Cumhurbaşkanı Erdoğan: AB, Haçlı-Hilal Mücadelesini Başlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya'da toplu açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'AB'nin Adalet Divanı bir açıklama yaptı. İşverenlere diyor ki, isterseniz işyerlerinizde başörtülü çalışmak isteyenlere müsaade etmeyebilirsiniz. Hani inanç özgürlüğü, hani din özgürlüğü? Bu kararı veren AB'nin mahkemesi Adalet Divanı. Bunlar haçlı-hilal mücadelesini başlattılar. Başka izahı olamaz. Şu anda yaptıkları budur. Avrupa hızlı ikinci dünya savaşı öncesi günlere yuvarlanıyor' dedi.

banner181

Cumhurbaşkanı Erdoğan: AB, Haçlı-Hilal Mücadelesini Başlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya'da toplu açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'AB'nin Adalet Divanı bir açıklama yaptı. İşverenlere diyor ki, isterseniz işyerlerinizde başörtülü çalışmak isteyenlere müsaade etmeyebilirsiniz. Hani inanç özgürlüğü, hani din özgürlüğü? Bu kararı veren AB'nin mahkemesi Adalet Divanı. Bunlar haçlı-hilal mücadelesini başlattılar. Başka izahı olamaz. Şu anda yaptıkları budur. Avrupa hızlı ikinci dünya savaşı öncesi günlere yuvarlanıyor' dedi.

16 Mart 2017 Perşembe 17:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan: AB, Haçlı-Hilal Mücadelesini Başlattı

 Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satırbaşları:
 
ALLAH YOLUNUN DİVANESİ OLMAYA VAR MIYIZ SAKARYA?
 
Sakarya saf çocuğu masum Anadolu'nun, divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun. Allah yolunun divanesi olmaya var mıyız Sakarya? Düşmanın, depremin yıkamadığı Sakarya, terör örgütlerine, onların destekçilerine hiç meydanı bırakır mı? Sakarya'nın sadece son 1,5 yılda 14 şehidi var. Tüm şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ne diyor Köroğlu, mert dayanır namert kaçar! Terör örgütü kaymakamamızı ahlaksızca, alçakça, insafsızca şehit ederek namert olduğunu ispatlamıştır. Bu hainler ne yaparsa yapsın, bunları inlerinden çıkarıyoruz. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar peşlerindeyiz.
 
AMA ONLAR SAKARYA'YI SAKARYALILARI TANIMIYORLAR

 
15 Temmuz'da biz neyi gördük? O yola çıkanlar, F-16'lar bombalarını yağdırırken bütün o topların, tankların önündeki gençlerimiz, hanım kardeşlerimiz şehadete yürümüyor mu? Onlar bir şeye iman etmişler, ölürsem şehit, kalırsam gazi. Terör örgütleri ve arkalarındaki güçler, FETÖ'cüler ülkemizin sınırları içinde ve dışarıda sıkıntıya sokmak için her türlü oyunu oynadılar. Askerimiz başarısız olsun diye DEAŞ'ından PKK'sına devreye soktular. FETÖ'yü de harekete geçirdiler. Pes ettireceklerini sandılar. Ama onlar bu milleti tanımıyor. Ama onlar Sakarya'yı ve Sakaryalıları tanımıyor. Bu milletin neler yapabileceğini, gerektiğinde tüm hesapları nasıl altüst edebileceğini bilmiyorlar. 17-25 Aralık'ta bu milletin ferasetini gördüler.
 

ŞİMDİ GERİ KABUL DİYORLAR, GEÇ ONLARI GEÇ ARTIK
 
Ey Hollanda, İngiltere'de gidip seçim propagandası yapıyorsun. Aynı zamanda yine geçenlerde bir Alman televizyonunda bir programda burada mahkum olup, kaçıp Almanya'ya giden bir ajan terörist var ya. Onlarla aynı programda rezil etti onu. Bir defa dedi ki, "Erdoğan'a diktatör demekle yanlış yapıyorsunuz. Önce bunu düzeltmeniz lazım dedi. Kendisiyle sık sık görüştürdük. Türkiye ne dediyse yerine getirdi" dedi. Şimdi devran değişti. Bunlar vizelerin kaldırılması meselesinde söz verdiler tutmadılar. Geri kabul diyorlar. Ne geri kabulü? Geç onları geç. Sen benim bakanımı Hollanda'ya sokmayacaksın, Dışişleri Bakanıma uçuş izni vermeyeceksin, benim topraklarım olan başkonsolosluk binasında görüşme yapmak, oraya girmesine fırsat vermeyeceksin, e bizden bunu bekleyeceksin. Yok öyle şey!
 
BENİM HÜSEYİN KURT'UMU İTLERİNE Mİ ISIRTTIN SEN?
 
Benim orada Hüseyin Kurt'umu sen itlerine mi ısırttın? Bunun bedelini ödeyeceksin. Ey Rutte sen seçimi birinci parti olarak almış olabilirsin. Ama bilesin ki Türkiye gibi bir dostunu kaybettin. Efendim seçimlerden sonra Başbakanla yemek yiyebiliriz, bizde öyle bir başbakan yok. Geç o işi. Sen kaybettin. Almanya bu işin başını çekmiştir. Onlarla da bu işi enine boyuna oturup konuşacağız. 4 bin 500 PKK'lı dosyası verdim bunlara ben. Hiçbir adli işlem yapmadılar. Kendisi buradaki bir ajan teröristi Alman rezidansında bunlar saklıyor. 1 ay sakladılar. Bunu Alman şansölyesi benden istiyor. Böyle böyle bıraksanız diyor. Diyorum ki, "Sizin yargınız tarafsızsa bizim yargımız da tarafsız". Neymiş Alman vatandaşıymış. Ne vatandaşı olursa olsun. Eğer Türkiye'de bunlar terör estiriyorsa, gizli ajanlık yapıyorsa bedelini ödeyecek.
 
SEN BUNLARLA NASIL BİRARADA OLABİLİYORSUN 
 
Oraya giden seçim çalışması yapan siyasetçinin sana ne zararı var? Bölücü terör örgütü yakıp yıkıyor, onlara kalkıp Berlin'in göbeğinde çadır kurdurtuyorsun. Bizimki diplomat, öbürleri benim vatandaşım, senin de vatandaşın. Onların önünü kesiyorsun. Ben onların hakkını aramazsam kimin hakkını arayacağım. Üstelik hayır propagandası yapanlara sonuna kadar kapılarını açıyorsunuz, ama evet diyenlere kapatıyorsun. Hayır kampanyası yapmak üzere PKK ile berabar Avrupa'da dolaşan, ki bunlarla dolan Barolar Birliği Başkanı'dır. Senin PKK'yla yanyana olmadığını kim anlatabilir? Sen bunlarla nasıl yanyana olursun?
 
SIKIYSA HAYIR DESİNLER BAKALIM! ARTIK MİLLET YUTMUYOR
 
15 Temmuz köprüsü yapıldığı zaman o zamanın solcuları 'hayır' dediler. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne de 'hayır' dediler. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne, Osmangazi Köprüsü, Marmaray'a da hayır dediler. Hayır diyenler Cumartesi günü 18 Mart Çanakkale Köprüsü'nün temelini atıyoruz. Evet mi, hayır mı? Sıkıysa hayır desinler. Diyebilirler mi? Niye? Artık millet bunu yutmuyor. İnşallah dünyanın bir numaralı köprüsü olacak. Fakat bunlarda yüz yok. Köprüden de geçerler, Marmaray'dan da geçerler. Geçsinler, biz ne diyoruz, "At denize balık bilmezse Halik bilir" diyoruz. Türkiye'deki halkoylamasından Avrupa'ya sesleniyorum size ne yahu! Bir ülkenin sistem değişikliğiyle nasıl bir sıçrama yapacağını bunlar iyi biliyor. Onun için korkuları var.
 
HANIMLAR SİZLERDEN EV SOHBETLERİ YAPMANIZI İSTİYORUM
 

Çatlasanız da patlasanız da 16 Nisan yeni bir sistem, lider ülke Türkiye'yi meydana getirecek bu sistem. 31 gün kaldı. Kapı kapı çalışmaya var mıyız? Hanımlar sizden özellikle ev sohbetleri istiyorum. Şu 18 maddeyi gittiğiniz evlere anlatın. Kaleler biliyorsunuz içeriden fethedilir. Hanımlar işi burada çok önemli. Onlar 50 cente muhtaç, kendilerine sürekli el açan o eski Türkiye'yi istiyorlar. Bu CHP zihniyeti o zihniyet değil mi? Onlar bizi 50 cente muhtaç edenler değil mi? Atlarını, itlerini insanların üzerine salıyorsun, sen ne yapıyorsun? Bunlarda medeniyet diye bir şey yok. Akif bunlar için 'tek dişi kalmış canavar' diyor. Dünyaya demokrasi, insan hakları, özgürlük dersi verirler öyle mi? Kendi çıkarları sözkonusu olduğunda faşizmin en alasını sergilemekten kaçınmazlar.
 
AVRUPA İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ GÜNLERE YUVARLANIYOR
 
Ey Hollanda sen benim Bosna'da müslüman kardeşimi katlettin. Biz bunların cibilliyetini biliriz. Her sene katliamın yıldönümleri anılır. Birçoğunun kabri bilinmez. Yazıklar olsun bunların demokratlığına, yazıklar olsun sizin AB müktesebatınıza, değerlerinize, yazıklar olsun sizin hukukunuza adaletinize! AB'nin Adalet Divanı bir açıklama yaptı. İşverenlere diyor ki, isterseniz işyerlerinizde başörtülü çalışmak isteyenlere müsaade etmeyebilirsiniz. Hani inanç özgürlüğü, hani din özgürlüğü? Bu kararı veren AB'nin mahkemesi Adalet Divanı. Bunlar haçlı-hilal mücadelesini başlattılar. Başka izahı olamaz. Şu anda yaptıkları budur. Avrupa hızlı ikinci dünya savaşı öncesi günlere yuvarlanıyor.
 
16 NİSAN GECESİ SAKARYA'YI SANİYE SANİYE TAKİP EDECEĞİM
 
Sakarya ülkemize karşı her türlü çirkinliği sergileyen Avrupalılara 16 Nisan'da dersini veriyor mu? Sakarya hayır çıksın diye tüm güçleriyle çalışan terör örgütlerine 16 Nisan'da 15 Temmuz'daki gibi dersi veriyor mu? Söylemleriyle ihanet çizgisine varan ana muhalefetin başındaki zata dersini veriyor mu? Sakarya 16 Nisan'da ayağa kalkıyor mu? Maşallah! Barekallah. Bak 16 Nisan'da saniye saniye takip edeceğim. Bakalım Sakarya ne yaptı, sandıkları patlattı mı diye izleyeceğim. Türkiye 16 Nisan'da tarihi bir perspektife kavuşacak. Yeni yönetim biçimin amacı ülkemizde güven ve istikrar ortamını kalıcı hale getirmektir.
 
KILIÇDAROĞLU HAYATINDA İLK DEFA DOĞRU BİR ŞEY SÖYLÜYOR
 
Yeni sistemin özünde Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlığı birleştirerek yürütmenin güçlendirmesi hem de mevcut sistemdeki iki başlıklardan kaynaklanabilecek muhtemel sorunların önlenmesi var. Ana muhalefetin başındaki zat Cumhurbaşkanı başka partiden Başbakan başka partiden olursa kavga çıkar diyor. Bu zat hayatında ilk defa doğru bir şey söylüyor.
 
BU ZAT DERSİNE ÇALIŞMIYOR HEP YALAN SÖYLÜYOR
 
Sayın Kılıçdaroğlu bir yalan daha söylüyorsun. Meclis kapatılıyor diyor. Meclis'in kapatıldığı falan yok Kılıçdaroğlu. Tam tersine Meclis güçlendiriliyor. Eskiden hükümetlerin yönlendirmesiyle gerçekleşen kanun çıkarma faaliyetleri; yani yasama faaliyetleri yeni sistemde tamamen milletvekillerine bırakılıyor. Cumhurbaşkanı bütçe dışında Meclis'e kanun teklifi bile veremiyor. Meclis'in Cumhurbaşkanı'nı ve Bakanları denetleme yetkileri güçlendiriyor. Dün meydana çıkmış, milletvekilleri için diyor ki, 600 milletvekiline ne gerek var diyor. Bu zatın milletin iradesine temsil eden insanlara bakışı bu. Halbuki ülkemizde şu anda her 103 bin kişiye 1 milletvekili düşüyor. Bu zat dersine çalışmıyor.
 
BİZ KENDİ İHTİYAÇLARIMIZA UYGUN BİR SİSTEM GELİŞTİRDİK
 
Avrupa ülkeleri bu sistemi niye istemiyorsa, bunlar da o yüzden istemiyor. Bunlara kulak veren birisi sanır ki, 16 Nisan'dan sonra Türkiye batacak geriye gidecek. Gelişmiş ülkeler ağırlıklı olarak Başkanlık veya yarı başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Şimdi birileri çıkıyor, Cumhurbaşkanlığı sisteminin dünyada örneği yok diyor. Her ülke ihtiyaçlarına göre kendi yönetim modelini oluşturuyor. Ben ne dedim, Türk Tipi Başkanlık dedim. Biz de kendi modelimizi oluşturuyoruz. Kendi ihtiyaçlarımıza, kültürümüze, kendi geleneğimize uygun bir yönetim modeli geliştirdik, 16 Nisan'da milletimizin onayına sunuyoruz
 
BİZ GERÇEK NEYSE BURADA DA ÖYLE ORADA DA ÖYLE KONUŞURUZ
 
Ne diyor muhtarlıkları kapatacakmışız! Belediyeleri kapatacakmışız. Yok böyle bir şey. Hedefim 50 bine yakın muhtarı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırlamak. Hukuk bilmeyen, anayasa nedir, yasa nedir, kararname nedir bilmeyenlerin hezeyanı budur. Kararnameler her şeydir diyor, yok böyle bir şey. Anayasa'nın amir hükmü neyse Cumhurbaşkanı ona uymak zorundadır. Parlamentonun çıkardığı kanunun üzerine kararname olamaz. Meclis'in çıkardığı kanun Cumhurbaşkanı'nın kararnamesinin üstündedir. Milletimiz zaten bizi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan bilir. Diyor ki, "BM Genel Kurulu'nda sanki muhtarlara hitap ediyor". Yahu sen hiç BM'de hiç genel kurula hitap ettin mi? Önce bir haddini bil. Kendi Cumhurbaşkanına durup dururken hakaret etme, saygısızlık etme. Biz omurgalıyız. Ülkemde orada başka, bizde böyle bir şey yok. Bir konuda gerçek neyse burada nasıl konuşursak orada da öyle konuşuruz. Öyle yalpalama yok.
 
YALANIN DA BİR HADDİ HUDUDU OLUR! BUNDA OMURGA YOK

 
Altını çizerek ifade ediyorum; Türkiye'nin büyük ve güçlü devlet olmak için istikrara ihtiyacı vardır. Türkiye'de hükümetlerin ömrü 16 ay. Orada istikrar ve güven olur mu? Gençlerimiz sanıyor ki, Türkiye hep son 14 yıldaki gibi yönetildi. Böyle bir şey yok gençler. Türkiye istikrarlı idare edilseydi büyümemiz iki kat daha fazla olacaktı. Şimdi geliyorum gençlere geliyorum. Bu seçim asıl gençler için önemli. 16 Nisan sizin gününüz gençler. Seçme hakkına sahip 18 ila 25 yaş arasındaki milyonlarca gencimiz, 8 milyon genç, 16 Nisan'dan sonra seçilme hakkına sahip oluyor. Ana muhalefetin başı ne diyor; bizler 18 yaşındaki çocuklarımızı Meclis'e dolduracakmışız, askerlikten kurtaracakmışız, üstüne 11 milyar emekli maaşı bağlayacakmışız. Yalanın da bir haddi hududu olur. Aynı zat bir radyo programında 18 yaşı için teklif verdiğini söyledi. Dün öyle bugün böyle. Çünkü omurga yok.
 
YALANLARINA İLKOKUL ÇAĞINA GELMEMİŞ ÇOCUK BİLE GÜLER
 
Herhangi bir vatandaşımız hangi yaşta emekli oluyorsa, milletvekilleri de aynı yaşta emekli olur. Bir dönem milletvekilliği yaptı, ondan sonra milletvekilliği devam etmiyorsa, ne iş yapıyorsa oradan sigortası ödenecek. Emeklilik yaşına gelene kadar. Önce bunları bir öğren. Ben bu yalanlara cevap vermeyi kendime zul addediyorum. Yalanlarını alt alta sıralasam inanın bana henüz okul çağına gelmemiş çocuklar bile güler. Gençler sizi küçümseyen bu insanlara hak ettikleri cevabı vermeye hazır mıyız?
 

STAR

Son Güncelleme: 16.03.2017 17:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178