Aynı karından doğanlara kardeş denildiği gibi aynı yolda gidenlere dava kardeşi, yoldaş, ülküdaş gibi adlandırmalar yapılıyor. Aslında bu aynı takımı tutan taraftarlar gibi düşünülebilir. Malatya spor galip geldiğinde Malatya’yı tutanlar sevinir yenildiğinde üzülür. Yani duyguları da birbirleriyle beraberdir. Buna da duygudaş denir. Tersi tuttuğu takım için bu duyguları beslemeyenlerin taraftar olup olmadıkları sorgulanabilir. Dolayısıyla taraftarın duygusu bir, düşüncesi bir ve davranışı birdir. Bu da benzer psikolojik ve kişilik yapıları olduğu anlamına gelir. Uyuşmadığı noktalar olunca yavaş yavaş kopmaya başlar ve ayrılabilir. Kendine yeni bir takım bulur. Ben takım dedim ama bu fikir aynı zaman da yol, dava, parti ve metot için de geçerli olabilir.

Birbirine benzer kişiler-aynı kafa yapısında olan insanlar aynı takımı tutar, aynı gazeteyi okur, aynı mekanlara takılır hatta aynı yerlerde yaşarlar. Zamanla yeniden dengeler kurulur. Sonra belki yeniden bozulur. İnsanların fikirleri de değişebileceği için bu tür hareketlerin sürekli değişmesi de anlaşılabilir. Bir ülke düşünün insanlar çoğunlukla halinden memnun. Sonra bir seçim oluyor. Seçim sonucuna göre ülkede hareketlenme başlıyor. Mesela Amerika’da Trupm’ın kazanması ile beraber Kanada’ya bir kayma olduğunu okumuştum. İngilterede Brexit (Avrupa birliğinden çıkalım)  kararıyla yine bazı ticari şirketler merkezlerini İngiltere’den taşıdıkları yönünde haberler çıktı. Bu seçimler ile ülkedeki fikirler daha belli oluyor. Ve bu şekilde düşünmeyenlerin bazıları kendileri gibi olduklarını düşündükleri yerlere taşındılar. Yeni bir denge kuruldu.

Aynı davayı paylaşanların muvaffak olabilmesi için aynı kültüre sahip olmaları gerekir. Bu aynı yaşam tarzı anlamına gelir. Giyimleri, kullandıkları dil, hatta tükettikleri-yediklerinin dahi benzer olması anlamına gelir. Bu aynı zamanda kişilik terbiyesidir. Eğer bu yol meşru ise meşguliyetler de meşru; gayri meşru ise meşguliyetler de gayri meşru olur. Zaten fikir ayrılıklarının, münakaşalarının olduğu bir ortamda verimli olmak da mümkün değildir. Böyle bir topyekûn birlik ve beraberlik güçlü bir hava meydana getirir ve çekim alanı-cazibe merkezi olur. Sonra zamanla çekemeyenler artar. Araya samimi olmayanlar da girer. Dava zarar görmeye başlar. Bahar kışa kaymaya başlar. Sert rüzgârlar eser. Çeşitli oyunlar döner. Merkez dağılır. Geriye sadece sarsılmayanlar-düşmeyen ve kaçmayanlar kalır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.