Cumhurbaşkanı Erdoğan: Evet Demek Suç Mu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘evet’i savunmanın ‘hayır’cılara baskı gibi sunmanın doğru olmadığını belirterek “Ama hayır demekte hayır yoktur. Şerre rıza şerdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Evet Demek Suç Mu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘evet’i savunmanın ‘hayır’cılara baskı gibi sunmanın doğru olmadığını belirterek “Ama hayır demekte hayır yoktur. Şerre rıza şerdir” dedi.

18 Şubat 2017 Cumartesi 13:27
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Evet Demek Suç Mu?

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar’ı kapsayan seyahatini tamamlayarak yurda döndü. Erdoğan, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

- 30 ŞEHİRE GİDECEĞİM: (Referandum sürecinde kaç vilayete gideceksiniz?  Erol Bey’in yokluğunda bu kampanyayı nasıl sürdüreceksiniz?) Planlama noktasında arkadaşlar bir takvim hazırlamak için çalışıyorlar. Geçtiğimiz haftalarda Aksaray, Mersin ziyaretlerimiz olmuştu. Kahramanmaraş’ın ardından, Cumartesi Elazığ-Malatya, Pazar da Adıyaman-Gaziantep ziyaretlerimiz olacak.  Ondan sonra da ziyaretlerimizi devam ettireceğiz.  Kampanyayı Başbakanla koordineli götürüyoruz. 30 büyük şehrin tamamına gitmeyi hedefliyoruz. Hem Başbakan hem bizim ziyaretlerimizle, çift dikiş olsun istiyoruz.  Yurtdışı seyahatlerimiz de olacak. Almanya, Belçika, Hollanda, belki İskandinav ülkelerinden bir tanesi olabilir 

- YENİ SİSTEME GEÇİŞ: (Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için 2019’a kadar 2 yıllık bir süre olacak. O süre için de bir hazırlığınız olacak mı?) Geçiş sürecini sağlıklı şekilde hazırlamamız lazım. Örneğin partili cumhurbaşkanına geçişin ön adımı o süreçte olabilir. Referandum hayırlısıyla ‘Evet’le neticelendikten sonra, bizim partiye kayıt olma imkanımız doğacaktır. Buna mani bir hal yok. Partiye üye olma süreci başlayabilir. Bu tabii 2019’a yönelik bir geçiş sürecidir. Bu tür bir  adım atılma noktasında bunlar da gündeme girebilir. Ve tabii  oradaki başlıkların kamuyla başlatılması noktasında bu süreç önem arz etmektedir. Süreci bu şekilde değerlendirerek 2019’a hazırlanmak, ülkemiz için çok daha hayırlı olacaktır. 

- HAYIR’CILARA BASKI İDDİASI:  Böyle bir şey olamaz ki. Her akşam televizyonlarda anketörler bu noktada değerlendirmelerini yapıyorlar, tartışıyorlar. Evetçisi de yapıyor hayırcısı da yapıyor, yapacaktır. Evet’i savunanların varlığını, hayırcılara baskı gibi sunmak doğru olmaz. Ne düşündüğümüzü söyleyeceğiz. Gerek Başbakan, gerek Bahçeli, gerek şahsım, demokratik hakkımızı kullanarak meydanlarda, televizyonlarda konuşuyoruz.  ‘Evet’ demeye milletimizi davet ediyoruz. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Baskı bahanesiyle bu hakkımızı engellemek yanlış olur. Hayıra baskı diye bir derdimiz yok. Ama hayır demekte hayır yoktur. Bunu söyleme hakkımız da var.

- HAYIR DİYENE BAK: (Hayır’cıları PKK ve FETÖ ile aynı kefeye koymak baskı yaratır mı?) Kimlerin ‘Hayır’ dediğine bakmak durumundayız. ‘Hayır’ diyenlerin safında kimler var? Mesela dağ, ‘Hayır’ diyor. Onların desteğiyle parlamentoya girmiş olan HDP de ‘Hayır’ diyor. Bunların aksini iddia etmek mümkün mü? Değil. Şimdi mesela bunlar şu anda ‘Hayır’ diyorlar. Peki, CHP bunlarla beraber hareket etmiyor mu? Hareket ediyor. Dolayısıyla şimdi burada bunlarla beraber hareket ettiklerine göre ben burada şerre rızanın şer olduğuna, kötülük olduğuna inanıyorum. Benim için evet ve hayır demenin arasındaki fark bu kadar açık net ortadadır.  

BMC’NİN ORTAĞI KATAR’LA İKİ MİLYAR DOLARLIK SAVUNMA İŞBİRLİĞİ

Katar’la ikili ticari ilişkileri ele aldık. Katar’ın Türkiye’deki yatırımları şu an itibariyle 1.2 milyar dolar. Artması için çalışıyoruz. Digiturk’ü almak suretiyle önemli bir adım attılar. Ondan önce çok çok önemli bir adım BMC’dir. BMC’nin yüzde 50 ortağı Katar olmuştur. Şu anda da yine kendilerine turizmde birçok yatırımlar yapmasıyla ilgili, Trabzon’da yapmış olduğumuz Yüksek Düzeyli Stratejik Komite toplantısı sırasında kendilerini helikopterle de gezdirmiştim. 

‘Birlikte burada bazı yatırımlar yapabiliriz’ dedim. 

Olumlu yaklaşmışlardı. Ülkemizde yatırımlara girerlerse, Türkiye için önemli bir adım olacaktır. Katar’ın iki de bankası var. Finansbank ve ABank var... Bunun dışında 2017’de iki ülke arasında 2 milyar dolarlık savunma sanayi projeleri gerçekleştireceğiz. Bu çok büyük önem arz ediyor. Suriye, Irak, DEAŞ’la mücadele, terörizme karşı işbirliği, istihbarat paylaşımında Katar’la gerçekten ciddi bir güç birliğimiz, güç paylaşımımız var. Katar da FETÖ ile mücadele konusunda bize tam destek veriyor.  Tüm tedbirleri alıyor.

ABD BAŞKANI’DAN DESTEK SİNYALİ

- RUSYA’NIN İTİRAZI YOK: Güvenli bölge, Fırat Kalkanı gibi konularda Rusya’nın itirazı yok.  Rusya sadece El Bab’ın daha güneyine ve batıya girmememizin iyi olacağını söylüyor. 

- GÜVENLİ BÖLGEYE KONUT İNŞAASI: (Almanya sıcak bakıyordu. Gelişme var mı?) Bu işin maliyeti ciddi bir rakam. Merkel, ‘Yeter ki bize iltica olmasın, böyle bir işe yılda 10 milyar Euro ayırabiliriz’ demişti. Kendisine son ziyarette hatırlattım. Ama somut desteğe dönüşmedi. Trump, ‘Ben bu işin mali olayını çözerim’ diyor. Körfez ülkeleri de ‘kaynak’ sağlayacaklarını söylüyor.

RİYAD’DAKİ ADIMIN DEVAMINA VARIZ

- SAVUNMA İŞBİRLİĞİ: (Türkiye’nin NATO üyesi bir ülke olarak Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleriyle ortak askeri harekat, askeri işbirliği gibi konular gündeme gelebilir mi?) Suudi Arabistan’ın önderliğinde Riyad’da o tür bir adım atıldı. Ona biz de katıldık. Şimdi bazılarıyla ortak hava harekatı da yapıyoruz. Riyad’dakine benzer süreçlerin devamından yanayız. Savunma sanayiinde Suudi Arabistan’da yatırım yapmış firmalarımız olduğu gibi, onların bizden yaptıkları alımlar da var. Suudi Arabistan dahil bu ülkelerin bizimle işbirliğine istekli olduklarını söyleyebilirim.  

AJAN SUÇLAMASI ÇOK TEHLİKELİ 

- MERKEL ARAŞTIRACAK: (Almanya’da Diyanet İşleri Türk İslam Birliği camilerindeki imamlara ajan muamelesi yapılması) Yanlış yapıyorlar. Merkel’e de söyledim. DİTİB, Türkiye Diyaneti’yle İlintilidir; kardeşlerimizin dini ihtiyaçlarını Karşılıyor. Buranın imamlarına ajan muamelesi yapılması tehlikeli ve kaygı verici. Merkel araştıracağını söyledi. 

- TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ:  Tam normalleşme sürecinde olduğumuzu düşünürken, Mesçid-i Aksa’yla ilgili olumsuz adım atıyorlar, arkasından ezanla ilgili yasak getirmeye kalkışıyorlar. Ülkemizdeki Musevilere karşı benzer yasakları aklımızdan dahi geçirmeyiz. 

SİYASETÇİ GİBİ BEDEL ÖDEMELİLER

- AKADEMİSYENLERİN İHRACI: Şahsen ben olaya şöyle bakıyorum: İşlenilen suçlardan dolayı eğer siyasetçi bedel ödüyorsa; ne bileyim çeşitli bürokratlar, teknokratlar bedel ödüyorlarsa, profesör, doçent veya doktor olanlar bedel ödemeyecekler mi? Kusura bakmasınlar, ülkemin bölünmesine yol açacak işler içindeyseler; FETÖ, PKK gibi terör örgütleriyle iltisaklıysalar, elbette bir bedel ödemek durumundadırlar. Öyle bir durumda yasal olarak ne gerekiyorsa yapılır. Gerekirse açığa alınıyorlar. Yasal çerçevede gereken neyse yapılır. Bundan dolayı kimse de rahatsız olmasın.
 

STAR

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner213

banner214