ TARTIŞMALAR SONA ERECEK

 
Biz milletin faydasına olmayan hiçbir işin arkasında olmayız. Bu değişiklik Türkiye'yi uçuracak. Sürekli büyüyecek, sürekli gelişecek, gençlerimize daha çok iş imkanı olacak, daha fazla yatırım olacak ve Türkiye'de refah artacak. Terör belası toptan Türkiye'nin gündeminden kaybolup gidecek. Gereksiz, lüzumsuz tartışmalar sona erecek. Kendimiz için de çocuklarımız için de... Değerli kardeşlerim, sevgili Amasyalılar 14 yılda eğitimden sağlığa kısaca Amasya'da AK Parti iktidarı ne yaptı. 14 yılda Amasya'ya 8 milyarlık yatırım ve destek yaptık. Yani 8 katrilyon. Amasya'ya 1100 yeni derslik yaptık. Amasya Üniversitesi'ni kurduk mu?
 

STAR

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner184

banner183