Tüm dünya ile birlikte ülkemizde de travma ve ilişkili bozukluklar hızla artıyor. Ülkemiz gerek deprem kuşağında yer alması, gerek bölgesindeki savaş ve göçler, gerekse tırmanışta olan terör, şiddet, tecavüz ( kadına, çocuklara vb.) olaylarıyla birlikte düşünüldüğünde özellikle ana belirtisi kaygı ve korku olan Travma Sonrası Stres Bozukluğu açısından riskli bir coğrafya üzerindedir.
Travma hayatımızın normal akışını bozan, şok edici, sarsıcı, yoğun stres ve kaygıya yol açan, yaşamımızı sekteye uğratan olaylardır.Travmatik durumlarda aşırı uyarılma, ani tepkiler verme, olayı hatırlatan durumlardan kaçınma, olayları tekrar tekrar yaşantılama, kabuslar görme, donakalma, tepki verememe, uyuşukluk hali, kontrolü kaybetme hissi, terleme, titreme, olayın belli kısımlarını hatırlayamama gibi belirtiler görülebilir. Travma güvende olma duygusunu zedeler. Ancak herkesin travmadan etkilenme derecesi ve verdiği tepkiler farklıdır. Bizi çok etkileyen bir olaydan bir başkası hiç etkilenmeyebilir.
Her üç kişiden biri, hayatlarının belli bir evresinde, travmatik bir olaya maruz kalır. Travma Sonrası Stres Bozukluğu olaya maruz kalanların % 10-15’ini etkilemektedir. Bununla birlikte çoğu kişi Travma Sonrası Stres Bozukluğu TSSB yaşasa bile, bu konuda bir yardım almamıştır. Oysaki son derece etkin tedaviler ile rahatlamak mümkündür.
Tedavide İlaç tedavileri ve psikoterapi seçenekleri söz konusudur. Farklı tedavi seçenekleri olmakla birlikte travma denince akla ilk gelen en etkin tedavi EMDR dir. EMDR ( Eye movement desensitization and reprocesing) Göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden yapılandırma tedavisidir. Ehil kişilerce uygulandığında son derce etkili ve yüz güldürücüdür. En güzel tarafı hasta hiç fark etmeden, kendi kendine, beyninin her iki lobunun aynı anda uyarılması prensibi ile iyileşir. Terapist bir rehber, yol gösterici ve refakatçidir.
EMDR ( Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)  savaş stresi, taciz, doğal afetler veya çocukluk döneminde yaşanan üzücü olaylar gibi rahatsız edici yaşam deneyimlerinin neden olduğu duygusal sorunların tedavisinde kullanılan psikolojik bir yöntemdir. 
EMDR, psikodinamik, bilişsel, davranışsal ve danışan merkezli yaklaşımlar gibi çok iyi bilinen farklı yaklaşımların öğelerini bir araya getiren bir yöntemdir (Shapiro, 2001).
Travmalarda psikolojik problemlerin kaynağı travmatik yaşantı ve buna bağlı olarak oluşan “anı ağlarına” bağlıdır. Anı ağları, klinik semptomların ve ruh sağlığının temelidir. EMDR işlenmemiş anıları psikopatolojinin birinci temeli olarak görür. Bilgi işleme sistemindeki aksama rahatsızlık veren anıların olduğu gibi saklanmasına neden olur. Bu anılar bilgi işleme sistemi tarafından olay anında işlenemediği, aksaklığa uğradığı için, olay anında algılandıkları haliyle saklanır. İşlenmemiş halde saklanan bu anılar artık disfonksiyonel ( işe yaramayan, uyumu bozan)  anılardır. 
Travmatik anılar normal anılardan farklı olarak istemediğimiz anlarda ve istemediğimiz yoğunlukta ve istemediğimiz duygular ile birlikte gelerek hayatı kabusa çevirirler. Beynimiz travmatik anıyı normal anıya çevirmek için tekrar tekrar uğraşır. Buda yeniden yaşantılama dediğimiz olayı tekrar tekrar ortaya çıkartır. Bu noktada bir uzmanın yardımı şarttır.

 Bu anıların tekrar işlenerek anı havuzuna kaydedilmesi gereklidir. Yani buradan hareketle patolojinin, uygun olmayan bir şekilde yerleşmiş algılamalardan ortaya çıktığını var sayarak, bilgi işleme modeline dayanan, sekiz aşamalı bir yaklaşım içerir. 
EMDR terapisinde beynin sağ ve sol taraflarını aynı anda çalıştırmayı amaçlayan bazı uygulamalar yapılır. EMDR uygulaması, terapistin, danışanın kendine ait iyileşme mekanizmasını harekete geçirmesine izin vermektedir. EMDR travmatik anıya erişilmesini ve böylece bilgi işlemenin iyileşmesini ve travmatik anı ile daha uygun olan anıların veya bilgilerin arasında ilişki kurulmasını sağlamaktadır. 
Sağlıklı mutlu günler dileğiyle.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.