ALLAHU EKBER!
LA İLAHE İLLALLAH!
KAROLSUN ZALİMLER!
YAŞASIN MAZLUMLAR!

1- Srebrenitsa...
Barbar, faşist, tağuti aklın tarih boyunca sahnelediği katliam, soykırım, tecavüz sayfalarından biri... Çok uzak değil... 23 yıl önce 11 Temmuz 1995 günü NATO şemsiyesi altında Hollandalı askerlerin himayesindeki Srebrenitsa, Sırplara teslim edilir. Sırplar büyük bir katliama girişirler. Marş Mira(Ölüm Yürüyüşü) soykırımdan kurtulmak isteyenlerin üç gün boyunca yürüdükleri 110 kilometrelik hatta yapılan anma yürüyüşüdür.

2- Marş Mira yıllardır gerçekleştiriliyor.
Bu yürüyüşe soykırımın mağdurları, yakınları, Türkiye ve İran gibi ülkelerden katılımcılar, diğer ülkelerden insani duyarlılığı olan insanlar, Bosna savaşı askerleri ve halk katılıyor.
Üç gün süren yürüyüş, katılımcıların çoğunluğu kamp yaparak yürüyüşün son günü Potiçeri’de soykırımdaki katledilenlerden cenazeleri bulunanların defnedildiği cenaze töreni ile tamamlanıyor.

3- Biz bugün Marş Mira’nın ilk gün yürüyüşüne katıldık.
Bosnalıların kurtuluş yürüyüşünün ayak izlerini takip etmeye çalıştık.
Yolda hayatını kaybedenlerin yerlerine tanıklık ettik.
Yol boyunca Bosnalıların evlerine misafir olduk.
Köylülerin bazı yerlerde organize olarak katılımcılara ikram yarışına girmeleri ve acılarına ortak olmanın verdiği şükran hali her hallerinden okunuyordu.

4- Marş Mira’da yürürken; dünya üzerindeki tüm mazlumların korku ve endişe dolu adımlarını hissediyorsun. Zulümler katlanarak artıyor. Zalimler zulümde sınır tanımıyor.

Marş Mira’da yürürken; mazlumların uğradıkları zulümdeki kendine düşen payı düşünüyorsun. Düşündükçe zulümdeki payın artıyor ve bunun karşısında şaşakalıyorsun.

Marş Mira’da yürürken; bugün ve yarın bu ve buna benzer zulümlerin son bulması için yapılması gerekenleri düşünüyorsun.

Marş Mira’da yürürken; bu zulümler onurumuzu zedelememeli, bunun psikolojimizi bozmasına izin vermemeliyiz.

Marş Mira’da yürürken; müslümanların o dönemki kardeşlik sorumluluğu gereği verdikleri destekler, zulümü geriletmişti. Onca zayıflığı rağmen o günün şartlarında bunlar yapıldı.
Daha iyi ve kurumsal müdahale imkanları gözden geçirilmelidir.

4- Mostar: Barış köprüsünü yıkmak veya Barış için köprüler inşa kurmak
Mostar, Avrupa’nın en önemli sembollerinden biri...
Müslümanların, Batı ile ilişkilerini resmediyor. Osmanlı Avrupa ile ilişki kurmak istiyor.
Bu ilişki için köprü kurdu. Bu köprünün altında nice sular geçti.
Bu köprü üzerinden kültürler, dinler, ideolojiler birbiri ile iletişime ve etkileşime geçti.
Artık aradaki köprüleri atmak isteyenler ilk iş olarak bu köprüyü hedef aldı.
Yıkıldı, yakıldı ve bombalandı.
İnsanlıktan, barıştan nasibi olmayanlar tarafından.
Büyük barış köprüsü Mostar’ın bombalanma anını her izlendiğimde insana büyük bir hüzün ve umutsuzluk veriyor.
Bu köprü bugün yeniden ayakta... Zalimlere inat! Barışı kurmak için insanları bekliyor. Mostar zamanı... Barış zamanı...

5- Osmanlı Müslüman mirası öncelikle kendisini eserler üzerinden ifade ediyor.
Onca yıkım ve ihmale rağmen halen ayakta duran eserler bile bu büyük birikimi ortaya koyuyor. Yalnız İslam- Osmanlı mirası, Müze geleneğine sıkışıp kalma tehlikesi geçiriyor.
Bu mirası geçmişe hasredip yeni bir gelecek vaat ediliyor.
Vaat edilen gelecek; İslamsız bir gelecek... Dünyadaki Müslümanların krizini burada daha keskin ve acı şekilde hissetmek mümkün... Buradaki kimlik kaybının telafisi çok zor olacaktır. Yeni bir miras inşa etmek mümkün ama nasıl?

6- Avrupa’nın demokratik! zulmü devam ediyor.
Avrupa, putlarını ihtiyaç duyduğunda veya çıkarına göre yiyen Mekkeli müşrikler gibi...
Büyük aydınlanma iddiası Müslümanlar nezdinde tehcire, zulme, katliama, yok saymaya, yok etmeye, varlığını ve etkisini kabul etmemeye, silmeye dönüşüyor.
Bugün her şeye ama her şeye rağmen var olan Müslümanlar daha sinsi ve şeytani politikalarla etkisizleştirilmeye çalışılıyor.
Bu defaki müdahaleler kağıt üzerinde, resmi, hukuki, normal görünümlü bir şekilde sürdürülmeye çalışılmaktadır.
Bu çok tehlikeli yeni süreci iyi okumak ve buna uygun yeni süreçler geliştirmek zorunluluğu vardır.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.