Her şehirde insanların, ilmine irfanına güven duyduğu sevip saydığı kanaat önderleri vardır..

Bir çok konuda onların fikir ve düşünceleri önem taşır..

Ülkemizi çok yakından ilgilendiren referandumun  önemine binaen şehrimizde yakınan tanınan sevilen ve sayılan Mehmet Alptekin hocamızın bir uyarısı ve görüşünü sizlerle paylaşmak istedim.16 Nisan Pazar günü yapılacak olan refaranduma ilişkin hocamızın görüşleri..

"ALLAH'IN ADIYLA...
Bütün dünya müslümanlarının, özellikle Ortadoğu'da kan ağlayan mazlumların, mağdurların ve Türkiye'den sebep olarak medet bekleyen tüm Dünya mustaz'afalarının ümit kaynağı olan "EVET", ve aynı zamanda Birleşmiş Milletlerin, ABD'nin, İsrail'in ve zalim Suriye rejimine destek veren Rusya'nın, PKK, HADEP, FETÖ ve DAEŞ gibi devletle savaşan gayrı meşru örgütlerin, zafer parolası gibi bekledikleri "HAYIR" referandumuna 4 gün kaldı. 
Niçin "EVET" onu anlatmaya gerek yoktur. Çünkü gören gözler, işiten kulaklar, çalışan akıllar "Niçin"in cevabını her gün yazıyorlar. 
"HAYIR" diyenlere gelince onlar 2 gruba ayrılır. 1. Grup "EVET" demek ülkenin menfaatine, halkın yararına olup olmayacağını hesaba katarak değil, sadece başka hesaplar peşinde oldukları için "HAYIR" demekteler. Çünkü bugüne kadar iktidarın gerçekleştirdiği hiçbir olumlu hizmetlerini hoş karşılamamış, "güzel bir hizmet oldu sizi tebrik ederim" dememişlerdir. Onlara göre, şap da bir şeker de bir... Çünkü kan grupları tutmuyor, onun için onların "HAYIR" demelerini çok normal görüyorum. Ne zaman iktidar için "EVET" dediler ki yarın da "EVET" desinler... Atalarımız şöyle demişler " Yiğidi öldür, hakkını inkar etme", bunlar yiğidi öldürdükleri gibi hakkını da inkar ediyorlar... Büyük musibet: İnna lillahi ve inna ileyhi raciun... 
2. Gruba gelince; maaşları artırılmadığı, kadroya geçmedikleri veya bir nedenle görevden alındığı vs. bir takım şahsi menfaatlarından dolayı Pkk, Hadep, Fetö gibi devletle savaş halinde olan gayrı meşru örgütlerin safında yer alarak "HAYIR" diyenlerdir. Bu gibi şahsi bir takım kayıplardan ötürü Türkiye'nin ve hatta tüm dünya müslüman ve mustaz'aflarının Allah'tan sonra sebep olarak ümit kaynağı olan bu iktidardan yana değil de iktidara karşı olan adı geçen terör örgütlerinin ve hatta Türkiye'nin maddi ve manevi kalkınmasını istemeyen; İsrail, Avrupa ve Amerika gibi zalimlerin safında yer almak, bilir bilmez onlardan yana tavır koyarak "HAYIR" diyecek olanların, iyiden iyiye düşünmeleri gerekiyor. Mukaddesat tanımayan veya küçük hesaplar peşinde olan insanların yanında yer alarak "HAYIR" oylarıyla iktidarı, dolayısıyla onlar için duacı olan bir ümmeti Muhammed'in hedefe ulaşmasını engellemek millet ve ülkesinin maddi ve manevi menfaatini düşünen, ileri görüşlü insanların işi değildir. Dolayısıyla, yanlış kampta yerini alan kardeşlerim! gelin küçük düşünmeyin, büyük resmi görün, başınıza konacak olan devlet kuşunu kaçırmayın... Sizin de bildiğiniz gibi, malın tamamının kurtarılması pahasına bir kısmı feda edilebilir, bu asla kıskanılmamalıdır.
Bir düşünün, 15 Temmuz'da ülkenin kurtarılması için 249 insanımız canını feda etti. Binlerce insanımız sakat kaldı. Ama hiç kimse insanları sokağa çağırdığı için Cumhurbaşkanı'na düşman olmadı. Bizim çocuklarımızın ölümüne veya sakat kalmasına sebep olduğu için beddua etmediler. Tam tersine herkes kendisine dua etti, uzun ömürler diledi, ülkemiz, milletimiz sağolsun, elbette bu uğurda canımızı, malımızı feda etmeye her zaman hazırız, Cumhurbaşkanımız sağ olsun dediler. Ülkemizin başına kopacak olan bu küçük kıyametten dolayı elbette hepimiz korktuk, etkilendik. Bizden daha fazla hükumetimiz, idarecilerimiz büyük bir sarsıntı geçirdiler. Çünkü onlar 80 milyon insandan, hatta dünya tüm mustaz'aflarından kendilerini sorumlu hissediyorlardı. Şükürler olsun, Allah'ın yardımı ulaştı, görmediğimiz ordularla onları püskürttü Attığın zaman sen atmadın, lakin Allah onu attı " ilahi ferman ogün de gerçekleşmişti. Eğer bizzat Allah'ın müdahelesi olmasaydı havadan bombardımanlarla, aşağıda tank ve silahlarla saldıran gözü dönmüş asker kılıklı haydutlar, yüksek rütbeli teröristler tanklarıyla birlikte çil yavrusu gibi din ve ülke sevdalılarının önlerinden kaçmazlardı. Evet bizzat Allah'ın müdahalesi olmasaydı kim bu darbecilerin önünde durabilirdi. Allah'a hamdolsun devlet-millet el ele hainleri bastırdı.
Ancak devlet darbeci hainleri cezalandırırken bu arada 40 yıldan beridir dini, ibadeti için kandırılan, hiçbir zaman darbecileri kabullenmeyen ve onları sürekli tel'in eden nice mazlumları da yargılama yoluna gitmiş ve hapishanelere atmıştır. Dolayısıyla bu mahpusların çocukları, aileleri perişan bir hayata sevkedilmiş, bir ekmeğe muhtaç edilmişlerdir. İbadet kesimi denilen halk kesimi Allah ve din ile kandırıldığı bilinen bir gerçektir. Kimisi faizsiz banka diyerek tasarruflarını onların bankasına yatırdıkları gibi bankayı yaşatmak ve ayakta tutmak için de para yatıranlar olmuştur. Devletin bunları birbirinden ayırt etmesi gerekir. Uzun müddet o toplumda kitap okumak, ilim edinmek, çocuklarının manen yetiştirilmesi adına onların okullarına gönderen kişileri darbeci zihniyetten ve onlardan yana olanlardan ayırt etmek lazım. Dolayısıyla acilen baba devletin bu nevi mazlum ve masum kişilerin yaralarını sarması gerekir. Zira bir hadisi şerifte "mazlumun duasıyla Allah arasında perde yoktur" diye belirtmektedir Allah'ın Rasulü. 
Buna da değindikten sonra, mağdur olanlara ve yakınlarına acizane tavsiyem şudur: PKK, HADEP, FETÖ daha başka düşmanlarımızın safında yer alarak "HAYIR" değil, devletine, hükumetine ve milletine bağlı olarak aynı zamanda dünya mustaz'aflarının ve islam ümmetinin "ÜMMET" bilinciyle teşvik ettikleri "EVET" mührünü basarak kampımızı belirtmemiz gerekiyor. Sakın ola ki kan grupları sizi tutmayan insanlarla beraber olmayasınız. "HAYIR" oyu galip gelirse vicdanen rahatsız ve muazzeb olursunuz. Bizim gibi ve bize yakın olanlarla beraber olmak durumundayız.
16 Nisan referandumu bu milletin lehinde ve aleyhindeki kaderin bir miladı olacağını asla unutulmamalıdır. Küçük hesaplar peşinde değil, büyük hesaplar peşinden koşalım. Küçük düşünmeyelim, büyük düşünelim. Şahsi bir menfaatimiz için koca bir millet, devasa bir ümmet feda edilemez... 

Selam ve Dua İle...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner175

banner176