BİST
110477
ALTIN
275.605
DOLAR
5.8011
STERLİN
7.7809
EURO
6.4759

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsinin Yüreği Titremeli!

Yenikapı'da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul öyle bir evet demeli ki Türkiye'ye kem gözle bakan kim varsa hepsinin yüreği titremeli" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsinin Yüreği Titremeli!

Yenikapı'da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul öyle bir evet demeli ki Türkiye'ye kem gözle bakan kim varsa hepsinin yüreği titremeli" dedi.

08 Nisan 2017 Cumartesi 18:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsinin Yüreği Titremeli!

"Evet Platformu" tarafından düzenlenen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın katıldığı "İstanbul Buluşması" mitingi sona erdi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yenikapı'daki 'Büyük İstanbul Mitingi'nde halka hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, "İstanbul, gözleri kapalı dinlediğim İstanbul, adını göklere yazarsam düşlerimden mehtabının kaybolacağından korktuğum İstanbul" diyerek başladı.

Türkiye'nin çok daha büyük bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunun altınız çizen Erdoğan, "İstanbul 16 Nisan'da öyle bir evet demeli ki, 99 yıl önce bu mubarek şehri ayaklarıyla kirletenlerden başlayarak Türkiye'ye kem gözle bakan kim varsa hepsinin yüreği titremeli..." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;

ERDOĞAN'DAN İSTANBUL ŞİİRİ

Sade bir semtinin bile bir ömre değdiği İstanbul. Gözleri kapalı dinlediğim İstanbul. Adını göklere yazarsam düşlerimden mehtabının kaybolacağına korktuğum İstanbul. Benim zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim, vatanım İstanbul. Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar İstanbul. Bir kanat vuruşunda bulutlarda, bir süzülüşte vatanımız dalgalarda olduğumuz İstanbul. 

İki kıtadaki insanlar gibi sarmaş dolaş olacak semtleriyle bizi kucaklayan İstanbul. Sana geldim. İçim ümitlerle dolu. Beni sarhoş etme ne olur dediğimiz İstanbul. Seni görüyorum yine. Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan değdiğimiz İstanbul. Rumelihisarı'nda oturup bir türkü tutturduğumuz İstanbul. 

Söze yine sen kazandın İstanbul, ben yenildim diye başlayıp sonunda yine emrindeyim diye bitirdiğimiz İstanbul. Son olarak rahmetli aşık Veysel gibi seversen olayım yarin İstanbul.

TÜRKİYE'YE KEM GÖZLE BAKAN KİM VARSA HEPSİNİN YÜREĞİ TİTREMELİ!

İstanbul Türkiye'dir. Türkiye İstanbul'dur. Bugün İstanbul, Yenikapı bir başka güzel. İnanıyorum ki, yarın da bir başka güzel olacak. Çünkü evetler semaya yükseliyor. 

İnşallah haftaya Pazar sandıkta evetler bir başka güzel. Yenikapı'dan nüfusumuzun yüzde 20'sini sinesinde yaşatan İstanbul'u sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Buradan her biri İstanbul'un parçası olan ülkemizin diğer bölgelerindeki kardeşlerimi muhabbetle selamlıyorum. İstanbul 16 Nisan'a hazır mı? Geldiğimiz noktada artık bize sadece anayasa değişikliğini geçirmek yetmez. 

Çok daha büyük bir sorumlulukla karşı karşıyayız. İstanbul 16 Nisan'da öyle bir evet demeli ki, 99 yıl önce bu mubarek şehri ayaklarıyla kirletenlerden başlayarak Türkiye'ye, Türk Milleti'ne kem gözle bakan kim varsa hepsinin yüreği titremeli.

İSTANBUL PKK'NIN, FETÖ'NÜN, DEAŞ'IN KÖKÜNÜ KURUTMAYA HAZIR MI?

İstanbul 16 Nisan'da evet diyerek, 15 Temmuz'da bu ülkeyi işgal etmeye çalışanların taşeronluğunu yapan FETÖ hainlerinin kökünü kurutmaya hazır mı? 16 Nisan'da evet diyerek PKK terör örgütünün kökünü kazımaya hazır mı? İstanbul 16 Nisan'da evet diyerek DEAŞ denen katliam makinasının, DHKPC denen cinayet şebekesinin kökünü kurutmaya hazır mı? 

16 Nisan'da evet diyerek FETÖ'nün avukatlığına soyunan CHP yönetimine dersini vermeye hazır mı? Bir kısım Avrupa ülkelerine, Avrupa, Avrupa duy sesimizi demeye hazır mı?

İstanbul'a Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda birileri göz süzüyordu. İstanbul ile hep birlikte Elhamdülillah Türkiye olduk. Şimdi kısa sürede öyle bir devrim gerçekleştirdik ki küçümseyenler mahçup oldu. Batı sessiz devrim dedi. Şimdi o sessiz devrim diyenler kudurdular. Ne yaparlarsa yapsınlar biz yolumuza devam ediyoruz.

"SANDIKTA KAYBEDENLER YALANA BAŞVURDU"

Sandıkta kaybedenler yalana başvurdular. Haksız bir şekilde Belediye Başkanlığı görevimden alınıp cezaevine giderken ne dedik; Bu şarkı burada bitmez dedik. Cezaevinden çıkar çıkmaz kolları sıvadık, hizmet için yola revan olduk. 2001 yılında partimizi kurduk, 2002 Kasımında iktidara geldik. 14 yıldırda gece gündüz çalışıyoruz. Bu süreçte her seçimimiz ayrı bir mücadele ile geçti.

BİRÇOK LİDERİN ÖZLEMİ OLAN BİR SİSTEMİ HAYATA GEÇİRİYORUZ

İstanbul 16 Nisan'da EVET diyerek ecdadının emanetine sahip çıkıyor mu? Sadece geçmişine değil bugününe de sahip çıkıyor mu? Çocuklarına geleceğine en güzel mirası bırakmaya hazır mı? İstikrar ve güven ortamının önemini sadece biz mi keşfettik? Bunu önemseyen tüm siyasetçiler bunu ifade etmişler. 16 Nisan'da merhum Özal'dan Demirel'e Türkeş'ten Erbakan'a kadar tüm liderlerin özlemi olan bir sistemi hayata geçiriyoruz. Çok zor şartlar geçirdik. Ne zaman önemli bir projeyi hayata geçirmeye kalksak, birileri ortalığı karıştırmaya çalıştılar. Her seçim bir imtihana dönüştü.

SABREDEN KİMSE ZAFERE ULAŞIR VE ULAŞTIK!

16 Nisan bu sürecin hitama erişinin tarihi olacaktır. Yeni yönetim sistemimiz tarihimizden, kültürümüzden süzülüp gelen bir birikimin ifadesidir. İstanbul evet diyerek ecdadının emanetine sahip çıkıyor mu? Türkiye siyasi ve ekonomik bakımdan çok büyük zorluklara göğüs gererek, çok bedeller ödeyerek bugüne ulaşmıştır. Çok çile çektik.

Ama Rabbim sonunu hayreyledi. Sabreden kimse zafere ulaşır. Ve ulaştık. Önümüzde daha çok yol var. Ne dedik, uzun ince bir yoldayız, gideceğiz gündüz gece. Çok partili hayata geçtiğimiz günden bugüne bu hızımız, bu gayretimiz farklı bir şekilde devam ediyor. Yılmadık, uzanmadık, yola gayretle devam ettik, devam edeceğiz. Ülkemizde 48 hükümet kuruldu.

İSTİKRAR OLSAYDI KİŞİ BAŞINA MİLLİ GELİR 22 BİN DOLAR OLACAKTI

Karşımızdakiler bir şeyi temelsiz bi şekilde savunuyor. Dürüst olun, doğru olun. Ülkeyi batırdınız, bitirdiniz. Devraldığımızda 3 bin 400 dolardı kişi başına milli gelir. Şimdi biz bunu 11 bin dolara ulaştırdık. Nereden nereye? Amerika'ya bakıyoruz kaç hükümet değişmiş. Tarihi boyunca 17 başkanla yönetilmiş. Bizde 48. Onlarda 17. Aynı dönemde Fransa 11 Cumhurbaşkanı, İngiltere 15 hükümet kurmuş. En fazla Almanya hükümet değiştirmiş, o da 24 hükümetle bugüne ulaşmış. 

Bizim 48 hükümet kurmuş olmamız istikrarsız olduğunun ifadesidir demokrasinin gücünün değil. İstikrarlı dönemlerde ortalama yüzde 6 büyüme yakalamışız. Koalisyon, yani istikrarsızlık dönemlerinde yüzde 4'ü bile bulamadık. Türkiye hep güçlü hükümetler tarafından yönetilseydi, istikrar ortamı kalıcı olsaydı bugün bulunduğumzu yerin iki kat ilerisinde olacaktık. Kişi başına milli gelir 22 bin dolar olacaktı.

KILIÇDAROĞLU'NA İADELİ TAAHHÜTLÜ GÖNDERMEMİZ LAZIM

Şehitlerimizin o katillerini affetme yetkimiz yok. Böyle bir şey yapamayız. Rabbimiz ne buyuruyor; Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diriler! Ben şehadete koşan kardeşlerimi öyle görüyorum. 

Ben bu vesileyle tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Burada bir şey anlatacağım çok önemli: O gece 03,30 civarında havalimanına indiğimde beni binlerce vatandaşım karşıladı. Üzerimizde F-16'lar uçuyor. Havalimanını çevreleyen darbecilere aldırmadan benim kardeşlerim sahip çıktı. Aynı gece benden 3 buçuk saat kadar önce CHP Genel Başkanı oraya gelmişti. Kendi ifadesiyle 23,30 civarında havalimanına iniyor. 

Bakıyor ki ortalık karışık. Hemen Bakırköy Belediye Başkanının evine gidiyor. Geçenlerde bir televizyon kanalında izledim. Diyor ki Sayın Cunmhurbaşkanı beni haberdar etseydi bende gelirdim diyor. Yahu biz FaceTime'den çağrımızı yaptık sen neden gelmedin. Demek ki bundan sonra Kılıçdaroğlu'na iadeli taahhütlü göndermemiz lazım. Bu kişi darbe olsa tankların önüne ilk ben çıkarım diyordu.

KONTROLLÜ KOLTUKTA OTURAN HER İŞİ O ŞEKİLDE YÜRÜDÜĞÜNÜ SANIR

Sonra utanmadan 'Bu kontrollü darbedir' diyor. Ey Kılıçdaroğlu bu ifade varya şehitlerimizin ruhunu muazzem edecektir. Kontrollü koltukta oturan her şeyi o şekilde yürüdüğünü sanır. 

Kendisi kasetle geldi ya. 7 seçim kaybetti şimdi 8.'ye hazırlanıyor. Yine gitmez, koltuk kontrollü. Ben CHP'ye gönül vermiş kardeşlerim için üzülüyorum. Kılıçdaroğlu gibi felakete maruz kalmalarına üzülüyorum. Gelin bu adamdan kurtulun. 16 Nisan'da rekor bir EVET çıkması halinde artık bu zatın yerinde oturamayacağına inanıyorum.

BÖYLE GENEL BAŞKANA BÖYLE MİLLETVEKİLİ

Bir gün FETÖ'nün borazanlığını yapan, ertesi gün PKK seviciliğine soyunan, bir sonraki gün başka bir terör örgütünün avukatlığını üstlenen parti, cumhuriyetin partisi olamaz. Cumhuriyetin sahibi cumhurdur, millettir. Bunların her şeyden önce millete ve milli iradeye saygısı yok.

Bu partinin bir milletvekili çıkar evet verenleri İzmir'de denize dökmekten söz eder. Diğeri ondan aşağı kalmamak için hayır çıkarsa düşmanı İzmir'den denize dökmüş kadar sevineceklerini söyler. Güya bu da deneyimli. Deneyimlisi öyle, deneyimsizi böyle.

CHP milletvekillerinin bu halk oylaması kampanyası döneminde sokakta vatandaşı tehdit etmekten, kahvede darbetmeye kadar sergilemedikleri rezalet kalmadı. Böyle genel başkanların böyle milletvekilleri olur.

NE YAPARLARSA YAPSINLAR HEPSİNİ AŞACAĞIZ

Biz, söz de karar da milletindir diye yolumuza devam ediyoruz, devam edeceğiz. Seçim dönemlerinde yurt dışında kampanya yapılması yeni bir durum olmadığı halde bu seçimde bu engellemeyi yaptılar. Ne yaparlarsa yapsınlar biz bunların hepsini aştık, aşıyoruz ve aşacağız. 40 yıldır siyasetin içindeyim. 40 yıldır bu tür çalışmaların yapıldığını biliyorum.

Peki bu defa niye böyle telaşlı bir engelleme çabasıyla karşı karşıya kaldık? Çünkü bu halk oylamasının alelade bir seçim olmadığını, Türkiyenin geleceği için bir dönüm noktası niteliği taşıdığını çok iyi biliyorlar.
 

Son Güncelleme: 08.04.2017 18:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner202

banner199