İslam dünyasında gün be gün geçmesin ki yeni bir işgal, acı, katliam ve soykırım haberleriyle uyanmış olmayalım. İsimlerini saymakla bitiremeyeceğimiz bölge ve beldelerde adım adım yıkılmış hayatlar, söndürülmüş ocaklar, katliamlar ve soykırımlar adeta alışılagelmiş bir hal almıştır.

Ümmetin başsız oluşu, kendi iç karışıklıklarına yenik düşmüş hali, paramparça olmuş fikir birliğimiz, birçok yerde yapılan zulümlere yönelmeye perde olmuştur.

Daha Filistin, Suriye, Irak, Yemen, Doğu Türkistan, Çeçenistan, Afganistan, Mazlum Afrika ve daha birçok İslam beldesinde müslüman kanı akmaya devam ediyorken, bugün ümmetin unutulmuş ve terkedilmiş evladı Arakan'da, oluk oluk akan kanların donmuşluğuyla tekrar tekrar sarsılıyoruz.

Kirletilmiş namuslar, yakılmış-yıkılmış ocaklar, terkedilen yurtlar, çiğnenmiş hürmetler, kapıları kapanmış sınırlar ile adeta Arakanlı kardeşlerimiz dünyanın gözleri önünde ölüme terkedilmiş durumdadır.

Sırf "Rabbimiz Allah'tır" demekten başka suçları olmayan bu bir avuç müslümanın, dünyanın gözleri önünde ateş hendeklerine atılışını seyretmek Ashab-ı Uhdud'un çağdaş olanı değil midir?

Daha iki gün önce Avrupa Rohingya Konseyi, Arakan'da 3 günde 3 bin müslümanın katledildiğini duyurdu. Bunun gündem olması için daha ne kadar kişinin katledilmesi gerekmektedir. Sözkonusu dökülen müslüman kanıysa susmuşlara ve körlere oynayan Birleşmiş Milletler, şayet ölenler hayvan olsaydı ayağa kalkmış, gemiler yardım etmek için sıra sıra yola koyulmuş olurlardı. Ama ne yazık ki ölenler hayvan değil, müslüman!

Müslümanları hayvan yerine bile koymayan bir zihniyetten, Arakan'a yardım ve müdahale çağrılarında bulunmak acizliğimizin ve zayıflığımızın bir portresi değil midir?

Bugün Arakan, ekonomik caziplikler içinde olsaydı onlarca özgürlük ve demokrasi havarisi devletler, hemen Arakan'ın başına üşüşmüş olacaktı. Oysa petrol, doğalgaz ve değerli madenlerin olmadığı Arakan'a neden yardım yapılsın ki?

İnsanlık değerlerinin yok olduğu bir dünya düzeninde kanla beslenenler, elbette içtikleri kanlarda birgün boğulacaklardır. Çünkü tarih bize, zulümle yükselen medeniyetlerin nasıl bir devrilişle devrildiklerini gösteren ibretlik öğretilerle doludur.

Arakan'daki soykırıma bütün dünya sussa da, bizim susmamamız gerekiyor. Çünkü onlar bizim kardeşlerimiz. Hiçbir siyasi denge ve politik hedef, mazlumların akan kanlarının gündem dışında tutulmasına sebep olamaz. Zulme ve haksızlığa karşı susan dilsiz şeytanlardan olmaktansa, dilimizin kopması daha hayırlıdır.

Ve diyoruz ki;

"Zalimler İçin Yaşasın Cehennem"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner177

banner178