Dünyada şehirler toplama kamplarına dönüştü;
Okullar... Üniversiteler... Fabrikalar... AVMler... Oteller... Evler... Şehirler... Ülkeler...

Her şey; bir komutla başlıyor. Herkes görevini yapıyor. Kimse yapılana itiraz etmiyor. İtiraz edenler, anında terbiye ediliyor.

***

Bilim ve teknoloji; basit bir eşya değildir. Her eşya- alet- teknolojinin bir ahlakı- felsefesi- arka planı ve pratiği vardır.

Batı; üretirken bunları yaşıyor, sonra üretiyor.

Müslümanlar ise; önce kullanıyor, sonra yaşıyor.

***

Her devletin bir dini vardır. Devletin dini, halkın dini olmalıdır.

Devlet ayrı, halk ayrı bir dine göre yaşamamalıdır.

Devlet halka bir dine inanması için zorlamamalıdır. Halk inandığı dinin devlet dini olarak kabul görüp yaşaması için mücadele etmelidir.

***

Cephede savaşı kazanıp, masada kaybetmek var.

Nice cephede kazanılıp, masada kaybedilen savaşlar vardır.

İlm-i siyaset, sadece silaha bağlı düşünürse, masada kaybetmeye devam edecektir.

***

Batı Medeniyeti'ne karşı 4 tavır:

1- Teknolojisini alalım, ahlakını ve düşüncesini almayalım.

2- Hem teknolojisini hem de ahlak ve düşüncesini alalım.

3- Ne teknolojisini ne de ahlak ve düşüncesini almayalım.

4- Hem teknolojisi hem de ahlak ve düşüncesi içinde bize uygun ve doğru olanları alalım.

***

Modern dünyanın en azılı ve en masum suçluları- katilleri- yalancıları; Gazeteciler- Aydınlar- Entellektüeller...

Yazıları ve sözleriyle; cinayet işletirler, fitne çıkarırlar, hedef gösterirler, kitleleri dolduruşa getirirler, kumpasları uygulatırlar.

Sonra da, bizim elimizde silah yok, masumuz diyerek suçu üstlenmezler, inkâr ederler.

Herkes sorumluluğunu bilsin, yaptıklarının- yaptırdıklarının hesabı versin.

***

Akıl ile İman... Akıl ile Allah... Akıl ile Kalp... Akıl ile Alem... Akıl ile Vahiy... Akıl ile Hakikat... Akıl ile Sanat... Akıl ile Toplum... Akıl ile Şuur... Akıl ile Benlik... Akıl ile Nakil... Akıl ile Özgürlük... Akıl ile Bilgi...

Akıl ile ? ...

arasındaki ilişki dengeli bir şekilde kurulmadığı müddetçe kaos devam edecektir.

Akledenler, akleden kalpler, akledip bunu hikmetle paylaşanlar kurtulacaklardır.

Müslümanların en büyük sorunu; akletmedir.

Akleden müslümanlar, insanlık için umuttur.

Akletmeyen müslümanlar ise insanlık için tehdittir.

Allah'ın Aklı ile hareket etmeyen İnsan Aklı, kaosun ve zulmün sebebidir.

Aklını, Hakikat'e değil; nefsine, çıkarlarına, korkularına, eşyaya, makama, batıl liderlere, batıl şeyhlere, cehalete, batıl müziğe, batıl sinemaya, veren kişi- hareket ve devletler insanlığın en büyük tehditleridir.

***

Endüstrileşme alanları çoğalıyor...

Sağlık Endüstrisi... Hayvancılık Endüstrisi... Tohumlama Endüstrisi... Meyve- Sebze Endüstrisi... Din Endüstrisi... Eğitim Endüstrisi... Kitap Endüstrisi... Sinema Endüstrisi... Müzik Endüstrisi... İlaç Endüstrisi...

Endüstrileşme; Kapitalist ahlak üzerinden inşa ediliyor. Kapitalist ahlak; yıkım- kaos- zulüm getiriyor.

***

Futbol; insanların çocukluklarından itibaren bir aidiyet- taraftarlık nesnesi olarak hayatta yer alıyor. Bu aidiyet- taraftarlık üzerinden ötekileşme, farklı olana tahammülsüzlük, kendinden olmayanı yok etme güdüsü gelişiyor. Ülkede kardeşliği en çok zedeleyen unsurların başında geliyor. Futbol Faşizmi; insan ruhunu bozan-ayrıştıran-katmanlaştıran ilk süreci oluyor. Aileler çocuklarını ilk olarak taraftarlık üzerinden kimlik biçimlendirmeye çalışıyorlar.

Futbola hiçbir zaman hak etmediği değer ve anlam yükleniliyor.

Hakikate hiç bir payı düşmeyen bu oyuna bu denli anlam yüklenmesi ve değer verilmesi hayatımızda bir çok şeyi örtüyor ve görmemizi engelliyor.

Ulusal ve uluslararası milyonlarca insan zihinsel, akli, kalbi gündemlerini bu maça endekslemişler.

Diğer maça kadar tekrar bu maç üzerine milyonlarca akli ve kalbi melekelerle yoğunlaşacaklar. Konuşacaklar, okuyacaklar, tartışacaklar, teoriler ileri sürecekler...

Ve sonuç... Hiç...

Evet sadece Hiç...

***

Müzik; günümüzde, Kapitalizmin "göz"(mülk- şehvet- sinema) ile yıktığı benlikleri onarmak ve inşa etmek isteyenleri, "kulak"(müzik) ile uyuşturma sanatıdır.

Müzik; hem büyük bir imkan, hem de büyük bir tehdittir.

Büyük bir imkandır...

Çünkü; varlık aleminde her şeyin bir sesi var. Her ses, içinde bir tınıyı barındırıyor.

İnsan var oluşunu; tanımlarken, iletirken, ruhunun terennümlerini ifadelendirirken müzikten yararlanır. Müzik; ruhun, mücadelenin, davanın, acıların, zaferlerin ifadesidir.

Müzik; büyük bir tehdittir. İnsanı kendisine yabancılaştıran, acılarının altında ezdiren,

anlamı ararken anlama düşman kılan, ruhun yücelişine değil nefsin azdırılmasına vesile olan bir tehdittir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner187

banner186