Soyut ve somut kavramlarını duyuyoruz. Somut elle tutulan gözle görülen maddeleri tanımlayabilir. Ölçülebilir ve sayıya dönüşebilir. Kilogram, metre ve katları ile tarif edilebilir. Soyutlama bunun tersi olarak tarif ediliyor. Elle tutulamayan, gözle görülemeyen ama varlığı kesin kabul edilen kavramlar, kelimelerdir.  Su ve toprak gibi maddeler somut varlıklardır. Sevgi ve nefret gibi duygular soyut kelimelerdir. Soyutlama yeteneği yenidoğan bir bebekte yoktur. Yaşla beraber çocuk önce somut dünyayı öğrenir. Sonra soyutlama yeteneği gelişir. Aslında kısaca akıl baliğ olunca soyutlama yeteneği gelişir diyebiliriz. Eskiden bu 12-14 yaş civarıydı. Ama şimdi çocuklar meseleleri daha çabuk öğreniyorlar. Çok konuşan 4-5 yaşındaki bir çocuğa oğlum kafamı şişirdin dediğimizde kafamıza balon gibi üfleyerek kafamızı balona benzetebilir. Ama 8-9 yaşına gelince artık bunun mecazi olduğunu anlar. İşte bu soyutlama yeteneğinin geliştiğinin göstergesidir.

Soyutlama yeteneği iki somut nesne arasındaki benzerlik ve farklılıkları anlayabilme yeteneğidir. Elma ile armudun benzerliği ikisinin meyve olması, şekillerinin ve renklerinin bazen benzemesidir. Ama armut daha büyük daha sarı olabilir. Dediğimizde aralarındaki farklılık ve benzerlikleri sayarak soyutlama yapmış bulunuyoruz. Çocuklar babalarıyla kavga ettiklerinde babaları güneşte yenilince gerçekten onu yendim diyerek sevinebilir. Ama büyüdükçe artık babanın numara yaptığını anlar ve aldığı keyif azalabilir. Bu da soyutlama yeteneğidir.

Soyutlama yeteneği önemli bir zekâ göstergesidir. Atasözleri ve deyimlerin anlamlarını bilme, fikir geliştirebilme, hipotez öne sürme hep bu soyut düşüncenin ürünüdür. Soyut düşünce sayesinde kişi yaptığı davranışın ortama ve zamana uygun olup olmadığını anlayabilir. Soyut düşüncesi gelişmiş bir çocuk suç işlerse ceza ehliyetinin bulunduğu söylenebilir.

Soyutlama yeteneği zekâ geriliği, şizofreni ve bunama gibi ağır durumlarda hastalığın şiddetine göre bozulabilir. Bu kişilere damlaya damlaya göl olur ne demek diye sorduğumuzda çeşme açıksa su akar birikir gibi bir cevap verebilir.  Damlanın paraya karşılık geldiğini; göl deyince biriken paranın bir yekun teşkil ettiğini anlamayabilir. Yine ağaç yaşken eğilir ne demek diye sorduğumuzda ağacı eğersin eğilir diye bir cevap verebilir. Burada insan eğitiminde çocukluğun öneminin vurgulandığını anlamayabilir. Soyutlama yeteneği bozuk insanların okula devam etmesi okuma yazma iyi derecede öğrenmesi zor olabilir. İş sahibi olmaları, para kazanmaları ve parayı idare etmeleri zor olabilir. Bu tür kişilere bazen velayet atanması gerekebilir. Yani işlerini takip edecek bir yakını onun yerine yapar. Bunlar askerlik yapamayabilir, oy kullanamayabilir. Aynı zamanda bu insanların davranışları da yaşından beklenen olgunlukta değildir. Kendine bakma, ihtiyaçlarını karşılama, sorumluluk alma gibi yetenekleri de yeterince gelişmemiş olabilir. Bu insanlar ayrıca kendilerini koruyamayabilir, kolay kandırılabilir ve suiistimal edilebilir. Bu insanlara karşı işlenen suçlar daha ağır cezalar alırlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner156

banner155