Bugün 11 Temmuz 1995...
Kafirler ve zalimler ile dostları bizleri bugün katlettiler.
Çoktular...
Çokluklarıyla bizi azaltmaya çalışıyorlardı.
Ölüm sessizliği tüm dünyayı sarmıştı.
Sesimizi kimse duymuyordu.
Çığlıklarımıza kimse cevap vermiyordu.
Zalim ve kafirlerin işlerini tamamlamalarını bekliyorlardı.
Döktükleri kanımız onların zafer sarhoşluğuna döndürüyordu.
Canımızı aldıkları bedenlerimizi tıpkı ataları Kabil gibi bir an önce nasıl gömeceklerinin telaşına girdiler.
Gömdüler...
Çünkü bizi gördükçe çıldırıyorlardı.
Ölülerimiz bile onları korkutuyordu.
Gömdüler...
Saklamaya çalıştılar günahlarını...
Unutturmak istediler cinayetlerini...
Herşey apaçıktı!
Canlı yayında tek tek öldürülüyorduk.
Sağ kalabilenlerimiz uzun bir yola çıktılar.
Kime duyuracaklardı ki sesimizi...
Bize yardım etmekten aciz kalmış dostlarımıza mı?
Katlimize ferman buyurmuş azılı kafir ve zalim Batılılara mı?
Objektifini hiçbir zaman bizden yana çevirmemiş objektiflere mi?
Silahlarımızı elimizden alıp bizi katillerle başbaşa bırakanlara mı?
Öldük!
Öldürüldük!
Tek tek...
Çok çok...
Dökülen yapraklar gibi düştük toprağa...
Ey insanlar!
Ey yasımızı tutmaya gelenler!
O gün...
Geriye kalanlarımızın namuslarına el uzattılar!
Evlerimizi yaktılar!
Hamile kadınlarımızı kurşunladılar!
Burası Srebrenitsa!
Hoş geldiniz!
Toplayabildiğiniz kemiklerimizi mi gömmeye geldiniz?
Bizi unutmak için hatırlamaya mı geldiniz?
Katiller ve işbirlikçilerini bağışlamaya mı geldiniz?
Hoş geldiniz!
Bu topraklar Srebrenitsa gibi onlarca katliama sahne oldu.
Kurşunlar bedenlerimizi delik deşik ederken ölü halimizin onların en büyük tehdidi olacağını bilmiyorlardı.
Katliam sahnesi canlı yayımlamıyordu.
Bu sahnenin sessiz figüranları idik.
Beyaz mezar taşlarımız karanlık, kapkaranlık ruhların en büyük tehdidi olacak.
Bizi unutturamayacaklar.
Zalimleri kimse hatırlamak istemeyecek!
Bugün 11 Temmuz 2018
Canlarını kurtarmak için yola çıkanların ayak izlerini takip ederek buraya geldiniz.
Marş Mira yani Ölüm Yürüyüşü ile bizim acılarımıza tanıklık ediyorsunuz.
Artık insanları ikiye ayırabilirsiniz:
- Marş Mira’da yürüyenler
- Marş Mira’da yürümeyenler.
İmanını yenilemek ve bu çağı anlamak isteyen Marş Mira’da yürümelidir.
Kaybolan ve kemiklerine yeni ulaşılan 35 arkadaşımız bugün aramıza katılacaklar.
Aramızda olmayanlarla ruhlar aleminde beraberiz.
Şimdi biz yaşayan ölüler, siz ölü yaşayanları seyrediyoruz.
Soykırım yaparak soyumuzu, ruhumuzu, medeniyetimizi kurutmaya çalıştılar.
Soykırım yaparak bizi bu topraklardan kökümüzü keseceklerini zannettiler.
Aliya ne diyordu;
“Bizi toprağa gömdüler, fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.”
Bedenimizi katlettiler ama ruhumuza hükmedemezler.
Dünyada geçmişte de bu katliamlar çokça yaşandı, yaşanacak.
Asl olan bu zulümlerin unutturulmamasıdır.
Unutulan soykırım, yeni soykırımların habercisidir.
Büyük Bilgemizin sözünde belirttiği gibi;
"Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır."
Soykırımı yapanların aşağılanması, dışlanması, yalıtılması gerekir ki bir daha bunu yapacak cesarete sahip olmasınlar.

ALLAHU EKBER!
LA İLAHE İLLALLAH!
İNNALİLLAH VE İNNA İLEYHİ RACİUN!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.